Yakın coğrafyamızda yaşanan çatışmalar ve arkasındaki siyonist hesaplar bir kez daha teyit etti ki "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge Projesi", ülkemizin bekası için hayati önemde. İsrail'in, Tahran'daki rejimi değiştirmek için farklı Kürt grupları örgütleme, ABD'nin silahlandırma plânı hafızalardaki tazeliğini korumakta. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın devlet adamı tecrübesini ve şahsi ağırlığını bizzat sahaya yansıtması, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın da Erbil-Süleymaniye-Bağdat ekseninde yürüttüğü sıcak temaslar, anlamı ileride dahi iyi anlaşılacak tarihi eşikten dönülmesini sağladı.
Bugün gelinen noktada... Neredeyse ikinci yılına yaklaşmakta olan Terörsüz Türkiye iradesinin tazelenmesi, bu doğrultuda yasal adımlar atılması, idari, mali, toplumsal tedbirlerin devreye girmesi artık mutlak gereklilik!
Üzerinde büyük ölçüde uzlaşılan çerçeve yasa taslağının mantığı, 'Örgütü tüm uzantıları ve unsurları ile lağvet, silahları tamamen bırak, milli istihbarat bu durumu teyit, MGK da tescil etsin, gel yasanın sağladığı imkânlardan yararlan" biçiminde özetleniyor.
Elbette, "Tespit, Teyit, Tescil" zinciri tamamlanmadan, örgütle bağını kesenlere önemli fırsatlar sunması beklenen yasa hemen uygulanmayacak. Anlaşılan o ki... Devlet aygıtının bir bütün olarak ikna olması ve toplumun genelinin yeni döneme özgü zorlu kararları içselleştirmesi için hassas detaylar çerçeve yasaya yansıtılacak.
Kabul edelim ki... Terör örgütü PKK'nın yüzde 100 silahsızlandırılması, sürecin ideal boyutunu temsil ediyor. Reel politik ve jeostratejik şartlar ise silah bırakma ve mağaraların boşaltılmasının yüzde 75-80 oranına ulaşması ile birlikte yasal önlemlerden yararlanma aşamasının başlayabileceğini gösteriyor.
Yasa demişken... İlânihaye yürürlükte kalacak bir müktesebattan söz edilmediği de çok açık. Muhtemelen, silahtan arınmayı tespit ve teyide mukabil, 6-12 ay yürürlükte kalacak, özellikli bir düzenleme yapılacak.
Yasanın en kritik bölümünü ise "Kapsam, Tanım ve Hedef" bölümü oluşturacak. Bu paragraf çok kesin/net çizgilerle kaleme alınacak. DEM Parti İmralı Heyeti aksini istese de... Bu aşamada Öcalan dahil, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan, kamuoyunda infial uyandıran kanlı eylemleri yönetmiş veya doğrudan iştirak etmiş hükümlüler çerçeve kapsamı dışında tutulacak.
Titizlikte ele alınması ve sosyo-psikolojinin yönetilmesi açısından dikkate değer bir diğer hususa gelince...
Terör örgütü feshedildiği için terör örgütü üyeliğinden ceza alanlar ile kovuşturma veya soruşturması devam edenler hakkındaki terör suçlaması (ister istemez) düşecek. Bu nedenle halen cezaevinde olanların, tek tek incelenecek dosya içeriklerine göre erken tahliyeleri de gündeme gelebilecek.
Halen, 4.000 civarında tutuklu ve ilk derece yargılaması devam eden, * 600 küsur ilk derece yargılaması bitmiş, temyiz aşamasını bekleyen, 985 temyiz süreci tamamlanmış hükümlü ile 380 "ağırlaştırılmış müebbet mahkûmu" var. Ki Öcalan da aynı hukuki konumda!
Her ne kadar DEM'liler, tek bir madde ile bütün PKK'lıların hukuki durumlarının açıklığa kavuşturularak çözülmesini bekliyor olsa da bu talepleri gerçekçi durmuyor. Yani... Örgüt mensuplarının bireysel bazda adli değerlendirmeye tabi tutulması daha makûl seçenek olarak ön plana çıkıyor.
Ve bam teli... Terör örgütünün ele başları! Yönetici kadroda bulunanlar çerçeve yasadan yararlanamayacağı için Türkiye'ye gelemeyecekler. Zaten önemli bölümünün Kandil'de kalmak istediği, bazılarının üçüncü ülkelere gideceği de biliniyor. Silahlara veda sonrasında, örneğin Kuzey Irak'tan Türkiye'ye dönecek PKK'lı sayısının şimdilik çok fazla olmayacağı tahmin ediliyor. Terör örgütü üyelerinin Irak'ta kendilerine özgü yaşam kurdukları ve dönmeye pek istekli olmadıkları değerlendiriliyor.
Nihayet...
Silah tesliminin güvenli noktalarda neticelenmesi, mağara yer bildirimi veya yer göstermesinin güvence altında gerçekleşmesi yanında, adli sicili düzelecek olan unsurların siyasete katılma ya da günlük hayatta karışmaları için durumlarına göre teşvik önlemlerinin devreye girmesi de söz konusu olacak