Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye günlerdir, siyasi parti liderlerinin mal beyanı verip vermeyeceklerini tartışıyor. Bu tartışmadan nasıl bir sonuç çıkacağı henüz belli değil. Türkiye bu tür tartışmaları sık sık yaşıyor ve ne yazık ki bir sonuç alınmıyor. Oysa artık bir son nokta konulmalı.
Bu konuda en dikkat çekici noktalardan biri de yerel yönetimler. Yerel yönetimler 'şaibeli servet' edinmenin ve siyaseten yükselmenin en önemli aracı. Özellikle İstanbul'un son 20 yıllık belediye tarihi, bu açıdan çok çarpıcı örnekler sunuyor. Bunlardan biri ünlü İSKİ Skandalı, diğeri de o dönemin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyaseten başbakanlığa kadar yükselmesi.
Kısaca yerel yönetimler siyaset açısından ciddi önem taşıyor. Bu önemi daha da anlamlı kılan bir başka olgu da AB süreci. Bu süreç yerel demokrasinin gelişmesini ve yönetimde şeffaflığı zorunlu kılıyor. Belki de bu gelişme, yani yerel demokrasinin gelişmesi, Türkiye'de genel demokrasinin de bir yaşam biçimi haline gelmesine yol açacak.
Bunun yolu da belediye başkanlarının halka hesap verme alışkınlığının yerleşmesiyle mümkün.
İşte bunun için öncelikle belediye başkanlarının mal beyanlarını açıklaması gerekiyor.
Biz bu konuda şeffaf başkanları burada açıklamaya hazırız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA