Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MELİH ALTINOK

Bu son olsun

Sesli dinlemek için tıklayınız.

PKK'nın 2025'teki fesih kararından sonra Meclis'teki komisyon raporu, silah bırakma teyidi ve şimdi de çerçeve yasa teklifi...
Süreç, bir anda değil adım adım ilerliyor. Dün imzaya açılan, partilerin ortak katkısıyla hazırlanan 15 maddelik yasa örgütün tasfiyesini, silah teslimini ve suça bulaşmamışların sivil hayata dönüşünü düzenleyen geçici bir çerçeve.
MİT teyidi, güvenlik denetimleri, sınırlı denetimli serbestlik... Katil olanlar dışarıda bırakılıyor.
Aynı hızla devam ederse teklif bu hafta Meclis'e iner, komisyonda görüşülür ve hafta sonuna doğru oradan çıkar; ardından genel kurula gelir. Tatile girmeden yasalaşma hedefi zaten konmuştu. Geniş mutabakat varsa prosedür hızlanır. Gözler artık orada.
Partiler cephesinde tablo netleşiyor. İyi Parti muhalefet ediyor ancak engelleyici pozisyonda değil. Özgür Özel'in temkinli tutumuna karşılık, Kemal Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmesi ise daha geniş çerçeveli. Süreci yalnızca silah bırakma olarak değil, toplumsal barış ve demokratikleşme boyutuyla birlikte ele alıyor. Bu kapsayıcılık, tartışmayı zenginleştirdi.
DEM Parti ise bu kez farklı bir yerde; geçen seferki gibi Kandil'le birlikte saman altından Öcalan'a direnmiyor. Çünkü dış destek zayıfladı. Trump yönetiminin YPG-PKK çizgisini eskisi gibi sahiplenmemesi, İran'ın kendi sorunlarıyla meşgul olması, örgütün manevra alanını daralttı.
TSK'nın sahadaki baskısı ve teknolojik üstünlüğü -İHA'lar, istihbarat, hassas operasyonlar- terörü eskisi kadar kolay yürütülemez hâle getirdi.
Suriye'de geçiş hükümetinin YPG'yi alanlardan uzaklaştırması, Ankara'nın Bağdat'la kurduğu güvenlik işbirliği de aynı tabloyu tamamlıyor.
Irak'ta PKK'nın yasaklı örgüt ilan edilmesi ise lojistik hatları kopardı.
Ortada tek bir belirsizlik kalıyor: İsrail faktörü. Ancak Tel Aviv istese bile, Suriye'deki değişimden sonra PKK ile eski bağlantılar kopmuş durumda. Bölgesel dinamikler artık eski ezberi bozuyor. Terör, dışarıdan beslenen bir yapı olmaktan çıktı; içeride çözülmek zorunda.
Hepsinden önemlisi, eskiye dönüş için toplumsal dinamik yok. Sokakta, mahallede, üniversitede eski dönemde olduğu gibi bir mobilizasyon zemini kalmadı. İnsanlar yoruldu, kayıplar ağır geldi, artık barışın kendisi talep ediliyor. Silahın geri dönüşü için ne coşku ne de meşruiyet alanı var. Bu yüzden süreç, iradelerden bağımsız olarak kendi yolunu buluyor.
Temennimiz, Meclis'teki adımların sahadaki gerçeklerle örtüşmesi, Türkiye'nin yarım asırlık prangayı kırması, "terörsüz Türkiye'nin" yaşanan bir gerçek olması.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA