NAZLI ILICAK

Deniz Feneri ve hukuk devleti

Deniz Feneri savcılarının yargılanmasının önü açıldı. Baştan beri, HSYK'nın bu 3 savcıya (Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdulvahap Yaren) yönelik davranışını eleştiriyorum. Çünkü hem iktidara, hem de kendilerinin bağımsız kimliğine zarar veriyorlar. Bu kadar önemli ve üstelik siyasi ağırlığı olan bir davaya çomak sokmak neyin nesi! Ama çok şükür her şey bitmiş değil. Netice itibariyle, HSYK'nın 3. Dairesi'nden çıkan kovuşturma izni, Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'ne gidecek; mahkeme uygun gördüğü takdirde dava açılacak. Dava, 1. derece savcı niteliği taşıdıkları için, Yargıtay'da görülecek.
Türkiye bir hukuk devleti. Bazı aksamalar meydana gelse dahi, tek bir kişinin ağzından çıkan kanun olmuyor. Nitekim, dosyadan alınan savcıların yerine gelen savcılar, göreceksiniz farklı davranmayacak. En azından buna inanmak istiyorum. Çünkü İlhan Cihaner davasında da benzer gelişmelere şahit olmuştuk. Erzurum Özel Yetkili savcılarının yetkisi kaldırılarak, davadan uzaklaştırılmışlardı. Yerine gelenler aynı iddialara sahip çıktılar. Zaten mahkeme de, çizgisini değiştirmedi. Deniz Feneri'yle ilgili, benzer bir gelişmeye şahit olabiliriz. Neticede, ortaya çıkan deliller ciddi. Eğer gerçekten, yurtdışındaki yasadışı harcamalar, yurtiçindeki Deniz Feneri'nden temin edilen belgelerle kapatılmışsa, ciddi bir dolandırıcılık vakasıyla karşı karşıyayız. Bunun üstünü kim, nasıl örtebilir? İsterseniz, 5 savcı daha değiştirin...
Ben, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna inanıyorum ve sonucu sabırla bekliyorum.


YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN