Evet, olabilir. Hatta sık görülür. Çünkü tartının söylediği "kilo" ile metabolizmanın söylediği "risk" her zaman aynı şey değildir. Dışarıdan bakıldığında normal kilolu görünen bir kişide insülin direnci ve buna bağlı hiperinsülinemi bulunabilir. Bu tablo bazen "zayıf ama metabolik olarak riskli" diye anılır.

NASIL OLUR?
Bazı kişilerde toplam yağ oranı çok yüksek değildir ama yağın yeri yanlıştır. Vücut kitle indeksi normaldir; buna rağmen karın içi viseral yağ yüksektir. Viseral yağ, yalnızca "depo" değildir; hormon ve inflamatuar sinyaller üretir, karaciğer ve kası insüline daha dirençli hale getirir, sonuçta pankreas aynı işi yapmak için daha fazla insülin salgılar.
Bir başka yol kas kaybıdır. "Skinny fat" denen durumda tartı normal görünür ama kas kütlesi düşmüş, yağ oranı artmıştır. Kas, glikozun en büyük tüketicisidir. Kas azaldıkça glikozu kullanma kapasitesi düşer; vücut kan şekerini normal tutabilmek için insülini yükseltir.

Genetik yatkınlık da tek başına yeterli olabilir. Ailesinde tip 2 diyabet, erken kalp-damar hastalığı veya metabolik sendrom bulunan kişiler normal kiloda olsalar bile daha erken yaşta insülin direnci geliştirebilir.
Kronik stres ve kötü uyku ayrı bir "gizli artırıcı"dır. Kortizol artışı karaciğerin glikoz üretimini yükseltir; gün boyu daha yüksek insülin yanıtları gerekir. Uyku kısaldıkça iştah düzeni bozulur, gece atıştırmaları artar, sabah insülin direnci belirginleşebilir.
Beslenme paterni de kilo aldırmadan insülini yüksek tutabilir. Sık atıştırma, sıvı kaloriler, rafine karbonhidrat ağırlığı, protein-lif eksikliği ve gün içine yayılan "küçük ama sık" glikoz yükleri, glikozu çoğu zaman normal aralıkta tutarken insülini kronik olarak yüksek seviyeye "kilitleyebilir".

Karaciğer yağlanması da yalnızca kiloluların sorunu değildir. Normal kiloda da metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer görülebilir. Karaciğer yağlandıkça insülinin karaciğerdeki etkisi zayıflar; bu durum açlıkta bile insülinin yükselmesine zemin hazırlar.
NE GÖRÜLÜR?
Bu tablonun aldatıcı tarafı şudur: Açlık glikozu normal çıkabilir, HbA1c normal sınırlar içinde kalabilir. Buna rağmen açlık insülini yüksektir, HOMA-IR artmıştır. Trigliserid hafif yükselme eğilimindedir, HDL düşebilir. Bel çevresi "sınırda" olabilir; yani kişi zayıftır ama göbek çevresi yaşına ve boyuna göre beklenenden biraz fazladır. Bazen de tamamen "normal" görünür; yalnızca laboratuvar ve vücut kompozisyonu değerlendirmesi gerçeği gösterir.

NEDEN ÖNEMLİ?
Çünkü insülin yüksekliği çoğu zaman kan şekeri yükselmeden yıllar önce başlar. Bu dönem sessizdir; kişi kendini "iyi" hisseder, glikoz testleri "normal" gelir. Ama yüksek insülinin damarda, karaciğerde ve yağ dokusunda başlattığı biyolojik süreçler erkenden devreye girebilir. Damar sertliği, hipertansiyon eğilimi, karaciğer yağlanması, inflamasyon artışı ve ateroskleroz zemini bu dönemde sessizce güçlenebilir.
LONGEVITY AÇISINDAN ANLAMI
Normal kilo metabolik sağlık demek değildir. Metabolik sağlık; insülin, trigliserid, HDL, bel çevresi, kan basıncı, karaciğer yağlanması bulguları ve inflamasyon göstergeleriyle birlikte değerlendirilmelidir. "Kronik olarak yüksek insülin" bir tür erken uyarı sinyali gibi düşünülebilir: Kan şekeri henüz bozulmamıştır ama sistem fazla eforla dengeyi koruyordur.

NE YAPMALI?
Önce görünmeyeni görünür kılmak gerekir. Açlık insülini ve HOMA-IR, trigliserid/HDL oranı, bel çevresi ölçümü, karaciğer enzimleri ve mümkünse karaciğer yağlanması değerlendirmesi; ayrıca vücut kompozisyonu analiziyle kas-yağ dağılımının anlaşılması yol gösterir. Bazı kişilerde standart açlık ölçümleri yetmez; yemek sonrası glikoz-insülin yanıtını değerlendirmek daha anlamlı olabilir.

İkinci adım "kilo vermek"ten çok "metabolik kas kazanmak ve viseral yağı azaltmak" hedefidir. Düzenli kuvvet antrenmanı kası artırır, insülin duyarlılığını yükseltir. Yeterli protein ve lif, öğün sayısını azaltıp öğün aralarını uzatmak, rafine karbonhidrat ve sıvı kalorileri kısmak, akşam geç saat yemeğini azaltmak insülini aşağı çeker. Uyku kalitesini iyileştirmek ve stres yükünü yönetmek de biyolojik olarak doğrudan etkilidir; çünkü kortizol-insülin ekseni birlikte çalışır.
ÖZET
Evet, zayıf olup insülini yüksek olan çok insan var ve çoğu bunu bilmez. Tartı normal olabilir ama metabolizma "fazla insülinle" dengeyi korumaya çalışıyor olabilir. Bu nedenle normal kilo görünen kişide de insülin, trigliserid, HDL, bel çevresi ve karaciğer yağlanması birlikte değerlendirilmelidir.