Türkiye'nin en iyi haber sitesi

2012 Londra Olimpiyatları'nda Türkiye altın, gümüş ve bronz madalya alan sporcular sıralamasında yerlerde sürününce, dönemin Başbakanı ve şu anda Cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan şöyle demişti:
"Beklediğimiz madalyaları alabildik mi, alamadık. Bir de özeleştiri yapmamız lazım. Azerbaycan'a bakıyorsunuz; nerelerden geldi, nerelere çıktı. Öbür tarafta bir Kazakistan'a bakıyorsunuz; nerelerdeydi, nerelere gitti. Biz 75 milyonluk Türkiye'yiz, bu konularda bizim mazimiz çok daha farklı ve bu işi inşallah başaracağız, çok daha iyi konuma getireceğiz."

Erdoğan haksız değildi, Türkiye'den katılım yüksekti ama ortada bir başarı da yoktu. İşte o dönemden sonra hem devlet tarafında hem de şirketler tarafında olimpiyatlara sporcu yetiştirmek konusunda bir takım faaliyetler başladı.
Sadece olimpiyatları değil, sporu ailelerin gündemine sokmak, bir bilinç oluşturmak anlamında Procter&Gamble'ın başlattığı 'Olimpik Anneler' projesini farkındalık yaratma anlamında başarılı buluyorum. P&G, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) ile birlikte Türkiye çapında başlattı bu projeyi ve geçen gün de tamamladıkları Türkiye'nin Spor Kültürü araştırmasının sonuçlarını bizlerle paylaştılar. İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa başta olmak üzere Türkiye'nin 4 bölgesinden seçilen bin 13 kişiyle görüşülerek yapılan araştırma sonucuna göre, Türkiye'de her 10 çocuktan sadece 2'si düzenli spor yapıyor. Metropollere geldikçe bu oran düşüyor.
Erkek çocukları yüzde 28 ile en çok futbol ile ilgilenirken, kız çocukları yüzde 6 ile en çok yüzmeyle ilgileniyor. Daha ilginci 100 aileden sadece 1'i çocuğunu spora yönlendirmeden önce araştırma yapıyor.
Ne yazık ki spor yerine doğudaki çocuklar daha çok sokakta oyun oynuyor, metropollerdekiler ise TV ya da bilgisayar başında vakit geçiriyor. P&G, bu araştırmadan sonra oluşturduğu Olimpik Anneler Kurulu ile il il dolaşarak bilinçlendirme kampanyasına başlayacak ki projenin ikinci ve en önemli ayağı da bu.
Toplantıda P&G Türkiye ve Kafkasya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ve TMOK Başkanı Prof. Tr. Uğur Erdener ile sonuçlar üzerinden sohbet ettik. Gazeteci arkadaşlarımız hep bir ağızdan, spor için mesela okullarda spor salonlarının olmadığı, yeterli eğitmenin bulunmadığı gibi teşvik unsurlarının yokluğundan bahsettik. Ancak Uğur Erdener, sayı olarak bilmemekle birlikte okullarda olmasa bile şehirler bazında Türkiye'de yeterli spor salonunun olduğunu savundu. Tankut Turnaoğlu da öncelikle bilinçlendirme üzerinde durduklarını, anneye bu yüzden önemli görev düştüğünü söyledi.
Turnaoğlu bu konuda çok haklı kuşkusuz. Ben kendimden de biliyorum ki anne çocuğunu düzenli olarak spora götürmezse baba çok istemesine rağmen bu sorumluluğu yüklenmekten kaçıyor. Anneler uykusuz kalmaya, iş yüküne ek bir yük edinmeye rağmen hiç aksatmadan çocuklarını spora götürüyor ve teşvik ediyor. Günün sonunda kendim için az da olsa sevindim. Oğlumu 3 yaşından beri yüzmeye ve buna şimdi eklenen basketbola teşvik ettiğim için evet ben de bir 'Olimpik Anne'yim. Umarım sayımız Türkiye'nin dört bir yanında hızla artar ve bu çocukların arasından büyük bir kısmı Olimpiyatlar için hazırlanır, Türkiye'yi o özlediği madalyalarla buluşturur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN