Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

352 bin otistik çocuk ve gençten en şanslıları bu okulda!

Bugün Dünya Otizm Farkındalık Günü. Birçok binayı maviyle ışıklandırılmış görebilirsiniz. Birçok kimse de mavi giymiş, mavi bir obje taşıyor olabilir. Bilin ki onlar, erken tanı ve özel eğitimin önemini duyurmak için başlayan "Ben Büyüyünce" isimli kampanyanın destekçileri.
Geçen hafta Türkiye'nin belki de en güzel ve tek otizm özel eğitim okulu olan Tohum Vakfı Özel Eğitim Okulu'nu dolaştım. Bu okuldaki öğrenciler Türkiye'nin en şanslı otistik öğrencileri. Aldıkları eğitimle müthiş bir ilerleme kaydediyorlar. Ne yazık ki her otistik çocuk bu kadar şanslı değil.
Rakamlar ürkütücü. Otizmin görülme sıklığı günümüzde hızla artmakta. Düşünün 1985 yılında her 2 bin 500 çocuktan birine konulan otizm tanısı, 2001'de 250 çocuğa, 2013'te ise 88 çocuğa kadar inmiş. Türkiye'de bugün 0-18 yaş grubu arasında 352 bin otizmli çocuk ve genç var. Nüfus projeksiyonunda ise tüm yaş gruplarıyla birlikte 1 milyon 142 bin otizmli birey olduğu tahmin ediliyormuş. Üstelik ne yazık ki büyük çoğunluğu doğru dürüst eğitim alamıyor. Devletin verdiği 600 liralık yardım ise otizmli bireyin eğitiminin çok ama çok pahalı olduğu düşünülürse, yeterli olamıyor.
Türkiye'de Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) sayısı 51'e ulaşmış durumda. Otizm eğitimi veren birçok merkez daha var ama hepsini toplasan eğitim alan otistik çocuk sayısı 20 bini geçmiyor. 351 bin otistik çocuktan söz ediyoruz bu ülkede. Üstelik tam kapsamlı, donanımlı bir eğitimden söz etmek de mümkün değil sanıyorum.
O nedenle 2003 yılında Tohum Otizm Vakfı'nı, 2006'da Özel Eğitim Okulu'nu kuran Mine Narin, bu ülkeye paha biçilemez bir iyilikte bulunmuş. Bu okul modeli Anadolu'nun her kentine gidebilmeli. O kentin hayırseverleri hem maddi hem ayni yardımlarla daha çok otistik çocuğun bu önemli eğitimi almasına yardımcı olmalı. Tabii devlet de destek olmalı. Mine Narin'den öğreniyorum ki Gaziantep Büyük Şehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin vakıf okulunu Antep'te açmak için hazırlıklara başlamış. Şahin'i bakanlık zamanından tanıyan biri olarak bu konuda da yaptığı öncülük beni şaşırtmıyor tabii.
Dolaştığım okulda gördüm ki her otistik öğrenciye 1.5 öğretmen düşüyor ve her öğretmen, her çocuk ve genç için her gün nakış işler gibi oturup ayrı bir program hazırlıyor. Ne yazık ki böyle bir eğitim çok pahalı. Haftada 3 gün eğitim alan bir öğrencinin maliyeti 15 bin 800 lirayı, 11 ay kesintisiz eğitim alan öğrencinin maliyeti ise 76 bin lirayı buluyor. Mine Narin ve Genel Müdür Betül Selcen Özer, çoğunluğu düşük gelir grubundaki ailelerin çocukları olduğu için, hemen hemen her kapıyı çalarak burs bulmaya ve okula gelir elde etmeye çalışıyor. Ne yazık ki bu okulun bekleme listesinde 300 otistik çocuk ve genç varmış. Bugüne kadar vakıf 1.183 çocuğa bire bir eğitim vermiş, 633 çocuğa da burs olanakları sağlamış. Vakıf Milli Eğitim Bakanlığı ile bir protokol de yaparak yurt çapında 6 bin öğretmene otizm konusunda seminer vermiş, 19 devlet okuluna, eğitim, materyal, müfredat desteğinde bulunmuş. 46 bin çocuğa otizm riski taraması yapmış. Yaptıkları bunlarla da sınırlı değil, neticede 12 yılda 82 bin 767 otizmli çocuk ve ailenin hayatında farkındalık yaratmış bir vakıftan söz ediyoruz.
Bugün farkındalık yaratmak için yeni kampanya başlatıyorlar. Yolları açık olsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA