Bir süredir CHP'li siyasetçileri, yandaş avukatları ve fondaş medya mensuplarını çılgına çeviren bir iddiayı ısrarla yazıyorum. Kamuoyunda çok tartışıldığı için 15 Aralık'ta bu köşede yayınlanan gazeteci Enver Aysever'in, Silivri Cezaevi "revirinde" karşılaştığı tutuklu "suç örgütü lideri" Ekrem İmamoğlu'na söylediği o sözü bir kez daha hatırlatayım:
"Çek kirli elini, hırsızların elini sıkmam."
O günden sonra siyasetçisi, avukatı, medya mensubu, hatta onlarca CHP trolü çılgına dönmüşçesine "yalan" diye saldırıya geçti ve kolektif bir "yalan" kampanyası başlatıldı. Başta Halk TV olmak üzere bütün fondaş medya da o yalanı sarıldı.
İlk yalan çıkışı yapan da Murat Ongun'un avukatı Yiğit Akalın'dı.
Halk TV bu yalan tanıklığı izleyicisine şöyle duyuruyordu:
"Dün ben görüşürken Aysever ta baştaydı. Sayın Ekrem İmamoğlu, geçmiş olsun diye bağırdı. O da ayağa kalkıp kapısını açıp sesin ulaşması için, 'Sağ olun başkanım sizlere de' dedi."
Avukatın pervasızlığına bakar mısınız, rahat rahat yalan söylüyor. Siyasi aktörler ve gazeteciler de o "yalana" inandı. Öyle olmasaydı, canlarını yakan ve gerçeği yansıtan o sözleri "yalanlaması için" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri Cezaevi'ne gidip Aysever'le görüşmezdi. Ama ilginçtir Aysever'in Özel'e verdiği zehir zemberek cevap da onları durdurmaya yetmedi:
"Siyaset sadece hırsızları cezaevinden kurtarmak için yapılmaz. Bu kafayla gidersen korkarım ki senle yer değiştireceğiz..."
Bu sözler karşısında Özel dâhil siyasiler sustu ama daha büyük bir yalan için yine bir avukat devreye girdi: Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın "ünlü" avukatı Hüseyin Ersöz... Ersöz, Aysever'le görüşmeye gittiğini belirtiyor ve şöyle diyordu:
"Görüşmemizin bir anında bu konu da gündeme geldi ve Enver Aysever 'böyle bir olayın yaşanmadığını' ifade etti."
Savunma gibi kutsal görev yapan bir avukat bu kadar rahat ve aleni yalanı neden ve niçin söyler doğrusu anlamakta zorlanıyorum. Tabii avukat Hüseyin Ersöz'ün bu sözleri, yalan haberde sınır tanımayan Halk TV ve fondaş medyayı da harekete geçirdi.
Hepsi mal bulmuş mağribi misali; "Yandaş kalemden kurgu" ya da "Görgü tanığı avukat 'gözümle gördüm' diyerek gerçeği haykırdı" yalanına sarıldı ve gerçeği sakladı.
Oysa Avukat Ersöz gerçeğin farkındaydı ama avukat cinliği yaparak, "Böyle bir şeyin yaşanmadığını ifade etti" diyerek söylenen sözlere bir cevap vermiyor, buluşma anını kastediyordu. Anlayacağınız algıya oynuyor, "Hırsızın elini sıkmam" sözünü unutturmaya çalışıyordu. Oysa bu mümkün değildi, sözün sahibi Enver Aysever zaten sözünün arkasında durduğunu Özgür Özel'e verdiği cevapla göstermişti.
Şimdi gelin gerçek bir tanığa, Aysever'in gerçek avukatı Mikayil Dilbaz'a kulak verilim... Dilbaz, önceki gün akşam saat 20.14'te X platformunda "Kamuoyuna zorunlu açıklama" diyerek şunları paylaştı:
"Müvekkilim Enver Aysever ile yapmış olduğum görüşmede, sevgili meslektaşım Av. Hüseyin Ersöz'ün bugün yapmış olduğu açıklamanın tamamen asılsız olduğunu ve böyle bir diyaloğun aralarında geçmediğini beyan etmemi söyledi... Durumu bilginize sunarım.
Öte yandan ilgili konuya ilişkin bir başka sevgili meslektaşım Av. Yiğit Akalın da bu hususa ilişkin birtakım diyaloglara tanıklık ettiğini beyan etmiştir. Müvekkil E. AYSEVER bu konuya ilişkin olarak da böyle bir diyaloğun geçmediğini kamuoyuna duyurmamı talep etmiştir. BİLGİNİZE..."
CHP medyasının tanık diye gösterdiği iki avukatın, Hüseyin Ersöz ve Yiğit Akalın'ın söylediklerinin asılsız olduğunu, yani "yalan" olduğunu bizzat Aysever'in avukatı söylüyor, daha ne olsun.
Biraz utanma duygusu olanların dikkatine sunuyorum.
Başka sözüm yok. Nokta...