Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

ChatGPT’nin reklam oyunu

Sosyal medya şirketlerinin, içerik üreticisi yerli ve milli medyanın imkânlarını kullanarak reklâm piyasasında oluşturduğu karteli, gelir paylaşımına ve telif ödemeye yanaşmaması nedeniyle uğranılan kayıpların büyüklüğünü anlatmayı sürdürüyoruz. Bu kez, mikro bir örnek vereceğim. Dün, şöyle bir elektronik posta aldım:
"ChatGPT'de reklâmları kullanıma sunuyoruz!"
Ben, birkaç yapay zekâ uygulamasını mesleki araştırmalarım için kullanıyorum. Şimdilik, ChatGPT'nin ücretsiz hizmetinden yararlanıyorum.
Mail içeriğinde deniliyor ki...
Free ve Go plânlarında reklâm gösterilebilir.
İlk aşamada reklamlar kişiselleştirilmeyecek.
ChatGPT, o anki konuya, konumunuza ve cihaz türünüze göre seçilmiş bilgileri, reklâm gösterimine esas alacak.
ChatGPT; reklâm verenlere, reklâmlarının performansına ilişkin toplam görüntüleme ve tıklama sayısı gibi veriler sağlayacak.
O zaman soru şu:
"Kullanıcının davranışsal verileri, reklam gelirinin oluşmasına ekonomik katkı sağlıyorsa, platform bu değeri tek başına kullanabilir mi? Yoksa telif veya gelir paylaşımı bakımından bir hak tanınması gerekmez mi?"
Öyle ya...
"Benim ürettiğim veri seti, reklâmın bana ulaştırılmasını mümkün kılan ekonominin bir parçasıysa, neden bu değerin tamamı platform ile reklâm veren arasında kalsın?"
Biliyoruz ki...
Meta (Facebook/Instagram) ve Google gibi dijital kartellerin iş modeli, veriyi ücretsiz alıp işleyerek reklâm verene satmak üzerine kurulu. Kârlılıklarını düşüreceği gerekçesiyle "gelir paylaşımlı model" istemiyorlar.
Biz de doğal olarak şu soruyu yöneltiyoruz:
"Ücretsiz hizmet sunuyor olmanız, kullanıcının sağladığı ekonomik değerin tamamını otomatik biçimde tekelinize almayı haklı çıkarır mı?"
Derinleşen sorular karşısında bu şirketler, şu karşı argümanı öne sürüyorlar:
"Gelir paylaşımı gelirse hizmetler ücretli olmak zorunda kalır!"
Lâkin...
"Üretken yapay zekâ" iç işleyişinde "öğrenme", kullanıcı bakımından da "öğretme/ eğitme süreci" aynı zamanda. Evet, ücretsiz hizmet alıyorum ama ona göre kısıtlı kapasiteye razı oluyorum. Üstelik; "bilgi verirken hata yapabilen, değerlendirmelerinde nasıl bir yol izleyeceğini bilemeyen, yer yer halüsinasyon gören, boşlukları kendi kafasına göre doldurup yanlış sonuçlara da götürebilen" o yapay zekâyı, kullanıcı olarak ben, "ücretsiz eğitmiş oluyorum!" Bilgi veya karşılaştırma isterken hangi kaynaklardan, nasıl yararlanacağını, karşılaştırmaya esas çalışma metodolojisini, arama/tarama sırasını, güncel sıcak bilgiye ulaşma kanallarını vb. ben gösteriyorum. Bununla da yetinmiyor, bana aktardıklarının farklı mecralardan sağlamasını da yapıyor. Tekrar tekrar öğrenmesini, kendisini kontrol etmesini, doğru bilgi iletmesini temin ediyorum. "Hizmet bedeli/telif" almıyorum.
Sözün özü...
Yapay zekâ platformları ve sosyal medya şirketlerinin algoritma dünyası,"sürekli derinlemesine araştırmayı, perde arkasındaki kurguyu keşfetmeyi, sonunda da kurallı alana çekmek için mücadeleyi zorunlu kılıyor!"

***


AB, TÜRKİYE... ÇOCUKLARA DİJİTAL KORUMA
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, dün yaptığı, "Birliğin Durumu" konuşmasında "AB Çocuk Yasası" başlığına da değindi. Esasen AB'nin plânı ile Türkiye'de 1 Kasım'da başlayacak yeni sistemi birlikte değerlendirmekte fayda var.
Türkiye, keskin bir yaş sınırı getirdi.
Sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasını yasakladı.
15 yaşın altındaki çocuklara, ebeveyn izni olsa dahi sosyal medya hesabı açılmasını engelledi.
15-18 yaş grubu için içerik ayrıştırması şartı getirdi.
AB ise "kademeli model" öngörüyor. 13 yaş altına tam yasak getirirken, 13-15 yaş arasına ebeveyn kontrollü "mini hesap" imkânı tanıyor.
Türkiye, sosyal medya ve oyun platformlarına, e-devlet üzerinden yaş/ kimlik doğrulama mekanizması kurmasını zorunlu tuttu.
AB, yaş doğrulama için "Dijital Kimlik Cüzdanı" geliştirmeye çalışırken, şirketlerden kendi güvenli teyit altyapısını oluşturmasını istiyor.
Özetle... Sosyal medya ve dijital oyun şirketlerinin çocuklarda bağımlılık yaratacak tasarımlarıyla mücadelede Türkiye, 1 Kasım itibariyle yeni bir aşamaya geçecek. Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bu meselenin çözümünde çok emek verdi. Önümüzdeki ay detaylıca anlatması gerekecek.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA