Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SOLİ ÖZEL

Komadan çıktı

Derin Amerika hükmünü verdi ve Başkan Bush'u yeniden Başkan seçti. Ohio eyaletindeki sayımın nasıl sonuçlanacağı konusundaki kısmi belirsizliğe rağmen Kerry'nin seçimi zorlaması kolay görünmüyor. Üç buçuk milyon oy farkıyla ülke çapında seçimi kaybettikten sonra avukatlar aracılığıyla meseleyi zorlamak Kerry'ye ve partisine bir şey kazandırmayacaktır. Daha doğrusu bu yöntemle seçimi kazanacak bir Kerry yönetiminin meşruiyet eksikliği aşılamayacak boyutlara varır.
Bu seçimler vesilesiyle dünya kamuoyu ile Amerikan kamuoyu ve seçmenleri arasında bir ortak dil bulmanın zorluğu da ortaya çıktı. Amerikan seçmenleri, ekonomik sıkıntılara, yöneticilerinin kendilerine yalan söylediğinin anlaşılmasına, Irak'ta işlerin çok kötü gitmesine rağmen Bush yönetimini destekledi. Ya korkularına teslim oldu, ya da teröre karşı savaş bağlamında dere geçerken at değiştirilmez hesabıyla hareket etti. Dünyanın tepkilerini umursamadığını, kendi haklılığına ve amaçlarının doğruluğuna olan inancını herşeyin üzerinde tuttuğunu gösterdi.
Seçimin böyle sonuçlanmasının anlamı üzerinde detaylar ortaya çıktıkça daha epeyce söz söylenecektir mutlaka. Kesin olan Başkan Bush'un başkanlığının üzerinde artık bir meşruiyet eksikliği gölgesinin kalmadığıdır. Seçmenden onay almış bir Bush yönetimiyse özellikle iç siyasetteki programını uygulama konusunda herhangi bir engel tanımayacaktır. Zaten hem Temsilciler Meclisi'nde, hem de Senato'da çoğunluğu elde tuttuğuna göre önünde engel de yok sayılır.
Bu durumda Başkan'ın sosyal ve kültürel haklar bağlamındaki muhafazakâr hatta gerici politikaları uygulamaya geçecektir. Yüksek Mahkeme'ye yapılacak atamalar Başkan'ın dinsel tercih ve değerlerine uygun yargıçlar arasından yapılacak ve mahkeme sağa doğru radikalleşecektir. Ekonomide ise kamu maliyesini iyice dara sokan vergi ve harcama politikalarına devam edileceği beklenebilir. Önümüzdeki dönemde Asya ülkeleri Amerika'nın bütçe ve ticaret açıklarını finanse etmekten vazgeçerlerse bunun doların değeri üzerinde de büyük etkisi olacaktır.

İran ihtimali ürkütüyor

44 yıldan beri görülmüş en yüksek katılımla yapılmış seçimler, Amerikan demokrasisinin de komadan çıktığını gösterdi. Katılım oranının artması tahminlerin aksine Cumhuriyetçiler'e yaradı. Özellikle katı dindar seçmen sandık başına giderek Başkan'ı desteklemiş görünüyor. Yüksek oranda seçmenin ahlaki değerleri kendileri açısından en önemli oy verme nedeni olarak göstermesi de bu gözlemi destekliyor.
İkinci Bush hükümetinin nasıl bir dış politika izleyeceği yeni hükümette kimlerin görev alacağıyla anlaşılacak. Şimdiye kadarki veriler ve Bush'un tarzı hakim çizgiden bir sapma olmayacağı izlenimini güçlendiriyor. Bu durumda ABD'nin Irak'tan çekilmesi söz konusu olmaz. Filistin-İsrail sorununda yeni adımların atılması belki söz konusu olur. En tehlikelisi ise nükleer silah üretimi konusunda dünyayla inatlaşan bir İran'a karşı Bush yönetiminin hava saldırıları gercekleştirme ihtimalidir.
AB'nin Bush yönetimiyle çatışmış devletlerinin kendilerini dört yıl daha yaşayacakları gerçeklere hazırlamaları gerekir. Fransa sert tutumunu bırakıp bırakmayacağını, Almanya bir diyaloğa hazır olup olmadığını değerlendirecektir. Tony Blair açısından da Bush ile ilişkilerinin sıcaklık derecesi Filistin meselesine yönelik siyasetçe belirlenecektir.
Türkiye açısından değişen fazla bir şey olmaz. Özellikle Irak'ın geleceği konusunda iki tarafın ortak bir çıkar tanımlaması yapmaları gerekir. Bunun ötesinde Ortadoğu barışı, İran meselesi ve Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında da iki tarafın görüşüp tartışmaları gereken pek çok konu gündemdedir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.