Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ABD'nin yeni Özel Temsilcisi Joel Rayburn'ün sessiz sedasız gerçekleşen ziyaretinin ileriye dönük mesaj yüklü olduğu anlaşılıyor. Merak edenler, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, Rayburn'le görüşmesine ilişkin açıklamayı okuyabilir. İzlenimim o ki... ABD gerek Türkiye içinde gerekse Irak'ın kuzeyinde terör örgütünün tasfiye olmasını bekliyor. Ama tüm dikkatini Suriye'ye odaklıyor. Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda, PYD'yi Kürt siyasi hareketinin özgün bir figürü haline getirme ısrarından vazgeçmiyor. Sözde PKK'nın olmadığı ama Suriye Demokratik Güçleri çatısı altında toplanmış farklı Kürt grupların uluslararası kabul edilebilirliğine yatırım yapmayı sürdürüyor. Buna karşılık, Mazlum Kobani kodlu terörist devşirmesinin Kandil'le bağını veya Suriye'de kamufle olan PKK'lıların nasıl devre dışı bırakılacağını henüz izah edemiyor! Haliyle Ankara da... Terör koridoruna izin vermeyeceğini yinelediği gibi en küçük bir saldırı halinde misli ile mukabele ve operasyon seçeneğinin masada olduğunu kayda geçiriyor!

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz


'DEKİ O TİPLERİN ALT BİLİNCİ
Freud, psikanalitik kuramını geliştirirken zihnin üç temel kavramdan oluştuğunu düşünmekteydi. Bunları sırasıyla "alt bilinç, ego (benlik) ve süperego (üst benlik)" olarak adlandırmıştı. Alt bilinç, insan psikolojisinin cinsellik, açlık ve saldırganlık dürtüleri etrafında şekillenirken, ego bunları gerçeklikle tanıştırır ve esasen bir iç denge sistemini işletir. Süperego ise denetlenmesi gereken istekleri ahlak kavramıyla buluşturur. CHP örgütlerinden yansıyan ve her gün bir yenisi duyulan taciz, tecavüz olayları, bir kısım CHP yöneticisinin alt bilincinin sorunlu olduğunu ifade ettiği kadar, genel merkez yönetiminin süperegosunun da düzgün çalışmadığını göstermektedir. Yani... Ankara'daki kadronun insani, vicdani ve etik kriterlere göre inisiyatif almak yerine, sıkıntılı işlerin zamana yayılarak anlamını kaybedeceğini umması her bakımdan talihsizliktir!

CSO'nun yeni binasına dair...
Önceki akşam Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın yeni binasının açılışı vesilesi ile düzenlenen konserde idik. Proje yarışmasının 1993'te, ihalenin 1995'te, temel atma töreninin 1997'de gerçekleştiği düşünülünce, bu yeni kültür ve sanat merkezinin Başkent'e kazandırılması teşekkürü hak eden bir iş. Telif sahibinin yıllar öncesinden gelen detaylarının projenin icrasında yarattığı zorluklar bir yana, binada hâlâ ince dokunuşlar gerektiren yönler söz konusu. Akustiği etkileyici olan 2023 seyirci kapasiteli büyük salonda, Cumhurbaşkanı ve yerli/yabancı konukları için özel bir loca yapılabilir. Ayrıca... Sahne modüler olmalı ve teknolojinin imkanları ile hareketlendirilmeli. Ahşap kalitesi gözden geçirilmeli. Merdiven uçlarına güvenlik şeritleri konulmalı. Salon duvarlarına tercihen turkuaz tonda Anadolu motifleri işlenmeli. Sanatçılar için Beypazarı Fatih Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ürettiği sandalyelerin ayakları ses çıkarmayacak şekilde izole edilmeli. Sahne ile ön sıra koltukların arası açılmalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA