Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HOWARD MURAD

Selülitten uzak durmak için cildinizi fırçalayın

Her kadının korkulu rüyası olan selüliti önlemek için cildinize özen gösterin. Soyma ya da kuru cilt fırçalama işlemleri ile selülit oluşumunu önleyebilirsiniz

Vücudunuzu, selülite yol açan ve çatlaklara kapıyı aralayan hasardan korumanın bir metodu da, dış etkenlere karşı ilk savunma hattınızı koruma altına almaktır. Boynuzsu katman; epidermisteki ölü ve ölmekte olan hücrelerden meydana gelen en dış katmandır. Sadece 0.015 mm kalınlığında olmasına rağmen cilde girmeye çabalayan toksik maddelere ve dışarı çıkmaya çalışan su ve besinlere karşı temel bariyerimizdir. Ayrıca güneşten gelen zararlı UV ışınlarına karşı doğal savunma oluşturur. Bildiğiniz gibi cildimizdeki önemli bileşenleri kaybettiğimizde, serbest radikal veya eflamasyona neden olan hasara izin verdiğimizde; dokularımız zayıflar, selülite ortam hazırlar. Hasarı dışarıda, suyu içeride tutmak istiyorsak boynuzsu katmanımızın güçlü ve canlı olması gerekir.

CİLDİ DESTEKLEYİN
Boynuzsu katman tuğla bir duvar gibidir. Ölü ve ölmekte olan hücreler tuğla, yerlerinde durmalarını sağlayan lipit katmanı ise harç gibi düşünülebilir. Bu katmandaki hücreler yaşlandıkça cilt bariyer fonksiyonunu kaybeder. Vücudumuz; üstte bulunan ölü hücrelerin yerine geçebilmek için sürekli yukarı kuvvet uygulayan yeni hücreler üreterek bu durumla başa çıkar. Bu şekilde boynuzsu katman, hasar ve su kaybına karşı koyarak bizi korumaya yetecek derecede canlı tutulmuş olur. Ne yazık ki yaşlandıkça hücre yenileme hızımız azalır. Boynuzsu katman suyu hiçbir şekilde tutmayan hücrelerle dolar. 20 yaşına geldiğimizde veya nadiren daha erken bir yaşta cildimize biraz destek vermek gerekli hale gelir. Daha genç bir cildi ortaya çıkarmak için; soyma (exfoliation) ve kuru cilt fırçalama işlemleri yapabilirsiniz.
SOYMA (EXFOLIATION): Bu önemli bariyeri güçlendirmenin en iyi yolu soyma işlemidir. Böylece cildimizin yüzeyi genç, nemli ve etkin hücrelerle dolacaktır. Genç bir hücre ile yaşlı bir hücre arasındaki fark, tıpkı taze bir yaprak ile ölü bir yaprak arasındaki farka benzer. Taze yaprağın dış etkilerden korunmasını sağlayan cilalı gibi pürüzsüz bir yüzeyi vardır. Ölü bir yaprak ise ince ve kırılgandır. Güçlü bir rüzgar ağaçtan kopmasına ve parçalanmasına neden olabilir. Ölü deri hücreleri için de aynısı geçerlidir. Zayıf ve kurudur, artık görevini etkin olarak yerine getiremez. Genç ve nemli hücreler güçlü ve donanımlı bir bariyer meydana getirirler. Parıldayan ve sağlıklı bir cilt için boynuzsu katmanın olabildiğince genç hücrelerle donatılması gerekir. Soyma işlemi uygulanmadığında yaşlı ve ölü hücreler birikerek donuk ve soluk bir cilt rengine neden olur, yüzde kırışıklık ve vücutta selülit gibi kusurları ortaya çıkarır.

