Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

15 Temmuz Ruhu ve Liderlik!

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Türk siyasi tarihi, daha açıkçası demokrasi tarihi özürlüdür!
Demokrasimiz, darbelerle ezilmiş ve malûliyetle gelişmiştir. Bu aziz millet, darbeler karşısında maalesef bağrına taş basarak çoğu kez kenara çekilmiştir. İşte 15 Temmuz 2016, bu makûs talihin ve tarihin dönüm noktasıdır. Türk milleti... Hangi karakterde olursa olsun darbelere, birliğine, bütünlüğüne kastedenlere karşı, yek vücut olarak mücadele edebileceğini ve sonuç alabileceğini göstermiştir. "Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet" düsturu ise ebed müddet teminat altına alınmıştır.
15 Temmuz'daki ölümüne direniş elbette, "Güçlü Liderlik" sayesinde ete kemiğe bürünmüştür. "Biz Türklerde Liderlik", devletin bekası, toplumsal düzenin korunması ve hayatta kalma mücadelesinin temel taşıdır. Yani; milleti bir arada tutan, vizyon sunan ve millete yol gösteren en önemli aktör, Lideridir! Oysa klâsik batı yaklaşımındaki Lider (ki bu sıralar pek de yoktur) sadece koordinatördür.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın şahsında kimlik kazanan Liderlik ise Türk töresi ve yönetim kültüründen neşet eder. Erdoğan'ın, millet nezdindeki karşılığı, karizması, yazılı kurumsal kuralların yanında güçlü toplumsal bir bağa dayanmaktadır. Peşinden koşulabilecek liderin varlığı, kader anlarında kendini gösterir. 15 Temmuz, bunun en somut örneğidir. Lider, "emin insan, güven veren idareci" olduğu ölçüde kitleleri arkasından sürükleyebilir. Nitekim, 15 Temmuz gecesi Sayın Cumhurbaşkanı'nın milleti meydanlara, havalimanlarına davet eden çağrısı, minarelerden yükselen Selâlarla birlikte hakiki manada karşılığını bulmuştur. Tam da bu nedenle... Kimi muhalif odakların, bilhassa FETÖ'cülerin ve artan oranda Siyonist işbirlikçilerin "tek adamlık-otoriterlik" yakıştırması ile "Erdoğan Liderliği" arasında benzerlik yoktur.
Neden? Çünkü Erdoğan, siyasi gücünü anayasal yetkilerinin yanı sıra Türk toplumunun derinliklerinde yatan tarihsel, kültürel ve sosyolojik kodlardan da almaktadır.
Bu vesileyle bir hakkı teslim etmek de boynumuzun borcudur!
SABAH, ATV ve A Haber'i bünyesinde taşıyan Turkuvaz Medya'nın, FETÖ gerçeklerini ifşa etme ve FETÖ'yle mücadelede eşsiz ve şerefli bir yeri vardır. Eğer bu yerli ve milli medya olmasaydı bugün bu kat edilen mesafede belki de çok daha gerilerde olabilirdik.

***

Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne "legal görünümlü illegal yapılarla mücadele"başlığının eklenmesi, geleceğimiz adına güvencedir. Bence, gerekli ama yeterli değildir. Tabii ki devlet aklı, duyarlılığı ve uyanıklığı önemlidir. Ama 15 Temmuz Ruhu'nun canlı tutulması, demokrasi için verilen mücadelenin, ülkeyi işgali hedefleyen emperyalist senaryonun parçalanıp atılmasını sağlayan iradenin genç kuşaklara aktarılması daha önemlidir.
İlerisi için yol haritası isteyenlere... Adalet Bakanı Akın Gürlek'in, Abdurrahman Şimşek arkadaşımıza verdiği röportajda çizdiği çerçeveyi hatırlatmak isterim...
1- FETÖ, yeniden varoluş yani kendi kendini inşa arayışında.
2- FETÖ, var olabilmek için finansal kaynak bulma ve üretme peşinde.
3- FETÖ, (Benim 'FETÖ Diasporası' dediğim yapılanma) yurtdışında, (yabancı istihbarat örgütlerine angaje) hainlik yapmaktan geri durmayan unsurlarıyla faal.
4- Ve nihayet. En kritik yönü "Kripto unsurları!" Kökünü ne kadar kazırsanız kazıyın, devletin veya farklı kurum ve kuruluşların içinde gizlenebilen, fırsatını kollayan uzantıların bulunabileceği gerçeği ıskalanmamalıdır!
Bu yüzden...
15 Temmuz'u, UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM!

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA