Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİH ALTINOK

Elektrikle ısınan da soğuyan da yanıyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Elektrik faturalarıyla ilgili şikâyetleri geçen akşam A Haber'de yaptığım Sebep Sonuç'a konuk olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'a sordum.
Kullanılan kilovatsaat kotasının 150'den 210'a çıkartılmak suretiyle nispi de olsa bir rahatlamanın olacağını aktaran Kalın, "Cumhurbaşkanımız talimatlarını verdi, süreci yakından takip ediyor. Burada temel ilke, vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyecek adımları ivedi şekilde atmak. Neticelerini yakın zamanda göreceğiz. Vatandaşın yükünü hafifletecek yeni adımlar atılacak" dedi.
Şahsi gözlemlerime gelince...
Dün oturdum, banka kayıtlarından elektrik faturası ödemelerimi inceledim.
Oturduğum daire 2+1, kombili. Tek başıma yaşıyorum. Ve tasarruflu bir kullanıcı olduğum da pek söylenemez.
Tablo aşağıda gördüğünüz gibi:



Ağustos 2021'de 426 TL. Eylülde 369 TL; ekimde 137 TL; kasımda 104 TL; aralıkta ise 134 TL ödemişim.
2022'nin ilk ayında elektrik faturam 180 TL; son şubat faturam ise 208 TL.
Buna karşın, ne zaman bana gelse "Abi evin petrol ofisi gibi" diyerek lüzumsuz gördüğü lambaları kapatan komşum Kerim'in geçen ay 540 TL gelen elektrik faturası 980 TL'ye çıkmış. Üstelik benimkinden daha küçük bir evde oturduğu ve dikkatli bir tüketici olduğu halde.
Peki bu nasıl oluyor? Sebep Kerim'in evini elektrikle ısıtması, benimse doğalgazla... Aralıkta 247 TL olan doğalgaz faturamın ocakta 500 TL'ye çıkması da bunun kanıtı.
Kerim gibi elektrik sobası kullananlar ise bu ısınma giderini elektrik faturalarında görüyorlar.
Esnaf okurlarımın gönderdiği faturalardan gördüğüm kadarıyla da kafe ve restoran gibi işletmelerde kışla birlikte tüketim bir limitin üzerine çıkınca faturalar ikiye hatta üçe katlayabiliyor.
Yazın en sıcak ayı ağustosta, kara kışın ortası ocağa göre iki katından fazla elektrik faturası gelmesinin nedeni de tahmin ettiğiniz üzere klima kullanmam.
Bu kışla birlikte anladık ki, mevcut koşullarda ısınma ve soğutma için en el sürülmeyecek yöntem elektrik.

***


'ASIL KAVGANIN' BİR AYAĞI AKKUYU'DAN GEÇİYOR
Tekrar kömür günlerine geri dönemeyeceğimiz ortada. HES ya da güneş gibi kaynakların her alanda astarı yüzünden pahalıya gelen maliyetleri de...
Umudumuz Karadeniz'de bulduğumuz gazın bir an önce kullanıma sunulması... Enerji Bakanı umutlu, net konuşuyor, 2023 başına tarih veriyor.
Kuşkusuz asıl "yapısal çözüm", yapımına Mersin'de Ruslarla birlikte soyunduğumuz nükleer santralin "bir an önce" üretime geçerek enerji çeşitliliğimize çağ atlatması.



Ve ABD Başkanı Biden'ın "Avrupa'ya kaya gazı vereceğiz" diyerek enerji pazarı rekabetine bahane olduğunu açık ettiği Ukrayna krizi açıkça gösteriyor ki...
Bölgemizde kızışan "asıl kavganın" bir ayağı da tam buradan, yanı başındaki coğrafyanın istikrarsızlaşmaya çalıştığı Akkuyu'dan geçiyor.

***


BUGÜN DE MACRON'UN YERİNE UTANDIK
Putin, ülkesinde yaklaşan seçimler öncesi Ukrayna krizinde hariçten arabulucu rolüne soyunup imaj yapmaya çalışan Fransa Cumhurbaşkanı Macron'u Moskova'da adeta bitirdi...
Eşi benzeri görülmemiş mesafedeki protokolüyle, Macron'a "Evlat olsa eldivenle sevilmez" muamelesi çekti.
Görüşmeden yansıyan karelere bakarken, Putin'in zamanın Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin rol çalmak için zamansız giriştiği "Kaddafi şovuna" dair sözleri aklıma geldi.



Belli ki, Batı'nın ve Fransa'nın Libya'da Kaddafi'nin başına ördükleri çorabı yıllar sonra anladığını söyleyen Putin, Macron'un da küreselcilerin ucuz bir piyonu olduğunu düşünüyor...
Ki bence de çok haklı.
Bu arada, rezil olmak kimseye Macron kadar yakışmıyor tezimde ısrarcı olsam da bu kez Moskova'da onun adına utandığımı da itiraf etmeliyim.
O derece...



Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA