Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SONAT BAHAR

Kars’a kar çok yakışıyor

Doğu’nun en güzel şehirlerinden Kars’a yolunuzu düşürmenin tam zamanı. Çünkü şimdi oralarda kar başlamıştır ve kar en çok Kars’a yakışır. İster Doğu Ekspresi’yle, ister uçakla Kars’a yolunuzu düşürün ve kışın keyfini çıkarın

Doğu Ekspresi'yle İstanbul'dan Kars'a 30 saatte gitmek mi, yoksa o zahmete değmez diyerek farklı yollar aramak mı? Bu mevsimde düşüneceğiniz tek şey, Kars'a hangi yoldan gideceğinize karar vermek. Kararsız olmamanız gereken tek şey ise Kars'ı kışın görmek! Çünkü Kars'a kar çok yakışıyor.
İsterseniz baştan hangi yoldan Kars'a gideceğiniz konusunu netleştirelim. İstanbul'dan Kars'a trenle gitmek epey eziyetli benden söylemesi. İlla tren deneyimleyeceğim diyorsanız, Erzincan'a ya da Erzurum'a gidip, oradan Doğu Ekspresi'ni deneyimleyebilirsiniz. Erzincan'dan sekiz saat, Erzurum'dan dört saat sürüyor. Ben kolay yola seçenlerdenim, Erzurum'dan Kars'a dört saatte gitmek bana cazip geldi.
Ve yol gerçekten çok da uzun sürmediği için keyifliydi...
Kars Doğu'nun en güzel şehirlerinden biri. Yapılacak birçok şey var. Tarih, yemek, kültür, gastronomi...



Tarihle başlayayım isterseniz; Ani Harabeleri Kars'a gidip de görülmeden dönülmeyecek yerler arasında. Yüzyıllardır birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ve birçok savaşa tanıklık eden Ani çok etkileyici bir yer. 1001 Kilise Şehri olarak da anılan Ani, Kars'a 42 kilometre uzaklıkta. Tarihi İpek Yolu üzerinde 10. yüzyılda Ermeniler tarafından kurulan Ani, Anadolu'nun en zengin, en büyük ve en etkileyici kenti olarak tarihe geçmiş. Ermenistan ile Türkiye arasında doğal bir sınır görevi gören Arpaçay'ın kıyısındaki Ani'ye en az tüm günü ayırmakta fayda var. Zaten gidiş dönüş bir güne ancak sığdırırsınız.
Ani'yi gezerken Aziz Patrik Kilisesi'ni göreceksiniz. Arpaçay'a inen kayalıkların eteğinde de Surp Kirkor Kilisesi sizi karşılayacak. Ani Katedrali'nin yanı sıra Anadolu'daki ilk Türk camii olarak kabul edilen şehrin doğu ucundaki Ebul Manucehr Camisi de muhteşem. Bol bol fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin. Ani'nin ayakta kalan tek manastırı olan, 1215 tarihli Bakireler Masatırı ile birlikte, şehre girdiğiniz Aslanlı Kapı'ya ulaşana kadar görebileceğiz daha pek çok harika yapı var.



PEYNİRİN İZİNDE
Kars denince akla lezzetli gravyer peyniri de geliyor mutlaka. Kars'a 57 kilometre uzaklıktaki Boğatepe işte bu peynirin merkezi, meşhur Kars gravyerinin doğduğu köy. Bu köyü; peynir üretimindeki önemini anlamak, Türkiye'deki ilk ve tek peynir müzesini ziyaret etmek ve mükellef bir kahvaltı etmek için mutlaka programınıza almalısınız. Köyün kadınları, evlerini köye gelen misafirlere açarak, organik köy kahvaltısı ikram edip aile bütçelerine de destek sağlıyor.



GÖLDE BALIK TUTUN
Kars'ın en orjinal atraksiyonlarından biri de gölde balık tutmak. Bunun için rotayı Ardahan'daki Çıldır Gölü'ne çeviriyoruz. Deniz seviyesinden 1950 metre yükseklikteki, kışın 123 kilometrekarelik alanı tamamen buz tutan Çıldır Gölü'ne bir günü ayırmak gerekecek yine... Çünkü Kars'tan bir saat mesafede. Gölde atlı kızak bir seçenek ama ben o atların haline çok üzüldüğüm için tercih etmiyorum. Buz tutan gölün üstünde yürümek başlı başına eğlendirici bir aktivite zaten. Gölde balık tutmak da bir seçenek. Buzda açılan bir delikten balık avlayabilirseniz, onu restoranda pişirtip afiyetle yiyebilirsiniz.



BAKLAVA DESENLİ ŞEHİR

Kars'ta Rusların etkisi büyük. Şehre kaleden baktığınız zaman aynı bir tepsi baklava gibi özenli sokaklar, caddeler göreceksiniz. Bunlar hep Rus mimarisinin eseri. Taş binalar anı dolu... Güzel Sanatlar Fakültesi olarak kullanılan Çar Nikola'nın eski av köşkü, oldukça iyi korunmuş olan Kars Kalesi, Ebu'l Hasan Harakani Türbesi ve Camii, sonradan Kümbet Cami'ne çevrilen Havariler Kilisesi, Puşkin'in defalarca gidip yıkandığı hamam ve 1719 yılında yapılan Taş Köprü görebildiğimiz harika yapılardan bazıları.
Kars Kalesi'hden söz etmeden olmaz. Şehri yukardan gören kale, 1153 yılında inşa edilmiş. Su Kapısı ya da Çeribaşı Kapısı, Kağızman Kapısı ve Behram Kapısı olmak üzere üç kapısı olan kalenin içerisinde 12. yüzyıldan kalma Celal Baba Türbesi de bulunuyor. Askeri koğuşlar, tarlalar, cephanelik ve mescitle geniş bir alanda kurulu olan kalede bulunan kafede oturup şehri seyretmenin keyfini çıkarın.
Şehir merkezinde, Kars mutfağından lezzetlerin sunulduğu restoranlar, otantik eğlence sunan mekanlar, yöresel ürünler alabileceğiniz tarihi çarşı da gezip görebileceğiniz yerler arasında. Hatta bazı restoranlarda Kafkas gösterileri de yapılıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA