Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Askerin psikolojik harekât siteleri, şöyle bir mantıkla işletiliyordu: Önce malûm gazetelerde bazı haberlerin çıkması sağlanıyor. Sonra "irtica.org, turkatak. gen.tr" gibi sitelerde o gazete haberleri yayınlanıyor, Türkiye'nin giderek yoğunlaşan bir irtica tehdidiyle karşı karşıya olduğu izlenimi yaratılıyordu.
Senaryonun son karesi: Yargıtay Başsavcısı'nın, irtica delillerini ağırlıklı olarak bu sitelerde çıkan haberlerden derleyerek, AK Parti hakkında kapatma davası açması.
Bir parantez:
7 Şubat 2008... İlhan Selçuk ile Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Müdürü İbrahim Yıldız arasında geçen konuşma:
Selçuk: Her şey elden gidiyor... Eğer kapatma davası açılırsa... Bir de üstüne ekonomik kriz gelirse, Türkiye biraz karışırsa, belki umut doğabilir.
8 Şubat 2008'de, Selçuk'un Mehmet isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi: "Şöyle olacak galiba. Anayasa Mahkemesi kendisi tasfiye edilmeden AKP'nin kapatılması kararını verirse, o zaman ortalık büsbütün karışır."
8 Şubat 2008... Selçuk'un İbrahim Yıldız ile görüşmesi: "Yargı kapatma kararına doğru gidiyor, haberini de verdiler."
Ve kapatma davası, 15 Mart 2008'de açıldı.
Ortaya saçılan belgeler ve dinlenen telefonlar sayesinde harekât deşifre oldu. Bundan sonra, "İrtica tehlikesi yok ama sivil dikta var" demeye başladılar. Bu defa hapisteki gazeteciler meselesi gündeme geldi. Basın özgürlüğüne duyarlı Batılı çevreleri gerçekdışı bilgilerle beslediler. "Türkiye bir korku cumhuriyetidir, cemaate ya da iktidara dokunan yanar" propagandasını yaptılar. Sonra da, onların demeçlerini, sivil diktanın delili olarak kullanmaya başladılar.
Oysa hapisteki basın mensuplarının büyük bölümü, PKK'yı öven, Öcalan'a sahip çıkan, hatta bu istikamette eylemlere katılanlar. "Gazeteci" ya da "örgüt militanı" oldukları hususunda kuşku var. Sadece bugün değil, uzun yıllardan beri aradaki çizgi belirginleştirilemedi. Dolayısıyla AK Parti iktidarının basına yönelik uygulamalarını eleştirirken, bu kesimi dışarıda tutmalıyız. Çünkü yeni bir durum yok. Diğerleri ise, Ergenekon tutuklusu. Darbecilerle işbirliğine giriştikleri, psikolojik harekâta uygun yayın yaptıkları iddia ediliyor. Türkiye'yi boykot eden Paul Auster'in bu ayrıntıyı bilmesine imkân yok. Belli ki birileri yanlış bilgi vermiş. Şimdi de onun tepkisine dayanarak, "İşte sivil diktanın delili" deniliyor. Psikolojik harekât bütün hızıyla devam ediyor.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN