Bir kısım CHP'li gazeteciye inanacak olursak 2010-2024 arasında Türkiye'yi bir CHP iktidarından Allah korumuş.
Zira bu dönemde CHP'yi yöneten Genel Başkan ve kurmayları gaflet, dalalet ve ihanet içindeymiş.
Oy vermeyene 'aptal' dedikleri Deniz Baykal'a ve Muharrem İnce'ye de zamanında Kılıçdaroğlu muamelesi yapan bu partizanların CHP analizlerine, tavsiyelerine itibar etmemiz için tek bir neden söyleyebilir misiniz?
Diğer CHP'li gazeteciler ise 2024'den beri CHP'yi hırsızlığa, yolsuzluğa, rüşvete, liyakatsizliğe gömülmüş bir ekibin ele geçirdiğini anlatıyor. Kiralık ve satılık gazetecilere, trollere partinin kasasından milyonlar ödendiğini belgeleriyle ortaya koyuyorlar.
Yerseniz, yeni öğrenmişler.
İçeriden konuşan tarafların ortaklaştığı ise CHP'nin kimi zaman okyanus ötesinin bazen de Londra'nın aparatı olduğu.
Yanlış anlaşılmasın iki yanlış bir doğru eder demiyorum; iki yanlış etse etse bir CHP eder.
***
NE HADDİNİZE
İnsanoğlunun problemi kendisini fazla önemsemesi. Hayatımız da bu dürtümüzle ne kadar mücadele edebildiğimize göre şekilleniyor.
Ekrana çıkan ya da bir gazete yazan insancıklar ise Aziz Nesin'in dediği gibi, kendini 'bir değil iki bok' sanmaya herkesten daha müsait. Ayakları yerden kesilenin gazla çalışması ise normal.
Bu arızanın ekrandan gözümüze sokulduğu son örnek Kılıçdaroğlu'nun Sözcü Tv'ye verdiği röportajdı.
Özel kliğini destekleyen gazetecilerin sevgilisine trip atan ergenler misali Kılıçdaroğlu'na laf sokmaları, trip atmaları çok konuşuldu.
Ancak asıl sorun yayına, misafir ettikleri kişiye 'haddini bildirme' motivasyonuyla çıkmalarıydı.
Üzerlerinde yoğun bir mahalle baskısı olduğunu, 12 puan fark yediği seçimi kazandığını ilan etmediği için Muharrem İnce'yi hain ilan eden bir kitleyi ikna etmeye çalıştıklarının farkındayım.
Canlı yayında insani bir tebessüm bile, bizzat İnce'nin 'şizofren bunlar' dediği camiadan aforoz edilmelerine yol açabilirdi.
Umarım bir insanı bitirmenin başka insanın haddine olmadığını anlaşmışlardır diyeceğim ama...
***
GÜRSEL BEYİ O KANALLARDA GÖRÜNCE
Gürsel Tekin'i ne zaman TGRT'de, TV 100'de, CNN Türk'te görsem aklıma bir seçim öncesi, FETÖ'nün 'havuz medyası' kalıbını kullandığı o basın açıklaması geliyor.
Seçimin hemen ertesinde bir dakika bile kaybetmeden bugün çıktığı kanallara el koymayı vadetmişti.
Acaba kendisine söz hakkı veren bu yayın organlarına çıktığında savurduğu tehditleri aklına geliyor mu? CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker gibi "İyi ki seçimleri kazanamamışız" dediğine ise eminim.