G20 iş dünyası için önemli gelişmelere sahne oldu. Dünya ekonomisine yön veren şirket başkanları aynı otelde kaldı. Yemekte, konferans transferlerinde şikâyet etmeden kuyrukta bekledi

20 yılda bir gelecek ev sahipliği! Tabii G20 Zirvesi'nin bir 20 yılı daha olur mu günümüzün kaos dünyasında, bunu söylemek zor. O nedenle bir gazeteci olarak benim için Antalya'daki G20 Zirvesi çok ilginç bir deneyimdi. G20 Zirvesi'nin iş dünyası ayağını oluşturan Business (iş) 20 için dünyanın dört bir yanından gelen ve 100 milyarlarca dolara hükmeden şirket başkanları ve CEO'larıyla aynı otelde kalınca pek çok anekdot birikiyor.

İŞÇİ VE İŞVEREN AYNI SALONDA
Her şeyden önce Antalya toplantısı işçi ve işverenleri aynı salonda bir araya getirerek yani B20 ve L20'yi buluşturarak çok pozitif bir açılım yaptı. Üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu toplantıda önce terör olaylarına atıfta bulunması, ardından dünyadaki eşitsizliğin, fakirliğin yarattığı kıskançlıklardan söz ederek işadamlarına somut çözüm için, "Biraz az kazanın ve kazandıklarınızı da işçinizle paylaşın" demesinin salondaki işçi temsilcilerinden nasıl alkış aldığını bizzat gördüm. Bu konuşmanın hemen üzerine söz verilen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Sharon Burrow, 'Sizin gibi liderlere ihtiyacımız var, dünyanın umuda ihtiyacı var' diyerek işverenlerin önünde yaptığı konuşma da bence tarihi önemdeydi. Tüm bunlar G20'nin iş dünyası ayağını oluşturan ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun koordine ettiği B20 toplantıları sırasında, Ali Koç'un, "2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya 50 kat zenginleşti ama gelir dağılımında büyük bir uçurum var. İşçi kesimi gelirden en düşük payı alıyor. Tarihin en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyayız. 60 milyon insan evini terk etmek zorunda kaldı" dediği konuşmasından bir gün sonra yaşandı.

KUYRUKTA BEKLEDİLER

Eşitliğin önemine vurgu yapan konuşmalar yapılırken çok ilginç bir fotoğrafın da içinde yaşadım iki gün boyunca. Mesela zirve süresince boynumuzdan hiç çıkarmadığımız özel kimlik kartlarımızla çok sık güvenlik kontrol noktalarından geçmek durumunda kaldığımız 'kırmızı bölge'de gerçek bir eşitlik vardı. Öyle ki milyarlarca dolarlık şirketleri yöneten işadamlarının zirvenin yapıldığı Titanik Oteli'nden, konakladıkları Voyage Oteli'ne dönmek için kuyrukta beklemeleri en sıradan durumdu.

BEKLENTİ ÇİN'DE BAMBAŞKA BİR DÜNYA KONUŞULMASI
Herkesin eşit muamele gördüğü bir etkinlik G20. İşin ilginç yanı kimse de şikâyet etmiyor. Uzun kuyruklarda bekleyip içeri giriyor, yemek salonunda kimseye özel bir muamele yapılmıyor, herkes bulduğu yere oturup aynı yemeği yiyor. Eminim ki işadamları o kuyruklarda yürürken, büyümenin, istihdam ve kalkınmanın önünü açacak projeleri düşünecek çokça vakit buldu. Çevreye, kadına, gence daha fazla önem verilmesi gerektiği artık çok net. Türkiye, G20 Zirvesi'ne çok iyi hazırlanmıştı. Organizasyon kusursuz ilerledi. Dünyaya son derece güzel fotoğraflar gitti. Antalya, oteller, yemekler, G20 için görevlendirilen personel çok güzel bir sınav verdi. Her şey iyi güzel ama iş dönüp dolaşıp peki bu zirvede konuşulanlar hayata geçirilecek mi, yoksa havanda su dövmeye devam mı edilecek gibi hayati sorulara geliyor tabii. Umuyorum ki Türkiye dönem başkanlığını Çin'e devrederken konuşulan sorunların çözümünde 2016'da dev adımlar atılır ve Çin'de bambaşka bir dünya konuşmaya başlanır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN