Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

6’lı masanın ‘sivil darbe’ planı

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Muhalefet partilerini bir araya getiren 6'lı masadan tek aday mı çıkacak yoksa tek tek aday mı olacaklar belli değil. Belli olmayan sadece aday da değil. Ortada umut verecek bir program olmadığı gibi 6 partiyi bir arada tutmak için uydurulan "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" konusunda da bir netleşme yok.
Daha vahimi, önerileriyle mevcut başkanlık sistemini açık bir "sivil darbeye" dönüştürme hesapları.
Çünkü bir yandan otoriterleştiğini ileri sürdükleri AK Parti iktidarına karşı "sivil" bir iktidar oluşturacaklarını söylüyorlar, öte yandan ortak cumhurbaşkanı adaylarının 6'lı masaya bağlı "talimatla" çalışacağını...
İktidar hırsı gözlerini o kadar bürümüş ki, kuracakları yapının ne anlama geldiği üzerinde düşünmüyorlar bile...
Şu tabloya bakın, en az yüzde 50 artı bir oyla cumhurbaşkanı seçileceksiniz ama atacağınız her adımı 6'lı masaya soracaksınız. Siyasi iradeniz olmayacak. İşin belki de en garip tarafı bugün 6'lı masayı oluşturan o liderlerin, seçim sonrası hangi pozisyonda olacakları. İçlerinden birinin cumhurbaşkanı olduğunu varsayalım, peki diğer 5'i ne olacak? Milletvekili mi, cumhurbaşkanı yardımcısı mı, başbakan veya bakan mı yoksa "politbüro" üyeleri mi?
Kafalar o kadar karışık ki bazen o liderler bakan oluyor, bazen bakan olacaklar dışarıdan atanıyor.
Tam bir curcuna... Aslında milletvekili olsalar bakan olamayacaklar, istifa edip bakan olsalar atanmış olacaklar.
Ama her ihtimalde seçilmiş cumhurbaşkanı "talimatla" iş yapacak. İster bakan, ister milletvekili olsunlar, ülkeyi, 6'lı hatta HDP'yle birlikte 7'li masayı oluşturan "politbüro" üyeleri yönetecek...
İşte buna gerçek anlamda "sivil darbe" denir.
Ülkeyi yönetmekte anlaşıp anlaşamayacakları bir yana, bu fotoğraf bile kendi içinde derin bir çelişki barındırıyor. Böylece geçmişte CHP ve aydınlarının, sağ siyasi aktörleri itibarsızlaştırmak için kullandıkları "sivil darbe" gerçeğini bizzat CHP yerine getirmiş olacak. Yakışmıyor da değil.
Bu arada şunun da altını çizelim: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne göre, cumhurbaşkanıyla birlikte gelen valiler, rektörler ve genel müdürlerden oluşan 1000'i aşkın üst düzey kadro, kararname gereği seçim sonrası istifa etmek zorunda. Bu aslında bürokraside yapılan en büyük reformlardan biri. Artık "Emret başbakanım veya bakanım" diyen ama bildiğini okuyan, gitmemekte direnen bir bürokrasi yok ve iktidarlar kendi kadrosuyla gelip kendi kadrosuyla gidecek.
İşin en ilginç tarafı da buna en çok karşı çıkan 6'lı masanın bunu çok sevmesi ve bürokrasiye atanacakların listesini şimdiden hazırlaması. Fondaş bir medya aynen şu haberi veriyor:
"Yaklaşık 1200 kişinin yerine kimlerin geleceğine yönelik listeler hazırlandı."

***


MUHİTTİN BÖCEK'İN CUMHURBAŞKANI ADAYI KİM?
İster oyalama taktiği, isterse rekabet deyin, 6'lı masadaki adaylık kavgası bitmiş değil. Bırakın 6'lı masayı, daha CHP içinde bile İmamoğlu vazgeçmediği için adaylık gerilimi sürüyor. Ama Kılıçdaroğlu'nun bir adım önde olduğu da bir gerçek. Öyle ki, dün İmamoğlu'nu öne çıkaranlar bugünlerde tek tek geri adım atıyor. CHP'lilere göre bu isimlerden biri de Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek... CHP kulislerinde bugün "Gönlümüzün adayı Kılıçdaroğlu" diyen Böcek'in daha önce CHP'li 11 büyükşehir belediye başkanının yaptığı bir toplantıda İmamoğlu'nu şöyle karşıladığı söyleniyor:
"Hoş geldiniz sayın cumhurbaşkanım."
Acaba Böcek fikir mi değiştirdi yoksa espri mi yaptı?

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA