Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başkan Erdoğan'ın 100 günlük yol haritasının en önemli mesajıydı:"Bir ekonomik savaşla karşı karşıyayız. Hiç endişe etmeyin, biz bu savaştan da galip çıkacağız." , 2013 yılında şiddeti artan ama tarihi çok daha eskiye uzanan o kadar çok savaş verdi ki. Bu şerlerin bize getirdiği hayır, milli ve yerli ekonomiyi, ekonomik bağımsızlığı önceliklerimiz arasına almamız. Yeni planda da bunu net olarak görüyoruz. Hem üreteceğiz hem tasarruf edeceğiz hem de dünyada rekabet gücümüzü arttıracağımız hamleler yapacağız.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın altını çizdiği gibi sadece Batı'dan yana değil artık 180 derecelik bakış açısıyla Doğu'yu da kapsayan bir dünya görüşümüz var. Erdoğan'ın piyasa, ihracat ve turizmde vurgu yaptığı Çin planıyla çok önemli bir dönem başlıyor. Hem 'de hem 'da geçtiğimiz yıllarda iş dünyasıyla, bakanlarla, sanayicilerle defalarca konuşma, birçok şehrini gezme ve ekonomileri hakkında kapsamlı bilgi alma fırsatı buldum. Hem onların yöneticisinden vatandaşına Türkiye'ye ilgisi muazzam hem de öyle büyük bir ekonomik potansiyel var ki. Ama bakıyorsunuz bu ülkelerde Türk markaları parmakla sayılacak kadar az.
Çin'in geçen yıl 4.1 trilyon, Hindistan'ın 740 milyar dolar dış ticaret hacmi var. 3 milyarın üzerinde tüketiciye sahip Asya-Pasifik yılda 5 trilyon dolarlık ithalat gerçekleştiriyor.
Bölgenin ihracatımız içinde payı sadece %7. 2000-2017 döneminde Türkiye'ye gelen 150 milyar dolarlık doğrudan yatırımın içindeki payı sadece %5. Yılda 126 milyon Çinli yurtdışında tatil yapıyor.
Türkiye'ye gelen sayısı 250 bin.
Hem Çin hem Hindistan'da dikkatimi çeken dünyayla rekabete endeksli bir şekilde eğitimlerini planlamaları.
Örneğin üniversitelerinde Türkçe o kadar yaygın ki. Yani Türkiye dersini uzun yıllardır çalışıyorlar. Her sektörde Türkiye'de yatırım fırsatlarını öğrenmeye çalışan meraklı işadamları tanıdım.
Yani hedefe çok hızlı ulaşabiliriz.
Artık dünya ekonomisi tek kutuplu değil. Kimse sürekli dost ve düşman değil. Bu yüzden dünya doğusundan batısına büyük bir ekonomik savaşın ve dönüşümün içinde. İşte bu savaşta ister inanın ister dolar yükselince sevinenlerden olun. Türkiye'nin çok büyük bir potansiyeli var. Sadece Türkiye'ye saldıranlara karşı değil dünya savaşının da kazananlarından olabiliriz. Yeter ki komplekslerimizden arınalım.

Yasal Uyarı:Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN