Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Referandum sonrası MHP'de tam bir deprem yaşandı. Henüz sarsıntıları sürdüğü için yönetim farkında değil ama bu depremle MHP'nin ciddi bir seçmen kaybıyla karşı karşıya olduğu çok açık. Daha önce de yazdım, MHP milliyetçi-muhafazakâr bir seçmen kitlesinden besleniyor. Türkiye'deki sistem mücadelesi bu kitleyi de bir tercihle karşı karşıya bıraktı: Ya statükoyu savunan laikçidevletçi partiler yanında yer alacaktı ya da toplum eksenli partiler yanında...
Bu kaçınılmazdı. MHP yönetiminin son dönemde önce "demokratik açılım" sürecine, sonra da referandum paketine "yıkım projesi" diyerek sert bir dil kullanması bu ayrışmayı daha da netleştirdi.
Bu konuda bir MHP ve CHP kardeşliğinden söz etmek hiç de yanlış değil. Her iki parti de statükonun sürmesinden yanaydı ve ortak noktaları da "devlet"ti.
CHP'nin devlet partisi algısı zaten vardı. MHP ise referandumdaki tavrıyla bu algıyı pekiştirdi.
İşte MHP'de yaşanan depremin asıl nedeni de bu "devlet partisi" algısıdır.
Yıllardır milliyetçi-muhafazakâr tabandan beslenen MHP, AK Parti karşısında "laikçi-devletçi" yapıya sahip çıkarak muhafazakâr tabanıyla karşı karşıya geldi.
Bir anlamda Büyük Birlik Partisi'nin topluma dayalı milliyetçiliği yerine, devlete dayanan milliyetçiliği tercih etti. Ve bugünkü noktaya geldi. Aslında bu değişimin ipuçlarını 29 Mart Yerel Seçimleri'nde CHP-MHP arasındaki oy kaymaları da gösterdi. Kıyı şeridi ve İstanbul gibi merkezlerde büyük oranda CHP adaylarına MHP'liler, MHP adaylarına ise CHP'liler oy vermişti. Ancak bu proje referandumda tutmadı. MHP'nin özellikle Anadolu'daki muhafazakâr tabanı, AK Parti'nin sıcak mesajları, Gülen Hareketi'nin çabası ve Büyük Birlik Partisi'nin çalışmasıyla "hayır" değil, "evet" dedi. Burada önemli olan bir nokta da bu oyların kalıcı olma ihtimalidir. Orta Anadolu ve Karadeniz kıyılarındaki MHP oyları AK Parti ve BBP'den geri dönmeyebilir. Aynı tehlike kıyı şeridinde ve büyük kentler için de geçerli... CHP'ye giden MHP oyları da büyük olasılıkla geri dönmeyecek. Mersin'den eski bir MHP'li şöyle diyordu:
"Ben Mustafa Kemal Cumhuriyeti'nin değişmesini istemiyorum. Bunun için yeniden siyasete dönüp mücadele edeceğim. Yerim de CHP olacak..."
Böylece belki de zaman zaman söylediğimiz iki partili yapı da gerçekleşmiş olur; Cumhuriyetçiler ve demokratlar..

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA