Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Belçika'nın Bütçe Bakanı'nın "devlet iflas durumunda" açıklaması, küresel kriz sonrası oluşmaya başlayan yeni ekonomik düzen hakkında ipuçları taşıyor.
Bakan Guy Vanhengel; "Belçika bir anonim şirket olsaydı iflas beyanı durumunda kalırdı. Devlet bütçesinin analizi bunu gösteriyor. Tek fark şu ki kamu sektöründe iflas beyan edilemiyor" diyerek çok katı tedbir talebine gerekçe yaratıyor.
Belçikalı Bakan'ın söylediği hal, 90'lı yıllardaki Türkiye'nin tanımı gibi.
Demirel'in "kim ne verirse 5 fazlası" popülizmiyle iktidarı ele geçirmesi ardından erken emeklilik ile sosyal güvenlik sistemi dinamitlenmişti. Prim affıyla ödeyenler enayileştirilmiş, "bu ülkede vergi verecek kadar enayi değilim" düsturundakilere "kamu bankaları emanet" edilmişti.
Eğer Türkiye bir anonim şirket olsaydı, çoktan iflas etmiştik. Ama tıpkı KİT'lerimiz gibi iflas edemedik.
Fakat iflas yerine bir ülkenin iflası sayılabilecek büyük ekonomik krizler yaşadık. Çiller zamanında yüzde 156 enflasyon ile ekonominin % 40'ını gördük, 1998 küresel çöküş sonrası Anadolu Kaplanları'nın iğdiş ettik ve 2001 Krizi'yle de ölümün eşiğine sürüklendik.
Peki ülkeler hiç mi iflas etmemiştir? Bakan Guy Belçika'nın bugünkü "iflas" durumunu, Fransa'nın 1789'da, Rusya'nın 1917'de, ihtilal dönemlerinde yaşadıklarına benzetiyor. Arjantin'in 2001-2002 döneminde, Rusya'nın 1998'de dış borç ödeyemediklerini hatırlatıp "anonim şirket" görünümündeki Belçika'nın ortaklarına mesaj veriyor; "Valonya, Brüksel ve Flandr yerel hükümetleri, batarsak hep birlikte batarız, ayağınızı denk alın."
Belçika'dan bize ne? Bizimle ilgisi, 1990'ların Türkiye'sini "anonim şirkete çeviren iştahı yüksek ama aklı kıt" koalisyonlara benzetmek mümkün.
Fakat diğer bir benzeşme, "krize kafa tuttuk" efelenmesini abartan ekonomi yönetiminin artan bütçe açığına bakışında yatıyor.
Her şeyin artık ortada olduğu ve bilgiye ulaşmanın "imtiyaz olmaktan çıktığı" bu dünyada, yöneticilerin ağzından çıkanı, kulaklarının iki kez duymasında fayda var.
Zira bir ekonomi bürokratının oluşturduğu kararı yargılayacak kadar bilgiye, beceriye ve daha da önemlisi "karar destek süreçlerine" sahibiz. Küresel krizin bazı afra ve tafraları da alaşağı ettiğini akılda tutmakta fayda var.
Yönetimlerin "haber aldım, yıl sonunda küresel kriz bitiyor" gibi açıklamaları, bakan kimliğiyle sarf edilmiş olsa bile değer-ciddiyet taşımıyor. Sorun, yönetimlerin, dünyanın "bilgi temelli" bir çağa ulaştığını algılamayışında.
Belçika Bütçe Bakanı'nın "devletler iflas edebilse müflistik" açıklaması, daha çok tartışılacak. Bizim Bütçeden sorumlu Bakanımızın Cakarta'dan yaptığı açıklamalar, en azından bütçe konusunda "köklü tedbirlerin alınması gereği" üzerine kurulmuş. Paketlenmişi veya açıktan verilmişiyle toplamda 80 milyar lirayı bulan ekonomik tedbirlerin Bütçe'ye getirdiği baskı, ister istemez bazı adımların atılması şartını getiriyordu zaten.
Vergiler, akla gelen ilk tedbir. Zam ise ikinci bildik enstrüman. Kamunun ekonomideki ağırlığının azalmasıyla birlikte kamu kaynaklı zam repertuarımız nispeten küçülmüş durumda. Ama vergi salma yetkisi, ulus devletin en güçlü enstrümanı olmayı sürdürüyor.
Varlık vergisinde süre uzatımından, yerel yönetim harcamalarına denetime, sağlıkta çok ciddi tasarruftan, kamuya çekidüzen vermeye dek uzanan koridorda yeni adımlar atılacak.
Amaç, bütçe dengesini yeniden oluşturmak. Zira bir ülke ekonomisinde işlerin nasıl gittiğini anlamak için bütçeye bakmak kafi. Her ne kadar Bağımsız Türkiye Komisyonu; "Türkiye'nin bütçe açığı ve borç stoku Maastricht kriterlerine uygun" dese bile küresel krize karşı gösterdiğimiz dayanırlığa "sonsuza dek bel bağlamak" akla yakın görünmüyor. "Ben 2001 krizinde şerbetlendim" mantığıyla "bize bir şey olmaz" saplantısı, terk edilesi bir kötü tutumdur. Bu, yalnızca hükümetler için de geçerli değildir. Bugün "çoktan ölmüş ama gömülememiş" özel sektör firmalarımız için de geçerlidir.
İflas edememe zaafı, iflastan daha büyük yıkım olabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN