Buzdolabında unutulmuş bir peynir, ekmek ya da salça kavanozunu açınca çoğumuz aynı şeyi yaparız: Önce burnumuza yaklaştırır, sonra karar veririz.
Oysa küflenmiş gıdayı koklamak doğru değildir. Çünkü burnunuza yalnızca kötü koku değil, küf sporları da çekebilirsiniz. Bu sporlar özellikle alerjisi, astımı, kronik akciğer hastalığı veya bağışıklık sistemi zayıflığı bulunan kişilerde öksürük, hırıltı, burun-göz yakınmaları ve solunum sorunlarını tetikleyebilir.

BURUN MİKOTOKSİN DEDEKTÖRÜ DEĞİLDİR
Bazı küfler mikotoksin adı verilen zehirli maddeler üretir. Aflatoksin, okratoksin A, fumonisin ve deoksinivalenol bunların en bilinenleridir.
Sorun şu: Mikotoksinleri koklayamaz, göremez ve tadına bakarak anlayamazsınız. Üstelik bazıları pişirme, kaynatma veya kızartmayla tamamen ortadan kalkmayabilir.
KARACİĞERDEN BELLEĞE KADAR
Uzun süreli veya yüksek miktarda mikotoksin maruziyeti farklı organlara zarar verebilir:

KÜFLÜ KISMI KESMEK YETER Mİ?
Ekmek, yoğurt, reçel, salça, yumuşak peynir, pişmiş yemek ve sulu meyve-sebzelerde küfün görünmeyen uzantıları ürünün derinlerine ilerleyebilir. Üstteki yeşil kısmı sıyırmak sorunu çözmez.

Kuralımız basit olmalı:
Küflenmiş gıdayı koklamayın, tatmayın, pişirerek kurtarmaya çalışmayın. Ürünü kapalı şekilde çöpe atın ve temas ettiği kabı temizleyin.
Çünkü küf gördüğümüz bölümdür; sporlar ve mikotoksinler ise göremediğimiz tehlike olabilir. Bir lokmayı kurtarmaya çalışırken karaciğerimizi, böbreğimizi ve beynimizi riske atmaya değmez.