Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Referandum süreci, siyasetin dilini sertleştirirken ayrışmayı da hızlandırıyor. Bu ayrışmanın en yoğun yaşandığı parti ise CHP. CHP'de hem yeni bir yönetim, hem de derin bir referandum sancısı yaşanıyor. Baykalcı milletvekilleri rahatsız...
Referandum'da eski Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Eşref Erdem gibi "Evet" diyenlerin sayısı artıyor. Görünen o ki bu süreç daha da hızlanacak. Çünkü CHP'nin "hayır" yaklaşımı CHP'lileri ikna etmiyor. İşte onlardan biri daha, CHP eski MYK üyesi Sırrı Özbek. Özbek gelinen noktayı şöyle değerlendiriyor:
"Siyasetin bu kadar gerginleştirilmesine gerek yoktu. CHP'nin iki maddeye olan itirazı kısmen de olsa Anayasa Mahkemesi tarafından düzeltildi. Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir yetkisi olmamasına rağmen, itiraz edilecek yerler ortadan kalktı. Bu noktadan sonra CHP'nin böyle katı hayırcı bir tavır takınmasını doğru bulmuyorum. Zaten diğer maddeler, CHP'nin de katıldığı maddelerdi. Özellikle asker ve sivil bürokrasinin siyaset üzerindeki vesayetini azaltan maddeler çok önemli."
CHP çevresinde en çok tartışılan 12 Eylül'le ilgili geçici 15. maddenin kaldırılması konusunda ise hukukçu olan Özbek şöyle diyor:
"Bir kere 15. maddenin kaldırılması çok önemli. Yargılama sonraki iştir. Eğer yargıçlar insanlığa karşı işlenmiş suç kavramı içinde görürlerse, şikâyetçi de varsa elbette yargılanırlar."
Özbek'e, yürütülen referandum kampanyasını da soruyorum. İşte cevabı:
"CHP yönetimi 'hayır'ı bir siyaset stratejisi olarak kabul etti. Buna iyi hazırlanması gerekirdi. İyi hazırlanamadığı için Anayasa tartışılmıyor daha çok hükümetin yaptıkları tartışılıyor."
CHP içinde ve çevresinde en çok tartışılan konulardan biri de Eşref Erdem'in ihraç için disiplin kuruluna verilmesi kararıydı. Peki, bu bir CHP'li için ne anlama geliyordu? Özbek şöyle diyor:
"Bu çok vahim bu olay. Değerli bir arkadaşımızın konuşma özgürlüğünün elinden alınması büyük bir hatadır. Anayasa oylamaları mecliste yapılırken parti grupları milletvekillerini bağlayıcı karar alamıyor. Her milletvekili serbest olarak istediği şekilde oyunu kullanabilir. Sen grupta alamadığın kararı referandumda hiç alamazsın."
Açılım sürecinde gündeme gelen "Dersim gafı"nın yanlış olduğunu, partinin MYK toplantılarında da dile getiren Sırrı Özbek, acaba bugün meydanlarda süren Dersim tartışmasına nasıl bakıyordu? Modern ülkelerin sorunlarıyla yüzleştiğini söyleyen Özbek, Türkiye'nin de bunu yapması gerektiğini belirtip şöyle diyor:
"CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Dersimli kimliği taşıyor. Bu Türkiye siyaseti açısından çok önemli. Türkiye kendi geçmişinde yaşanan olaylarla da yüzleşmekten kaçamaz. Sayın Kılıçdaroğlu orada olanları en iyi bilenlerden biri. O trajediyi dinlemiş ve hissetmiştir. Böyle bir olay olmamış gibi davranamaz. 'Ben daha doğmamıştım' demesi anlamsız. Ben de İstanbul'un fethinde doğmamıştım ama nasıl fethedildiğini biliyorum. Modern ülkeler sorunlarını yüzleşerek çözüyor. Biz de böyle yapmalıyız."
Eski CHP MYK üyesi Özbek'e son olarak çok tartışılan ve bugünlerde ateşkes sürecine giren Kürt meselesinde CHP'nin ne yapması gerektiğini soruyorum. Sözü uzatmadan cevap veriyor:
"Bu saatten sonra ne raporu? Türkiye 30 yıldır bu sorunu tartışıyor. Sadece biz de değil, AB, ABD hatta dünya tartışıyor. Adama 'günaydın' derler, artık rapor mu kalmış, 40 bin kişi ölmüş. Geçen yıl açılım gündeme geldiğinde içi boş denildi. Ben de MYK tartışmalarında John Lennon'un bir sözünü hatırlattım; 'Biz hayata dair planlar yaparken, hayat akıp gidiyor.' Kürt meselesi bizim açımızdan böyle bir noktaya geldi. Daha fazla gecikmeden demokrasi içinde çözüme katkı sunmalıyız."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA