Türkiye'nin hava ve füze savunma sistemi tedarik çabası son 13 yıla yayılan bir serencam. Güncel tartışma Rusya'dan alınan S400'lere odaklandığı için kitabın ortasından başlayalım. Türk-Amerikan savunma ilişkilerinin geleceğini ipotek altına aldığı için Ankara, S400'leri elden çıkarma aşamasına kadar geldi. Ancak süreç çok taraflı nihai onay gerektirdiğinden resmi açıklama için biraz daha beklenecek. Esasen Türkiye, S400'lerin tetik mekanizmasının devre dışı bırakılması ve Amerikalılarla ortak denetim komitesi kurulması formülünü masaya sürse de ABD'lilerin inadını kıramadı ve Kongre kaynaklı engelleri aşamadı. Bunun üzerine, "savunma doktrini kadar karşı atak doktrini de"müzakere edildi.
Böylece...
NATO'nun Akdeniz'deki AİGİS füzesavar şemsiyesi, halen Türkiye'de konuşlu Patriot ve SAMP-T bataryaları ile yerli ve milli imkânlarla geliştirilen Çelik Kubbe'nin sağlayacağı güvence terazinin bir kefesine konuldu.
Diğer kefeye ise Türkiye için üretilmiş olan 6 adet F35 savaş uçağının alımı, yeniden 5. nesil savaş uçağı programına dönülmesi, KAAN milli muharip uçağının seri üretimi için şimdilik gerek duyulan ABD yapımı F110 motorlarının temini vb hususlar bırakıldı.
Reel politik hesaplar doğrultusunda milli savunma ve milli güvenlik öncelikleri güncellenirken ABD merkezli stratejik çıkarların yönetimi de toplam dengede ağır bastı.
S400'lerin BAE'ye gönderilmesi (satılması) en güçlü seçenek idi. Lâkin Suudi Arabistan-BAE rekabeti bağlamında Riyad'ın bu gelişmeye tavrı ileri adımların atılmasını (bu aşamada) yavaşlattı. Kuveyt ve Katar ihtimali genel tabloya dahil edilse de hem Körfez içi güç dengeleri hem ABD'nin tercihleri hem de Rusya'dan onay alınması zorunluluğu çok faktörlü denklemin çözümü için ince ayarlı diplomasiyi ve ilâve zamanı gerektirdi.
***
Bu vesileyle hatırlatmak gerekirse...
Türkiye, hava ve füze savunma sistemi kurulumu için uluslararası ihaleye çıktığında en iyi teklifi Çinliler vermişti. Yıl 2013'tü. Savunma Sanayii İcra Komitesi; uygun fiyatın yanında, teknoloji transferine yeşil ışık yakan Çinli
CPMIEC firması ile resmi sözleşme görüşmelerini başlatma karar aldı. İki yıl süren pazarlıklarda Çin, teknoloji paylaşımına hep mesafeli durdu. Kasım 2015'te müzakereler iptal edildi.
Bunun üzerine Türkiye, yeni arayışlara girdi...
Rusya'dan S-400 hava savunma sisteminin satın alınması için
Aralık 2017'de sözleşme imzalandı.Sistemler, Temmuz 2019'da Ankara'da teslim edildi. Milli savunmada stratejik özerklik kapısı açacak olan bu hamle batı kamuoyunda kıyameti kopardı. En sert tepki ABD'den geldi. Amerikan tarafı Türkiye'yi, ortağı olduğu, parça üretimi de yaptığı F35 programından çıkarmakla kalmadı bir de ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (Countering America's AdversariesThrough Sanctions Act/
CAATSA) kapsamına alıverdi!
İlginçtir... Haziran 2019'da Osaka'daki G20 Zirvesi'nde (1. Başkanlık dönemindeki) Trump, basının önünde şu ifadeleri kullandı:
"Erdoğan, Obama yönetiminden Patriot almak istedi fakat izin verilmedi. Obama döneminde Türkiye'ye adil davranılmadı. Sistemleri savunma amaçlı satın almak istedi ama 'hayır, hayır, hayır'
dediler. Rusya'dan S-400'ü alınca da 'şimdi size Patriot satalım'
dediler. İş işten geçmişti."
Bu baş döndüren gelişmeler karşısında Türkiye,
kendi uzun menzilli füze savunma sistemini milli imkânlarla üretme kararı aldı. İthalat için kullanılacak kaynaklar yerli projeler olan
HİSAR ve
SİPER sistemlerinin geliştirilmesine tahsis edildi.
Öte yandan...
Türkiye'nin, Rusya'dan S-400 tedariki nedeniyle CAATSA (kapsamına alınması (FY2021/ Fiscal Year 2021) 2021 Mali Yılı (National DefenseAuthorization Act NDAA)
"Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası"Madde 1241'e de yansıtıldı. Buna göre, ABD Başkanı'nın, CAATSA'nın 235. maddesinde yer alan 12 yaptırımdan en az 5'ini Türkiye'ye uygulaması zorunlu hale getirildi. Yani, yaptırımlar Başkanın takdirinden çıkarılıp Kongre tarafından yasal mecburiyete dönüştürüldü.
Son olarak... NATO Ankara Zirvesi'nde, CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağı sözünü veren Başkan Trump'ın,

Türkiye'nin artık S-400 sistemine sahip olmadığını veya

Sistemin, ABD ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturmadığını yazılı olarak Kongre'ye bildirmesi gerekiyor.
S400 demişken...
Moskova yönetiminden, 2019 yılında ilk parti (2 sistem/4 batarya) satın alındıktan sonra ikinci parti temini için opsiyon da oluşturulmuştu. Yani, ikinci S400 seti de Türkiye'ye gelecek ve arada geçen dönemde ise iki ülke S400'ün füze fırlatma sistemini Türkiye'de birlikte üreteceklerdi. ABD'nin keskin karşıt tavrı ve NATO kriterleri, jeopolitik gerçeklikler Ankara'yı, Rusya veya bir başka ülkeye bağımlı kalmaktan uzaklaştırdı, 2. Parti S400 opsiyonu kullanılmadı!
Ve Türkiye doğru bir kararla
"Çelik Kubbe" sistemiyle kendi göbeğini kendisi kesmeye karar verdi.