Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MURAT YILMAZ

Yeni Parti “İyi”leşecek mi?

Siyasi partilerin ana gündem konularından birini hala Yeni Parti ile CHP arasındaki yıkıcı mücadele teşkil ediyor…Yeni Parti ve Özgür Özel ayrıldıkları CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu'nun etrafındaki küçük bir grubun elinde yüzde 1 oy dahi alamayacak bir çöküş yaşayacağını düşünmüşlerdi, ancak CHP, Özel'in iddia ettiği gibi yok hükmünde bir parti olmadı. Kamuoyu anketlerinde eski CHP'nin oylarının kabaca 2/3'ünü Yeni Parti alabilirken Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'sinin 1/3'ünü muhafaza ettiği görülüyor. Bu Yeni Parti açısından beklentilerin karşılanmaması anlamına geliyor.

Yeni Parti'nin tek problemi CHP'nin tahminlerin üzerinde oy alması ve silinmemesi de değil; Yeni Parti, kuruluş ve kurumsal kimlik problemleri de yaşıyor. Yeni Parti, kuruluş sürecinde stratejik bir hata yapılarak sadece CHP milletvekilleri ve kadroları üzerinden bir parti kuruldu. Böylece belki CHP'den ayrılanlara yer bulmak ve muhtemel ideolojik kimlik tartışmalarından kaçınmak mümkün oldu. Fakat bu yüzden, partinin gerçekten yeni olmasının da önüne geçilmiş oldu. Bu şekilde Yeni Parti'nin; yeni ve farklı kadro ve siyasi söylemlerle merkeze açılması da sınırlanmış oldu. Başlangıçta yanlış iliklenen düğmeler, Yeni Partinin iki yakasını bir araya getirmekte zorlanmasına sebebiyet verecek gibi görünüyor…

Yeni Parti'nin bir başka stratejik hatası da CHP'den ayrılmalarına rağmen akıllarının ve bazı kadrolarının CHP'de kalmaya devam etmeleri oldu. Yeni Parti'nin CHP'den kopamayışı ve CHP ile polemiklerin hala ana gündem olması kurumsal kimlik ve kapasite üretmesine de engel oldu. Bir partiden ayrılarak yeni bir parti kurmanın liderlik mücadelesi, parti yönetiminin aldığı kararlarla uyum sağlayamayacak farklılıkları veya ideoloji ve strateji tercihlerindeki farklılaşmalar rol oynayabilir. Yeni Parti'nin CHP'den ayrılması, başlangıçta liderlik mücadelesiyle başladı. Zaman içerisinde dış politika başta olmak üzere ideoloji ve stratejide de farklılıkların tebarüz etmeye başladığını görüyoruz. Kılıçdaroğlu CHP'si, Yeni Partiye nispetle Batıyı iyi ve kötü şeklinde tasnif ederek, Batının emperyal gücüne mesafeli bir yerde durmaya başladı.

Hazal Duran tarafından 2017'de yayınlanan "Meral Akşenerin Siyasi Anlamı ve İyi Parti" başlıklı SETA raporunda bölünerek kurulan partilerin en büyük handikaplarından birinin, kimlik ve ideolojik mesele olduğunu vurgular:

"Bölünerek kurulan partilerin önündeki en büyük handikaplardan bir diğeri ekseriyetle kendilerine yeni bir kimlik oluşturmada başarısız olmalarıdır. Ana parti seçmeninden oy almak için aynı söylemi devam ettirmek ile yeni bir ideolojik çizgi edinme kaygısı arasındaki dengenin ne şekilde gözetileceği bu noktada önemlidir."

Duran'ın İyi Parti için vurguladığı bu handikabın Yeni Parti için de geçerli olduğu görülüyor. İyi Parti'nin kimlik, ideolojik çizgi ve kurumsal kapasite üretmekte zorlandığı görülüyor. 19 Mart 2024'teki Ekrem İmamoğlu soruşturmasından bu yana mitingler, polemikler ve nihayet iç çatışmaya yönelmiş olan Özgür Özel ve ekibi protesto havasından çıkarak yeni bir parti kurmanın icap ettirdiği siyasi durum muhakemesi ve stratejik planlama noktasına gelemiyorlar. Bu eksiklikleri 19 Mart sonrası mitingler, Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesi ve sert siyasi söylemlerle aşma düşüncesine benzer şekilde Yeni Parti kurulduktan sonra da yurt gezileri, üyelik kampanyaları ve hızlı kurultay süreciyle telafi edebileceklerini düşünüyorlar… Ancak Yeni Parti'nin programı ve siyasi söylemindeki zayıflık ve gerçekten yeni bir şey ortaya koyamama hali, Özgür Özel'in partisinin üyelik kampanyasında üç defa üst üste Yeni Partiye İyi Parti demesi örneğinde görüldüğü gibi sürçülisanı aşan bir siyasi kimlik ve kurumsal kapasite eksikliği dikkat çekiyor.

İyi Parti de mahkemelik olan bir sürecin sonunda MHP'den ayrı, yeni ve farklı bir parti olarak, Meral Akşener'in liderliğinde merkeze hitap etme gayesiyle kurulmuştu. Akşener'in merkez sağ tecrübesi ve merkez sağ kadrolardan devşirilen kadrolara rağmen İyi Parti, merkeze hitap edebilmeyi ve açılmayı başaramadı. Yok etmek iddiasıyla kuruldukları MHP ve Devlet Bahçeli güçlü bir şekilde varlığını devam ettiriyor… İyi Parti'nin kurucu lideri Meral Akşener aktif siyaseti bıraktı. Aradan geçen bunca zaman rağmen İyi Parti'nin üzerindeki MHP gölgesi ve kuruluş döneminin polemiklerinin izi kalkmadı.

Sonuç olarak bu hikaye tanıdık geliyor. Yeni Parti'nin de dil sürçmesinin ötesinde siyasi kader çizgisi İyi Parti'ye benzeyebilir…Yeni Parti'nin merkez parti olması zor görünüyor, CHP'nin ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu siyaseten yok olması ihtimal dışında, İyi Parti'nin kurulmasına sebep olan Ekrem İmamoğlu'nun siyasi geleceği umut vermiyor. Yeni Parti'nin kuruluş süreci de Ekrem İmamoğlu'nun ismi etrafında şekillendi. İmamoğlu bugün siyasi geleceği tartışmalı ve mahkumiyeti kaçınılmaz bir figür olarak güç kaybediyor. Yeni Parti Özgür Özel'in genel başkanlığında ve Kemal Kılıçdaroğlu ile polemiklerle şekilleniyor.

Yeni Parti CHP'deki yapıyı yeni partiye taşımayı başardı. Fakat yeni iddiasının içini doldurabilecek bir atak yapamadı. Hâlihazırda CHP'nin yeni bir versiyonu olmanın ötesine geçemedi. Kurucu liderinden ve kurucu yenilik iddiasından mahrum bir şekilde İyi Parti gibi iddiasını ve gücünü kaybeden sıradan bir partiye dönüşüyor…

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA