Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

'Başbakan sert, BDP ise çanak tutuyor'

Son dönemin en kritik eylemi açlık grevleri... Bu eylemin talepleri ne kadar insaniyse yürütülüş biçimi de o kadar sert ve konjonktürel siyasete endeksli...
Önceki gün bu sorunla başından beri ilgilenen ve "Diyalog Grubu" üyeleri arasında olan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu ile konuştum.
Siyaset dilinin gerildiği bir süreçte sivil toplum örgütü lideri Bedirhanoğlu daha yatıştırıcı bir dil kullanıyor ve hükümeti de Kürt siyasetini de makulde buluşmaya çağırıyor.
Ne kadar etkili olur bilinmez ama söylediklerinden herkes payına düşeni almalı.
"Açlık grevlerinin birçok şeyi tıkayabileceği" kaygısı taşıyan Bedirhanoğlu, süreci başından sonuna kadar izleyen biri olarak hükümetle ilgili şu tespiti yapıyor:
"Başbakan sert konuşuyor. Ama Adalet Bakanı çok sıcak yaklaşıyor. Bir süre önce randevu talep ettik kabul etti ve 3 saat görüştük. Bu görüşmede bakan Kürtçe savunmayla ilgili bir taslağı bakanlar kuruluna getireceğini taahhüt etti. Çıkışta da açıklama yaptı. Bakanı çok olumlu ve iyi niyetli gördüm. Öcalan'la görüşmeyle ilgili de sıcak yaklaştı."
Diyalog Grubu önce hükümetle, sonra da BDP'yle görüştü. Bedirhanoğlu BDP ile görüşmeyi anlatırken "kişisel görüşümdür" diyerek şu tespiti yapıyor:
"BDP bu açlık grevleriyle hareketlendi. Bu nedenle biraz da çanak tutuyor bu işe... Ben bu tür yaklaşımların doğru olmayacağını söyledim. Hadi işçilerin grevi makul karşılanıp desteklenebilir ama açlık görevini teşvik etmek, desteklemek doğru değil.
Dolayısıyla bu yaklaşım nedeniyle bir tıkanıklık var."

Çözümün adresi Başbakan
Diyarbakır'dan yükselen bu sivil ses, BDP'nin biraz daha talepleri dengeleyici bir tavır takınmasını istiyor ve çözüm adresi olarak da Başbakan Erdoğan'ı gösteriyor...
"Çözüm başbakanın bağımsız avukat girişimine sıcak bakmasındadır. O bir değişim yaratır. Biz yanlışlar üzerinden değil olumlu adımlar üzerinden olaya bakıyoruz. Şu da açıktır ki BDP bu işe çanak tutuyor, teşvik ediyor ve siyaset yapıyor. Başbakan da bunun farkında ters davranıyor. Oysa bu sertleşmenin kimseye faydası yok."
Sonuç olarak Bedirhanoğlu tüm olumsuz söylemlere rağmen son günlerde iki tarafta da olumlu hava estiğini söylüyor ve olumluluklar üzerinden yürünmesini istiyor.
İşin doğrusu AK Parti'nin Kızılcahamam Kampı'nı, MHP ve HAKPAR kongrelerini izlemek için geldiğim Ankara'da da hava bir hayli olumlu...
Bir anlamda Kürt siyasetinin "biz alırız" dayatması da hükümetin "biz veririz" diretmesi de yumuşuyor.

Kasımda iyi şeyler olacak

BDP'nin de desteğiyle yaşları küçük çocukların açlık grevine son verilmesi, büyük olasılıkla Kürtçe savunmayla ilgili yasa taslağının pazartesi Bakanlar Kurulu'nun gündemine gelmesi, Başbakan'ın bir kez daha Öcalan'ın ailesiyle görüşebileceğine vurgu yapması havayı değiştirecek şeyler...
Dahası var, kasım başka olumlu gelişmelere de gebe... Bu ayın ortalarına kadar 4. yargı paketi de Meclis'e geliyor.
Yeni yasayla temel kriter "şiddet" olduğu için başta KCK davasından tutuklu gazeteciler olmak üzere çok sayıda insanın özgürlüğüne kavuşması mümkün olacak.
Türkiye belki yavaş değişiyor ama değişiyor. Gerçek şu ki, değişimi hızlandırmak da yavaşlatmak da şu aşamada pek mümkün görünmüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA