Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NEBİ MİŞ

Trump paradoksu ve üçüncü haftası geride kalan savaş

Sesli dinlemek için tıklayınız.

ABD Başkanı Johnson'ın Savunma Bakanı Robert McNamara, Vietnam Savaşı'nı "makul bir süre içinde" kazanacaklarını söylemiş. Sekiz yıl süren savaşı, ABD kaybetti.
Başkan George Bush'un Savunma Bakanı Doland Rumsfeld, Irak Savaşı başlamadan önce, savaşın süresi ile ilgili şunları söylemiş: "Çatışmanın ne kadar süreceği bilinmiyor. Altı gün sürebilir, altı hafta sürebilir; ama altı ay süreceğini zannetmiyorum." Yaklaşık sekiz yıl süren savaşın ABD'ye maliyetinin 3 trilyon doları aştığı biliniyor.
Trump'ın Savunma Bakanı (yeni adı Savaş Bakanı) Pete Hegseth ise İran savaşının seyri ile ilgili sorulan bir soruya tam olarak şu cevabı verdi: "Dört hafta diyebilirdik. Ama altı olabilir, sekiz olabilir, üç olabilir. Günün sonunda savaşın seyrini ve temposunu biz belirliyoruz." ABD ve İsrail'in İran'a başlattıkları savaşın üçüncü haftasını geride bırakıyoruz. Trump ve yönetiminin, İran'a başlattıkları savaşı nasıl durduracaklarını bilmedikleri için neredeyse her gün bir biri ile çelişen yeni bir açıklama yapıyorlar. Trump yönetimi, savaşın seyri ile ilgili stratejik bir açmaz içinde. Savaş giderek sistemik bir risk haline geldi. Küresel düzen ağır bir stres testinden geçiyor. Amerika'nın savaşları kolay başlattığı ancak bitirmede zorlandığı kabul gören bir yaklaşım. Çünkü, bir çok örnek bunu doğruluyor. Trump'ın, seçim kampanyalarında "sonsuz savaşları bitirme" sözü, öne çıkan temalardan biriydi. Amerikan toplumunda bu savaşlardan bıkkınlık, ve kendi ekonomilerine de büyük maliyet verdiği için Trump kampanyasının ana temasına "savaşları başlatmayacağım, var olanları durduracağım" söylemini yerleştirmişti. Irak, Afganistan müdahalesi ve Suriye'de Amerikan varlığı üzerinden geçmiş yönetimleri eleştirerek bu iddiasını tekrarlıyordu. Trump'ın bu vaadi ona yakın düşünce kuruluşları tarafından; ABD'nin rejim değiştirme savaşlarından uzaklaşacağı, maliyetli askeri angajmanları sonlandıracağı ve sınırlı güç kullanımın doğrudan ulusal çıkar temelli olacağı argümanları ile öne çıkarıldı.
Trump, "sonsuz savaşları bitiren" lider iddiası ile seçimleri kazansa da kendi iddiasından vuruluyor. Yeni bir sonsuz savaşa gidildiğine dair Amerikan toplumunda endişeler giderek artıyor. İsrail'in savaş planına sürüklenen Trump, yeni bir sonsuz savaşa gidilirse, bunun mimarı olarak görülecektir. Böyle bir durum gelecekte Trump paradoksu olarak tarihe geçebilir.
ABD açısından İran savaşının seyri, toplumun istemediği ama devletin çıkmadığı bir yöne doğru gidiyor. Yine ABD açısından bu savaş, geri çekilmenin maliyetli, sürdürmenin ise daha fazla maliyetli olduğu bir noktada.
Böyle olduğu için, gün geçtikçe ABD'nin tarihi bir kırılmanın eşiğinde olduğu analizleri yükseliyor. Zaman zaman dile getirilen Amerikan yüzyılının sonu tezlerinin bu defa gerçek olma ihtimalinin yükseldiği öne çıkan bir çok uluslararası ilişkiler kuramcısı tarafından gerekçeleri ile birlikte dile getiriliyor. Amerikan gücünün sanıldığı kadar olmadığı, hatta zayıflığının ifşa olduğu tezleri epeyce alıcı buluyor.
Şu anda hiçbir taraf kazanamıyor. Ama kimse de kaybetmeyi kabul etmek istemiyor. İran'ın vekil ağları zayıfladı. Ama hala Hizbullah bir kapasite kullanabiliyor. İran içten kırılgan olsa da rejim çökmedi. ABD'ye, körfez ekonomik modeline ve küresel ekonomiye etkili bir zarar verebiliyor. İran şu an zarar vermeye devam etse de savaş bittiğinde çok büyük bir kayıp, onarılması güç yıkım ve karşılanması yıllar alacak bir maliyetle yüzleşecek. İsrail hala teolojik saplantılarına, Ortadoğu'da çökmüş ve işlevsiz kalmış devlet düzenleri ile ulaşacağını düşünüyor. Savaşa devam etmek için her yolu deniyor. İsrail'in küresel bir sorun olduğu, bu savaş sonrası daha çok dile getirilecek. Makul Yahudiler ve aklı başında İsrailliler, mevcut yönetimin saplantılı teolojik amaçlarının kendilerine de yük olduğunu bu savaş sonrası daha iyi anlayacaklar.
Not: Tüm okuyucularımızın Mübarek Ramazan Bayramı'nı tebrik ederim.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.