Milattan önce 6'ncı yüzyılda Lidyalılar, Hermos Vadisi'nde (Salihli) yer alan ve Bozdağlardan gelen Sart Çayı üzerindeki kayaları oyup, içine pösteki sererek geliştirdikleri altın tuzakları ile derelerden gelen altınları tutmayı başarmış, ilk altın parayı basmış ve büyük bir zenginliğe kavuşmuşlardı...
Günümüzde ise üretilen algoritmalarla "altın değerindeki veriler" bir yerlerde toplanıyor, reklam pastasını belirleyebiliyor, tüketici eğilimlerinde, ticarette hatta siyasette kullanılarak rekabetin sınırlarını zorluyor.
Yani...
Dünya çapında toplanan veriler insanlığın geleceğini biçimlendiriyor.
Hatta yapay zeka uygulamaları sayesinde, sosyal medya platformlarında özgürleştiğini düşünen kitleler, adeta formatlanıyor ve küresel insan prototipleri için altyapı hazırlanıyor!
Durum, Türkiye açısından da ilginç ve hassas bir tablo arz ediyor.
Öyle ki...
13 yaş üzeri sosyal medya kullanıcılarının nüfus oranına göre bakıldığında, dünya ortalaması yüzde 65 iken Türkiye ortalaması yüzde 79'u aşıyor.
***
Kamuoyunda, "sosyal medya yasası" olarak bilinen, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Düzenleme" 1 Ekim'de yürürlüğe girdi.
İnternet, hızlı ve değişken yapısı nedeniyle özel hayat, kişilik haklarının yanı sıra milli güvenlik anlamında da sonuçlar doğurmakta, sosyal medya üzerinden gelişebilen kitlesel hareketler, manipülatif etki alanlarının çabuk sonuç vermesi, bilgi kirliliği ve provokasyonların sanal ortamda yer bulmasıyla kamusal anlamda ağır sonuçlar doğurabilmektedir.
Sosyal ağların tamamı "HTTPS" olarak bilinen "kriptolu yayın" yapmaktadırlar.
Sahte hesaplar, kendini gizleme imkânı vermesi nedeniyle vatandaşlarımız bu ağlar üzerinden tacize, iftiraya, itibar suikastlarına uğramakta ancak ülkemizde sosyal ağlara başvuracakları muhatap bulamamaktadır.
Ciddi veri ihlalleri nedeniyle gündeme gelen bir kısım sosyal ağlar, vatandaşlarımızın ne kadar veri ihlaline uğradıklarına ilişkin sorularımıza cevap verememişlerdir. İhlal edilen verilerin siyasi manipülasyonlarda kullanılmasının demokratik kazanımlarımıza zarar vereceği açıktır ve maalesef bu konuda bir veriye sahip değiliz!