Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kayıtdışı ekonomiyle mücadele sürdürülebilir ekonominin olmazsa olmazı. Son günlerde alınan kararlar da hemen hemen her alanda denetimin artışına işaret ediyor. Son haberlere göre faizsiz konut edindirme sistemi de yasalaşıyor. Faizsiz ev ve otomobil şirketlerinin sayısının son dönemde artması, şikâyetlerin de yoğunlaşması üzerine ekonomi yönetimi çalışma başlattı. Vatandaşın mağdur olmaması için yapılacak düzenlemeyle şirketlere zorunlu şartlar getirilecek. 250 bin katılımcının bulunduğu bu sistem ile bugüne kadar 90 bin vatandaş ev edindi
Haberi A Para Finans Şefi Jülide Yiğittürk Gürdamar gündeme taşıdı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda sürdürülen çalışmaların yakın zamanda yasa teklifi olarak 'nin gündemine getirilmesi bekleniyor. Çalışmalara, da katılıyor. Buna göre, faizsiz ev sisteminin finansal kiralama, factoring ve leasing sektörüne 'tasarruf finansman şirketleri' olarak dördüncü bir sektör olarak eklenmesi bekleniyor. Böylece sektör üyeleri arasında yer alacak. Sisteme para yatıran vatandaşın mağdur olmaması için finansal altyapı oluşturulması için yapılan çalışmalarda, şirketlere birtakım rasyolar getirilecek.
Sektördeki 35 şirket için asgari sermaye şartının en az 100 milyon TL olması bekleniyor. Ayrıca, bu sektörde faaliyet göstermek isteyen şirketlerin vade sınırı ve şirketlere yaptıkları projeler için Hazine'ye belli bir oranda karşılık yatırması da gerekecek. Düzenleme ile toplanan paralar, toplanma amacı dışında kullanılamayacak. Şirket, başka alanlardaki faaliyetlerine bu paraları aktaramayacak. Sektör 'nın sıkı denetiminde olacak. Konut sektöründe yaşanan rekorların faizsiz ev sistemindeki bu regülasyonla yeni rekorların kapısını açması bekleniyor
Sadece bu değil, yakın zamanda kripto para alım satımı yapan şirketlerle ilgili de yoğun şikayet alan ekonomi yönetiminin bu alanda da harekete geçmesi bekleniyor. Artık bu konuda da daha fazla mağdur oluşmaması için bir an önce önlem almak şart gibi görünüyor.

"Türkiye'de hiçbir gıda ürününde kıtlık yok"
Fırsatçıların da etkisiyle gıda fiyatlarında yükseliş var. Peki pandemiyle birlikte tarımsal üretim düştü mü? Kıtlık baş gösterdi mi? Toprak Mahsülleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal ile konuştum. Güldal, 2020 yılında Türkiye'de 224 milyon tonluk bitkisel üretimle tam tersine bir rekor kırıldığını söyledi. 2021 yılında da sıkıntı beklemediğini vurguladı. Türkiye'de hububat, bakliyat gibi hiçbir temel maddede ürün eksikliği olmadığını, ihracat için de yeterli olduğunu söyleyen Güldal, "Stoklarımızı ciddi anlamda güçlendirdik. Hiçbir ürünümüzde darlık, kıtlık, eksiklik sözkonusu değil. Nohut, mercimek, pirinç gibi ürünlerde stoklarımız son derece yeterli. Bu stoklarımızı iç piyasada fiyat yükselmelerine karşı piyasa regülasyonu açısından da sektörün istifadesine açıyoruz. Bakliyat ve yem hammaddelerinde tüketicilere piyasa fiyatlarının %20-30 altında satış noktalarımızda ve e-PTT AVM üzerinden satış yapıyoruz. Yaklaşık 12 ürün olduğu için ülke genelinde 154 noktada var. Çoğaltmaktan öte erişilebilirliği arttırmak istiyoruz. Küçük esnafa ulaştırmak, internet üzerinden satış gibi. Özellikle tüketicilerimize daha fazla araştırma yaparak alışveriş yapmalarını öneriyorum" dedi. Hem üretim hem denetim sıkı gözetim altında. Fırsatçılara vatandaşın da göz açtırmaması lazım. Gıda fiyatlarındaki düşüş hem vatandaşın cebine hem de enflasyona rahatlama getirecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA