Hafta sonu biraz geç uyanmak, kahvaltıyı öğleye bırakmak, akşam yemeğini geceye sarkıtmak hoş gelebilir. Ama bedenimiz "Bugün cumartesi, kurallar tatilde!" demiyor.
Vücudumuzun yalnızca uyku saati değil, yemek saati de var. Karaciğer, pankreas, bağırsaklar ve yağ dokusu ne zaman yiyeceğimizi önceden kestirmeye çalışan biyolojik saatlerle yönetiliyor.

Öğünleri hafta sonu birkaç saat ileri kaydırmak bu saatlerin birbirinden kopmasına yol açabiliyor. Buna kısaca "metabolik jetlag" diyebiliriz. Sonuçta:
● Kan şekeri kontrolü zorlaşabilir.
● İnsülin duyarlılığı azalabilir.
● Açlık ve tokluk sinyalleri karışabilir.
● Gece atıştırmaları artabilir.
● Pazartesi sabahı yalnızca zihniniz değil, metabolizmanız da işe geç kalabilir!
Özellikle akşam yemeğini geceye taşımak önemli. Çünkü aynı yemek, gündüz saatlerinde yenildiğinde gece geç saatte yenilene göre genellikle daha iyi metabolize edilir. Bedenimiz gece sindirim şöleni değil, bakım ve onarım programı ister.

Hafta sonu hayatın tadı elbette kaçmasın. Kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinizi hafta içine göre mümkünse bir saatten fazla kaydırmamaya çalışın. Akşam yemeğini uyumadan en az üç saat önce bitirin. Gece acıkırsanız önce kendinize sorun: "Gerçekten midem mi aç, yoksa canım mı sıkıldı?"
Unutmayın: Metabolizma düzeni sever. Hafta sonu ruhunuz özgürleşsin ama biyolojik saatiniz başka ülkeye uçmasın!