DOĞAL ÜRÜNLER KULLANIN
İki soyma metodu vardır: Kimyasal ve mekanik. Kimyasal soyma alfa ve beta hidroksi asitleri gibi maddelerin yüzeysel olarak uygulanmasıdır. Bu maddeler boynuzsu katmandaki deri hücreleri arasına girerek en dış katmanı gevşetir ve hücrelerin daha kolay dökülmesini sağlar. Mekanik soyma; lif gibi sert sünger, doğal kıllardan yapılmış fırça ya da jojoba tanesi veya kayısı tohumu gibi hassas aşındırıcı maddeler içeren nazik temizleyicilerin kullanılmasıyla gerçekleştirilir. Her gün ya da iki günde bir, banyodan önce mekanik soyma uygulamak; sadece kan akımını hızlandırmak ve cildinizi soymak için değil, aynı zamanda banyo veya duştan sonra selülite karşı sürdüğünüz her türlü yüzeysel ürünün de daha kolay emilmesini sağlamak için mükemmel bir yoldur.
KURU CİLT FIRÇALAMA: Selülit ve çatlak problemi olan ciltler için en etkili soyma tedavisi kuru cilt fırçalamadır. Bu tekniğin düzenli kullanımı sadece vücutta ölü ve ölmekte olan hücrelerin ortadan kaldırılmasını sağlamaz, aynı zamanda etkilenen bölgelerdeki kan akımını ve lenf sisteminin biriken toksinleri ortadan kaldırma kabiliyetini artırır. Kuru cilt fırçalama, düzenli uygulandığında inanılmaz faydaları olan basit bir tekniktir. Etki bölgesine ulaşabilmek için uzun saplı bir fırça gerekir. Ayrıca fırçanın keçi tüyü ya da sebze lifleri gibi doğal kıllardan yapılmış olmasına özen göstermelisiniz. Cildinizi günde bir kere tercihen banyodan önce fırçalamanızı öneririm. Fırçayı problemli bölgelerin üzerinde kalbe doğru bir ya da iki kere sürtün. Mesela basen ve popoda yukarıya doğru fırçalama yapın. Midede biraz daha nazik şekilde saat yönünde dairesel fırçalama yapın. Fırçalama seansınızı takiben yaptığınız duş veya banyonun ardından selülit ve çatlaklara karşı onarıcı bir serum gibi nemlendirici, canlandırıcı ve besleyici bir vücut bakım kremi kullanın.
UYARI: Duştan önce fırçalama yapıyorsanız duşta mekanik ya da kimyasal soyucular kullanmayın. Çünkü fazla miktarda soyucu madde cildi tahriş edebilir.

VÜCUDUNUZU BİR ELMA GİBİ DÜŞÜNÜN
Vücudunuzun bir elma olduğunu ve boynuzsu katmanın da kabuğu olduğunu düşünün. Elmayı ikiye kesip dış etkenlere maruz bıraktığınızda, kahverengiye dönüşüp buruşmaya başlar. Bunun sebebi serbest radikallerin verdiği hasardır. Aynı şey basit bir zedelenmeyle de ortaya çıkar. Cildiniz bütünlüğünü kaybetmemiş görünse de, içeride oluşan küçük delikler nedeniyle çarpılan bölgedeki bütünlük kaybedilir. Zedelenen bölge kahverengiye dönüşüp kurumaya başlar. Çok benzer bir şekilde vücut dokuları yeterli koruma ve antioksidan olmadan zarar görür, renk kaybına uğrar, nemsiz kalır ve kırışır. Kahverengiye dönüşmüş bir elmanın üzerine az miktarda limon sıktığınızda rengi tekrar beyaza dönüşür. C vitamini antioksidanının limon suyundaki yüksek yoğunluk oranı, elmanın maruz kaldığı serbest radikal hasarının önüne geçer.

NEMLENDİRİCİ KULLANIN

Ayrıca bütünlüğünü kaybetmemiş bir elma bile bir süre dışarıda durduğunda çürüyüp büzülür. Bunun nedeni ortadan kaldırılmadığında serbest radikal hasarının elmanın önemli su rezervinin dışarı sızmasına neden olmasıdır. Aslında elmayı zedeleyip kesmediğimizde bile çevre kendi üzerine düşeni yaparak cildinin zarar görmesine neden olur. Elmanın etrafına koruyucu bir vazelin tabakası sürerek bozulma süresini uzatmamız mümkün olabilir (özellikle de nemlendirici, antioksidan ve antienflamatuar etkili maddeler vazeline eklendiğinde). Cildinize uygulanan bir nemlendirici aynı şekilde çalışır ve aynı koruyucu anti-aging özelliklere sahiptir. Vücudunuzda ihtiyaç duyulan her bölgeye özellikle de selülit olan veya basen ve popo gibi selülit oluşumuna müsait görünen bölgelere her gün nemlendirici uygulamanızı tavsiye ederim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA