Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yönetimde "liyakat" seçimlerde de ağırlıkla "kadın aday" konusunda çok iddialı şeyler söylüyor ve onları da iktidara karşı bir argüman olarak kullanıyordu.
Ama her iki konuda da bu yerel seçimlerde deyim yerindeyse sınıfta kaldı. Ne liyakate önem verdi ne de kadınlara...
Özellikle CHP'li kadınlar tam bir hayal kırıklığı yaşadı. Oysa seçimlere aylar kala CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, esip gürlüyor. gittiği her yerde yerel seçimlerde çok sayıda kadın aday gösterileceğini söylüyordu. En son 5 Aralık 2018'de hem de kadın hakları gününde şöyle diyordu:
"En büyük arzum bu yerel seçimlerde kadın belediye başkan adaylarının fazla olmasıdır."
Peki, ne oldu? Tek kelimeyle hüsran... Kendi yetkisini bile erkekler için kullandı. İstanbul'da büyükşehir dahil 40 belediye başkanından sadece 1 ilçede CHP kadın aday gösterdi. O da kazanma ihtimali olmayan Eyüpsultan'da... Durum İstanbul'da erkekler 39, kadınlar 1...
Şimdi ne diyor: "Kadın arkadaşlar da erkek aday isimlerini öneriyor."
Yani suç kadınların... Onlar erkekleri önermese Kılıçdaroğlu listeleri kadınlarla dolduracak. Hem tersini yapıyor hem de buna sahiden inanıyor. İnanıyor ki bakın daha 2014'te "Erkekler kusura bakmasın, siyasette kadınlar daha cesur" diyor ve şu "müthiş tespiti" yapıyordu:
"Bunu neden söylüyorum biliyor musunuz? Yüzde 100 seçim garantisi olan yerlerde erkekler birbirini yiyor ama kadınlar gidiyor en zor olan yerde 'ben aday olacağım' diyor. Partinin yeni yüzlere ihtiyacı var. Gençlere, kadınlara ihtiyacı var."
Hadi İstanbul böyle de o çok övünülen Türkiye'nin en "aydınlık" kenti İzmir'de durum farklı mı?
Burada 5 kadını belediye başkan adayı gösterirken CHP sadece 2 kadını aday göstererek İzmirli kadınları şoke etti. İzmirli veya İstanbullu kadınlar buna nasıl tepki verir bilemem ama bu konuda sınıfta kalan bir isim daha var; CHP'nin İstanbul il başkanı Canan Kaftancıoğlu.
Kaftancıoğlu kadın ve gençleri aday yapma konusunda hepsinden çok daha şahindi. İstanbul'da 4 Ekim 2018'de şöyle diyordu:
"Bilimsel yöntemleri de kullanarak ortak akılla İstanbul'u kazanacak adaylarımızı belirleyeceğiz."
Havaya bakar mısınız?
Hem "bilimsel yöntem" kullanılacak hem de "ortak akıl" devreye girecek. Böyle olunca da ortaya muhteşem şu tablo çıkacak: "Bu seçimlerde kadınların ve gençlerin temsiliyeti de her zamankinden daha yüksek olacak. Yerel seçimlerde partimizin uyguladığı kotaların çok üstünde kadın ve genç adaylarımız olacak."
Sonuç; 39'a 1... Erkeklerin koltuk hırsı parti içi demokrasi gibi kadın kotasını da ayaklar altına alırken Allah için Kaftancıoğlu da direndi. Ama hemcinsleri için değil, erkekler için... Hem de istifayı bile göze alarak. Daha ne olsun. Gördüğünüz gibi CHP'de yaşanan onca iç kavga ve kaosun yarattığı hüsrana, bir de sandıkta nasıl tepki verecekleri belli olmayan kadınların aday yapılmaması eklendi.
CHP'deki bu duruma Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADEM) de pek tepki vermedi, sadece DSP'yi ziyaret edip yeni bir kapı aralamakla yetindi.
Bu tabloyu görüp de hala "AK Parti neden kazanıyor, CHP neden kaybediyor?" diye soran var mı acaba?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN