Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAYDAR ORUÇ

İsrail’in Demokrasi Sınavı

İsrail'de yaklaşık dört yıldır süren siyasi krizi sonlandıran seçimin resmi olmayan sonuçları açıklandı. Bu sonuçlara göre Netanyahu liderliğindeki sağ blok 120 sandalyeli İsrail meclisinde 64 sandalye kazanarak açık bir zafer kazandı.

Seçim Sonuçlarına Yönelik Beklenti Ne Yöndeydi?

Seçime katılan 40 partiye rağmen yarışın sağ bloktaki dört ve sol/merkez blokta yer alan altı parti arasında geçeceği tahmin edilmekteydi. Herhangi bir blokta yer almayan Arap Hadash-Ta'al ittifakının da son kertede Netanyahu karşısında yer alacağı ve Lapid'in başbakanlığını destekleyeceği değerlendirilmekteydi.

Anketlere göre bu seçim sonucunda da, önceki dört seçimde olduğu gibi herhangi bir blokun mecliste salt çoğunluğu sağlayacak 61 sayısına ulaşamayacağı ve bu kilitlenmişliğin ancak muhtelif tavizler ile diğer bloktan çelinecek milletvekilleri veya partiler sayesinde aşılabileceği ileri sürülmekteydi. Hatta tüm bu senaryolar da mümkün olmaz ise ülkenin yeniden bir seçime gideceği öngörülmekteydi.

Buna mukabil nüfusun yaklaşık %20'sini oluşturan İsrail vatandaşı Arap seçmenin de önceki seçimlerdeki düşük seçime katılım oranlarının aksine yoğun olarak sandığa gitmesi halinde, Arap partilerinin öngörülenden daha fazla milletvekili kazanabilecekleri ve bu durumda sağ blokun işinin daha da zorlaşacağı tahmin edilmekteydi.

Günün sonunda bütün öngörüler boşa çıkmış ve hem Netanyahu hem de sağ bloktaki diğer partiler iyi bir performans göstererek, anketlerdeki rakamların üzerinde sandalye kazanıp, karşı tarafa ihtiyaç duymadan hükümet kuracak çoğunluğu yakalamışlardır.

Sağ Blokun Zaferinin Sebepleri

Bu sonuçta şüphesiz mevcut koalisyonun; yaklaşık bir buçuk yıllık iktidarında somut bir başarısının olmaması (Biden yönetimine yakınlığa rağmen yeniden İran nükleer müzakerelerinin sonlandırılmaması, İbrahim anlaşmasının genişletilememesi, Doğu Akdeniz'deki gazın çıkartılıp Avrupa'ya satılamaması, Suriye'den kaynaklı İran tehdidinin sonlandırılamaması, işgal altındaki Filistin topraklarından hissedilen sözde tehdidin sonlandırılamaması nedeniyle güvenliğin tam olarak sağlanamaması, hayat pahalılığının azaltılamaması, yüksek emlak fiyatlarının düşürülememesi, adil gelir paylaşımının sağlanmaması gibi), koalisyon ortaklarına verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi ve seçime giderken blok içerisinde yaşanan ayrışmalar etkili olmuştur.

Ayrıca dünya genelinde yaşanan sağa kaymanın İsrail'de de karşılık bulduğunu ve özellikle ağır pandemi koşullarının etkisini atlatamayan halkın, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yüzleşmek durumunda kaldığı enerji ve gıda krizlerinin de sağa yönelimi tetiklediği düşünülmektedir.

Ancak sağ blokta yer alan partilerin de iktidarın eksikliklerini ve yanlışlarını araçsallaştırarak seçmenlerini konsolide etmeyi başardıklarını, milliyetçilik, din ve güvenlik gibi hassas konularda vurucu söylemler geliştirerek kararsız seçmeni etkileyip yanlarına çektiklerini de tespit etmek yerinde olacaktır.

Nihayetinde gelinen noktada, bir dönemin en büyük partisi olan ve solun kalesi olarak görülen İşçi parti %3,69 oranında oy alıp sadece 4 milletvekili kazanırken, solun bir diğer partisi Meretz ise aldığı %3,16 oranındaki oyla barajı geçemeyerek meclis dışında kalmıştır. Meretz'in ve Arap Balad partisinin beklentilerin aksine barajı geçememeleri ve siyasetten ümidini kesen Arap seçmenin de sandığa gitmemesi nedeniyle sağ blok açık bir zafer kazanmıştır.

Süreç Nasıl İşleyecek?

Kesin sonuçların açıklanarak cumhurbaşkanına sunulmasının ardından, cumhurbaşkanı Herzog'un öncelikle parti liderleriyle de istişare yapıp kimi başbakan olarak destekleyeceklerini öğrendikten sonra en çok milletvekili kazanan partinin liderini veya istişareler sonucunda hükümet kurmak için yeterli desteğe sahip olduğunu gördüğü kişiyi hükümet kurmakla görevlendirmesi gerekiyor. Netanyahu'nun, hem seçimi 32 milletvekili kazanarak birinci parti olarak tamamlayan Likud partisinin lideri olması hem de sağ blokta yer alan diğer üç partinin de başbakanlık için Netanyahu'yu destekleyeceklerini açıklamış olması nedeniyle hükümet kurmakla görevlendirilmesi önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Bu süreç içerisinde meclisin toplanarak yeni meclis başkanını da seçmesi gerekmektedir. 64 milletvekili desteği bulunan sağ blokun meclis başkanı seçiminde de bir sorunla karşılaşmadan kendi adayını seçtirmesi beklenmektedir. Akabinde ise bakanlar kurulu tesis edilerek güven oyuna sunulacak ve kuvvetle muhtemel güven oylamasını rahatlıkla geçecek yeni hükümet göreve başlayacaktır.

İsrail'i Nasıl Bir Hükümet Bekliyor?

Seçim sonuçlarının sebeplerini ve süreci anlattıktan sonra kurulacak hükümetin bileşenlerine değinmek faydalı olacaktır. Zira sağ blokta yer alan Netanyahu'nun Likud partisi ile köktendinci Shas ve UTJ partileri ekseriyetle tanınmakla birlikte, liderliğini Bezalel Smotrich'in yaptığı Dindar Siyonist ittifakına ve dolayısıyla başında aşırı milliyetçi ve faşist Itamar Ben Gvir'in olduğu ittifakın diğer ortağı Yahudi Gücü'ne biraz daha yakından bakmak gerekmektedir.

Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü ile Dindar Siyonist partisi ile seçime ortak listeyle girmiştir. Dindar Siyonist parti de milliyetçi ve ırkçı bir parti olmakla birlikte yasaklı Kahanist partinin devamı olduğu bilinen Yahudi Gücü'ne göre daha ılımlı görülmektedir. Netanyahu özellikle Yahudi gücü partisini başbakanlıkta kalabilmek uğruna her türlü riski göze alarak bir önceki seçimde Meclise sokmuştur. Dindar Siyonist partinin başındaki Smotrich, son Netanyahu hükümetinde bakan olarak görev yapmış olsa da, Ben Gvir'in şimdiye kadar resmi bir görevi bulunmamaktadır.

Ben Gvir, İsrail'in işgal altında tuttuğu Filistin topraklarına yerleştirilen illegal Yahudi yerleşimciler arasında yetişen ve yerleşim yerlerinin devam etmesi gerektiğini hararetle savunan birisidir. Ayrıca; iki devletli çözümü reddeden, İsrail'de Araplara ve Yahudi olmayanlara yer olmadığını ve Ürdün Nehri'nden Akdeniz'e kadar tüm toprakların İsrail'e ait olduğunu ileri süren, Mescid-i Aksa'nın yıkılarak yerine Yahudi kutsal mabedinin yapılması gerektiğini söyleyen, taş atan Filistinlilere ölüm cezası verilmesi gerektiğini ve Filistinliler ile girilen çatışmalarda Filistinlileri öldüren veya yaralayan İsrail askerlerine verilen cezaların kaldırılması gerektiğini savunacak kadar gözü dönmüş biridir.

Yani Netanyahu liderliğinde kurulması beklenen yeni İsrail hükümetinde, muhtemel Ben Gvir gibi ırkçı, faşist, aşırıcı ve gözü dönmüş biri bakan olarak yer alacak ve İsrail devletini temsil edecektir.

Ben Gvir'e Yönelik Tepkiler

Ben Gvir'in sergilediği performans ile oylarını katlaması ve sağ bloka tartışmasız bir zafer kazandırması sonrası Netanyahu tarafından ödüllendirileceği ve kabinede bakan olarak görevlendirileceğine dair haberlerin çıkması üzerine sadece ülke içerisindeki liberal kesimler değil diasporadan da sert açıklamalar gelmiştir. Ben Gvir'in İsrail'in kuruluş değerlerine yakışmadığını ifade eden ABD'deki liberal diaspora örgütleri, Netanyahu'yu bu kararından vazgeçmeye ve ABD yönetimini de bu konuda baskı yapmaya çağırmışlardır.

Biden yönetiminin sözcüleri tarafından yapılan açıklamalarda da, Ben Gvir'in İsrail demokrasisini tehlikeye attığını ve bu konudaki gelişmeleri yakından takip edecekleri ifade edilmiştir. Hatta bu açıklamalar üzerine Cumhurbaşkanı Herzog bir açıklama yaparak herkesi seçim sonuçlarına saygı göstermeye davet etmiş ve İsrail demokrasisinin kendini koruyacak güçte olduğunu belirtmiştir.

Bu tepkilere rağmen Ben Gvir'e bakanlık verilmesi halinde ABD yönetiminin hem kendisini muhatap almayacağı hem de İsrail hükümetiyle arasına mesafe koyacağı değerlendirilmektedir. AIPAC, ADL ve AJC gibi etkili örgütlerin de bu konuda inisiyatif alarak Gvir'e karşı kampanya yürütecekleri tahmin edilmektedir.

Toparlamak gerekirse, seçim sonuçları bize İsrail'deki uzun süreli siyasi krizin son erdiğini göstermektedir. Bu sonuçlara göre Netanyahu liderliğindeki sağ blok net bir zafer kazanmış ve bir buçuk yıllık bir aradan sonra yeniden ülkeyi yönetmeye talip olmuştur. Ancak yeni hükümet senaryolarında Itamar Ben Gvir gibi ırkçı, fasişt ve aşırıcı bir şahsın isminin geçmesi yeni krizlerin de kapıda beklediğini hatırlatmaktadır.

Eğer Netanyahu bu isimde ısrarcı olursa sağ blokun kazandığı zaferin kalıcı olup olmayacağı tartışmalı hale gelecektir. Nihayetinde tercih İsrail halkının olsa da, şimdiye kadar söylem ve eylemleriyle Filistinlilerle gerginliği tırmandıran ve muhtemel bir barış ihtimalini sabote eden Ben Gvir'in, kabinede yer alması halinde nelere yol açabileceğinin de iyi hesap edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde İsrail demokrasisinden bahsetmek mümkün olmayacaktır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA