Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçen yılın sonbaharında bugün CHP Parti Meclisi üyesi olan Dr. Muhammet Çakmak'la birlikte İzmir ve Didim'e giderek 12 Eylül referandumunda "hayır" oyu veren "kıyılarda" yaşayanların siyasi ruh hallerini anlamaya çalıştık.
Sosyologların "Endişeli Modern" olarak nitelediği bu kesimlerin iki önemli "endişesi" vardı: Şeriat ve bölünme korkusu...
Devletin yıllardır "siyasal öcü" olarak kullandığı bu iki korku, son 15 yılda siyasi partiler ve kurumlar vasıtasıyla sokağa indirildi, kıyıları ve kent merkezlerini kuşattı.
Bir anlamda ülkenin "okumuş, kentli ve laik" kesimleri görünür hale gelen dindarlar ve Kürtlere karşı bir siyasi pozisyona itildi.
Bu durumun tıkanan siyasetin değişmesi önünde nasıl bir engel oluşturduğunu en çarpıcı biçimde, Metropoll Araştırma Şirketi'nin son "Endişeli Modernler" araştırması gösteriyor.
Araştırma 12 Eylül Referandumu'nda büyük oranda "hayır" oyu veren 22 ilde yapıldı.
Seçim sürecine giren siyasi partilere ışık tutacak bu araştırmanın verileri birkaç gündür tartışılıyor.
Birkaç veriyi tekrarlamakta yarar var. Bu illerin ortak kaygısını şu soru yansıtıyor: "Türkiye'ye şeriat gelmesinden korkuyor musunuz?" Evet yüzde 76.9...
Şimdi de şeriatın gelmesinden bu kadar yüksek düzeyde korkanların önlem olarak ne önerdiklerine bakalım.
Araştırmacılar bu sorunun cevabını "Endişeliler demokrat mı?" başlığı altında veriyor:
İki önemli soru var:
Bir: Ordu laikliğin garantörü müdür? Evet, yüzde 71.7. İki: Gerektiğinde asker yönetimi ele almalı mıdır? Evet, yüzde 58.1...
Gördüğünüz gibi endişeli yurttaşlar "şeriat korkusunu" önlemek için siyasete değil, orduya başvuruyor. Araştırmacılar bu durumu şöyle yorumluyor:
"Bu iki soruya endişelilerin verdiği cevaplar bu kesimlerde 'derin militarist' bir eğilimin olduğunu göstermekte, 'demokratlıkları' hakkında kuşkular yaratmaktadır."
Bu sonuçlar Türkiye'de neden güçlü bir siyasi muhalefet yaratılamadığının da ipuçlarını veriyor.
Aslında araştırmaya göre endişeliler tek tip değil.
Önce normal ve derin endişeliler olarak ikiye ayrılıyor. Ama ağırlık derin endişelilerde...
Kültürel ve sosyal tutum açısından ise şöyle bir sıralama var:
Endişelilerin yüzde 59'u modern, yüzde 41'i tutucu...
Ama en çarpıcı ayrım, demokratlık ve militarizm ekseninde ortaya çıkıyor. Endişelilerin yüzde 70'i militarist, yüzde 30'u demokrat...
Peki, bu sonuç ne anlama geliyor? İşte araştırmacıların yorumu:
"Sonuçta endişeliler arasında en büyük grup 'tutucu-militarist'lerden oluşmaktadır. Kısaca 'endişe', tutucu ve militarist bir tepki yaratmış görünmektedir. Endişeliler, endişe kaynaklarının ortadan kaldırılması için orduya bakmakta, tutucu sosyal kodlara sığınmaktadırlar. Bu da endişelilerin ne 'modern' ne de 'demokrat' olduğu iddialarını güçlendirmektedir."

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA