Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’in klasiği Denizler Altında 20 Bin Fersah kitabı vakti zamanında mavi derinliklere ilgi duymamızı sağlamıştı. Şimdi bu ilgiyi bir adım daha ileri götürme zamanı. Çünkü sualtını keşfetmemize yardımcı olacak öyle teknolojiler gelişti ki artık hiç ilgisi olmayanları bile bir dalış merakı sarıyor. Bakalım, denizler altında yeni yoldaşlarımız kimlermiş...

Sualtını keşfetmek pek çok insanın tutkusu haline geldi. Çünkü dalış aletleri ucuzlayıp daha çok insanın kullanılabileceği hale geliyor. Sualtı denilince hep aklıma öğretmenimin hediye ettiği Jules Verne'in Denizler Altında 20 bin Fersah kitabı geliyor. Bir de Kaptan Jacques Cousteau belgeselleri... Sonuçta onlarla denizin altını keşfetmeye başladık. Jules Verne'in 1870 yılında yayımlanan bu romanında, Kaptan Nemo'nun Nautilus adlı denizaltısıyla yolculuğa çıkıyoruz. Gemilere çarpıp onları batıran dev bir deniz canavarı zannedilen Nautilus, toplumla olan tüm bağlarını koparmış, bilgili, kültürlü bir adam olan Kaptan Nemo tarafından yönetiliyor. Mürettebatı da yine kendisi gibi insanlardan, aralarında başka bir dilde anlaşan kişilerden meydana geliyor. Doğa bilimcisi Pierre Aronnax, uşağı Conseil ve gözü kara Kanadalı zıpkıncı Ned Land da tesadüfen Kaptan Nemo'yla karşılaşıyor ve Kızıldeniz, Akdeniz, Kayıp Atlantis ile Güney Kutbu'nu birlikte geçiyorlar. Bu sırada denizlerin altında karşılaştıkları köpekbalıkları, camgözler, türlü çeşit su yosunları, yeraltı volkanları ve Jules Verne'in gerçekçi anlatımıyla zihnimizde canlandırabileceğimiz her türden deniz yaratığının yaşadığı dünyaya yolculuk ediyoruz. İşte Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, bilimkurgu olarak yazılmış, ama Jules Verne'in pek çok kitabı gibi gerçekleşmesi mümkün olmuş anlatılardan sadece biri haline geldi günümüzde. Under The Pole keşif ekibi, güney kutbundan kuzey kutbuna alacakaranlık kuşağında kalan biyolojik çeşitliliği keşfetmek ve sualtı keşfinin sınırlarını zorlamak için 2017'den beri kutup denizlerini Why isimli bir gemiyle geçiyor. Yeni, derin ve kutup sularına dalma tekniklerinde uzman olan ekip, yıllar boyunca 150 ekip üyesine, 180 iş ortağı şirkete ve araştırma merkezine ulaştı. Tıpkı Cern'de fizik deneyi yapan harika bilim insanları gibi.

KUTUPLARIN ALTINDA
Ekip şu anda CRIOBE (Centre for Island Research and Environmental Observatory), CNRS (French National Centre for Scientific Research) ve dünyanın dört bir yanındaki araştırma şirketlerinin ortaklığıyla başlatılan DeepHope programı için Polinezya Adaları'nda alacakaranlık kuşağında kalan mercan kayalıklarını inceliyor. Program, önemli çevre sorunlarının ışığında biyolojik çeşitliliği korumayı ve koruma altında olan okyanus alanları yaratmayı hedefliyor. Ekip, tüm bu çalışmaların sonucunda iklim değişikliği ve insan faaliyetleriyle zarar görmüş yüzeydeki mercan kayalıklarının hayatta kalmasına yardımcı olacak ayrıntılı bilgiyi elde etmeyi amaçlıyor. Under The Pole Kurucusu ve Direktörü Ghislain Bardout, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Önümüzdeki ekolojik acil durumlara baktığımızda okyanuslarımızı daha iyi korumamızı sağlayacak ve kaynaklarımızı daha sürdürülebilir bir şekilde yönetmemizi sağlayacak bilgiye ulaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor."

PERFORMANS TEST EDİLDİ
Panasonic 2010'dan beri Under The Pole keşiflerini destekliyor. Bu yıl bu iş ortaklığı, ekibe ve bilim insanlarına BT ekipmanı sağlayacak şekilde bir kere daha yenilendi. Ekibin navigasyon yazılımının doğru çalışması ve her gün toplanan bilimsel verilerin kayıt edilmesi için keşfin tahmini süresi olan 17 ay boyunca 7/24 çalışabilecek dayanıklı bilgisayarlara ihtiyacı vardı. Bu cihazların aynı zamanda her gün yapılan gezilerin ve teknedeki yaşantının getirdiği zorluklara dayanabilmesi gerekiyordu. Panasonic'in geliştirdiği bir laptop olan ?TOUGHBOOK CF-33, tüm bunların yanında çok yönlü bir kullanıma ek olarak kullanıcılarının gezilerle ilgili bilimsel topografik anketler düzenlemesini ve navigasyon sistemleri tarafından sağlanan hayati unsurlara erişmesini sağlıyor. Kullanıcılar aynı zamanda ekibin sağlığı, gezinin ilerleyişi ve başarısı için kritik öneme sahip olan verilerin göndermek ve almak için Iridium uydu sistemine bağlanabiliyor. Fotoğraf ve video seçenekleri de öğrencilerin ve halkın biyolojik çeşitlilik konusundaki farkındalığının artırılması amacını destekliyor.


YENİ NESİL DALIŞ EKİPMANI: NARMORX
Sualtında ihtiyaç duyulan en önemli şey önce güvenlik sonra konfor. İşte bunları bir de ergonomik bir tasarımla bir araya getirirseniz Mete Mordağ'ın NarmorX yeni nesil dalış ekipmanı karşınıza çıkıyor. NarmorX, sualtı dalış için gerekli olan tüp, denge yeleği, regülatör, ağırlık kemeri gibi ekipmanların tümünü tek bir hidrodinamik sistem içerisinde toplayan kompakt ve portatif bir dalış seti. Kendisi de dalgıç olan endüstriyel tasarımcı Mete Mordağ'ın Innovasub için tasarladığı NarmorX, sualtının renkli dünyasını keşfetmek isteyenlere yepyeni bir deneyim sunuyor. Boğaziçi Sualtı Araştırma Merkezi'nin Innovasub markası için tasarladığı NarmorX, sualtı dünyasının dinamiklerini son üretim ve kontrol teknolojileri üzerinden en iyi şekilde işleyerek dalış dünyasına yepyeni bir yaklaşım sunuyor. NarmorX, çift tank ve hava yolu sistemine sahip. Dalış esnasında herhangi bir pozisyonda denge yeleğinin şişirilebilmesini sağlayan pnömatik inflator ile donatıldı. Çift tanka bağlı bağımsız güvenlikli çift hava yolu, iki adet ikinci kademe ve yine iki adet manometreye sahip. NarmorX'te optimal konfigürasyonu, metal tanklara kıyasla yüzde 40 fazla hava sağlayan ve son derece hafif yapısı ile sualtı ve su üstünde üstün bir ergonomi sunan 300bar / 4500psi basınçlı kompozit tankları kullanılıyor. Sistem alüminyum tanklarla da kullanılabiliyor. Dört ayrı renk seçeneği olan ürünün, maksimum ağırlığı 8 kg.

SUALTI ROBOTLARINI KEŞFETMEYE HAZIRLANIN

İlk gördüğüm sualtı robotu İTÜ Robotik kulübü öğrencilerinin ROV yani sualtı robotu oldu. Geçen yıl ziyaret ettiğim ROV takımının menajeri Bedir Acar, yazılım ekip lideri Enes Demirağ, yine ROV takımı üyesi Ege Saygılı İTÜ Robotik kulübünün büyük emek veren öğrencileriydi. Onların keşif ruhu Türkiye'nin sualtı merakını tetikliyor. Bu öğrencilerin keşfetme ruhuna daha çok destek olmak zorundayız. Öyle ki şimdi dünyada sualtı insansız araçları yani dronelar konusunda farklı seçenekler var. Özellikle genelde ABD ve Çin firmalarının tasarladığı dronelar karşımıza çıkıyor.


DENİZALTI VİDEO ÇEKİMİ İÇİN
Fathom One, ABD merkezli bir üretici olan Fathom tarafından yapılan bir sualtı uçağı. Denizaltı keşfi ve sualtı video çekimi için tasarlanmış. Taşınabilir su altı uçağı, kullanıcıların kolayca taşıması için modüler şekilde tasarlanmış. Böylece modüler tasarım hızlı montaj ve paketleme olanağı sunuyor. Kamera 1080p video çekimi ve akışı sunuyor. Ayrıca, dalış arkadaşı özelliği, video akışının birden fazla cihazda görüntülenmesini de sağlıyor. 1000 doların altındaki bu kompakt su altı uçağı 150 feet derinliğe kadar ulaşabiliyor. Yüksek
yoğunluklu LED farlar su altında film çekmeye de olanak tanıyor. Çoğu sualtı uçağı gibi, Fathom One'ın da yüzeydeki bir Wi-Fi bağlantı istasyonuna bağlanması gerekiyor.


KAPTON NEMO DERİNLERE İNİYOR
Yeni nesil sualtı drone'larından Nemo, 1080P'de 30 fps hızında yayın yapabilen gelişmiş bir 4K kameraya sahip. Ek olarak, 16 MP'de yüksek kaliteli görüntüler çekebiliyor. Nemo pilotları, aracı kontrol etmek için uygulamayı (Android ve iOS) kullanabiliyor. Kulaklıklı VR kontrolü, daha etkileyici bir deneyim sağlıyor. Bu sualtı ROV'unda, akımlardaki kararlılığı artırmak için bir QAS denge sistemine sahip 4 itici var. Aynı zamanda Nemo, aşırı yüklemeyi algılayan ve kendi kendini denetleme işlemini tamamlayan akıllı bir batarya içeriyor. Unutmadan şunu da belirtelim ki, drone kontrolörle iletişim kurmak için bir Wi-Fi baz sistemi de söz konusu.


DÜŞÜK IŞIKTA ÇALIŞIYOR
Sofar Trident, ABD'li bir üretici olan Sofar tarafından yapılan bir sualtı robotu. Bu insansız araç, bir bileşimin sonucu olduğundan OpenROV Trident olarak da adlandırılıyor. Kullanıcılar Trident bağlı su altı drone'unu hem tatlı su hem de deniz suyunda kullanabiliyor. Araç, 100 m. derinliğe ve 2 m/s hıza ulaşabiliyor. HD kamera, 30 fps'de 1080p görüntü kaydedebiliyor. Ayrıca, kamera düşük ışık koşulları için optimize edilmiş ve geniş bir FOV ile birlikte dinamik bir aralık sunuyor. Uygulamasıyla ya da sadece bir Android akıllı telefon kullanarak çalıştırabiliyor. Ayrıca olarak, bazı kontrol özellikleri gelişmiş bir otomatik pilot içeriyor ve drone seviyesini koruyabiliyor

HER IŞIK KOŞULUNDA İYİ FOTOĞRAF
Ekonomik fiyatlı telefonlar artık daha çok dikkat çekiyor. Türk Telekom'un akıllı telefonlara erişimi kolaylaştırmak için mağazalarında satışa sunacağı Honor 8S'nin gelişmiş özellikleri arasında 5.71 inç büyüklüğünde damla çentikli FullView ekran, çift SIM kart desteği, yüz ile kilit açma teknolojisi ve yüksek kalitede çekim yapabilen 13 MP çözünürlüklü kamerası ön plana çıkıyor. Honor 8S'nin ince bir çerçeveli 5.71 inç FullView ekranı, damla çentikli tasarımla birleştiğinde yüzde 84 ekran-gövde oranı sunuyor. Her türlü ışık koşulunda bin 24 farklı yüz özelliğini tanımlayabilen ön kamera, sadece 1.5 saniye içinde yüz ile kilit açma özelliğini devreye alarak parola ve parmak izinden daha verimli bir güvenlik sağlıyor. Geniş diyafram açıklığına sahip olan 13 MP arka kamera, düşük ışık koşulları dahil olmak üzere her senaryoda yüksek kaliteli ve net fotoğraflar çekiyor. Cihazın 5 MP çözünürlüklü özçekim kamerası, akıllı güzelleştirme özelliğiyle her pozda istenen sonucu veriyor. Gün boyu kesintisiz kullanım sağlayan 3.020 mAh piliyle beklentileri karşılayan Honor 8S, bu enerjiyi daha verimli kullanmak için ise 12 NM işlemci ve EMUI kullanıcı arayüzünün akıllı güç tasarruf özelliklerinden faydalanıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN