Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Güvenlikçi zihniyeti sürdürmenin bedelini Türkiye toplumu yıllardır ödedi, halen de ödüyor.
KCK'ya yönelik operasyonların giderek boyutlanması sadece siyasette değil, medyada da sert tartışmalara yol açmıştı.
KCK'nın kapsama alanındaki herkesin tutuklandığı bir süreçti bu... Prof. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nun tutuklanmaları bu nedenle çok tartışıldı.
O operasyonların gereğine çok sayıda insan inandı. Ve güvenlikçilere sonuna kadar destek verildi. Onlar da önüne geleni tutukladılar.
Bu arada tabii KCK içinde görev yapan MİT'çileri de ihmal etmediler. İlk defa bir siyasi operasyonda devletin bir başka kurumuna ait kişiler, kurumun itirazına rağmen tutuklandı.
İşte bugün karşımıza çıkan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı, eski Müsteşar Emre Taner'i bile "şüpheli" konumuna düşüren süreç böyle başladı.
O dönemde güvenlikçilerin tezi şuydu: "Bildiğiniz gibi değil... Paralel bir devlet yapısı var."
Onlarca yüzlerce insan tutuklanıp cezaevlerine konuldu. Ortada ne bomba ne da tek silah vardı. Güvenlikçi bürokrasi bu tezi öylesine güçlü savundu ki, herkes KCK'nın "paralel devlet" olduğuna inandı. Ne gariptir, içinde de MİT mensubundan geçilmeyen "paralel" bir devlet...
Aynı yaklaşımı PKK-KCK içindeki şahinler de yaptı. Onlar da demokratik özerklik ilan edip, devrimci halk savaşı başlatacaklardı. Hatta Arap Baharı benzeri bir Kürt baharı yaşatacaklarından söz ediyorlardı.
Ne oldu peki?
Aslında MİT de, Emniyet güçleri de KCK denilen örgütlenmenin bir "ayaklanma"yaratacak gücünün olmadığını biliyorlardı. Daha doğrusu bölgedeki Kürt halkının bu tür bir ayaklanmaya sıcak bakmayacağı, oy verse bile destek vermeyeceği çok açıktı.
Bu gerçeğe rağmen, güvenlik bürokrasisi KCK tutuklamalarını artırarak, PKK'nın şahinleri de 15 Temmuz'da Silvan saldırısıyla çatışmayı yükselterek, bir tek şey yaptılar: Barış sürecini sabote ettiler. Hatırlayın, ilk plastik kelepçeli KCK operasyonlarını... Oslo görüşmelerine rağmen o süreç durdurulamadı.
Kim kazandı? Türkiye'nin kazanmadığı çok açık... Sivil siyasetin barış iradesine taş koyan bu zihniyetin geç de olsa görülmesi barışa dair umudu artırıyor.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA