Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Emekli binbaşı ve akademisyen Erol Mütercimler her fırsatta 'un "iç savaş provası" olduğunu söylüyor.
Öyle midir, bilmem…
Benim bildiğim tek şey, Türkiye'nin kontrolleri dışına çıkmasına razı olmayacaklardır.
Yani…
"Hendek terörü" işe yaramadı, 15 Temmuz'da sonuca ulaşılamadı, "zillet ittifakı" başaramadı o halde bu işin peşini bırakalım, demeyeceklerdir.
Sevinçlerinin kursaklarında kalmasına rıza göstermeyeceklerdir.
Hani 7 Haziran seçimlerinin ardından, "yeni bin yılın Selahaddin Eyyübi'si son metroda durduruldu" diye sevinç çığlıkları atmışlardı ya onu diyorum.
Peki, Türkiye'yi kontrol altına almak için ne yapacaklar?
Bu köşecikte daha evvel söylemiştim: İç savaş veya darbe dahil her yolu deneyeceklerdir.
Öncelikle fay hatlarını kırılacak kadar hassas hale getirmek için gerilimi tırmandıracaklar.
Mesela, "Bizim yapamadığımızı Fetullah Gülen yaptı" diyen ve PKK'nın siyasi ayağına oy isteyen Sözcü yazarlarının "Atatürkçülük" asabiyeti üzerinden yapmaya çalıştıkları bu yollara taş döşemekten ibarettir.

***

Birkaç gün evvel de Rusya Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkanı eski milletvekili Sergey Markov, ABD'nin Başkan Erdoğan'ı devirmeye hazırlandığını iddia etti.
İddiasını da, Rusya'yla yakın ilişkiler içine girmesine ve sınırlarımızda "İkinci İsrail"in kurulmasına ne pahasına olursa olsun izin vermeyeceğimizi ilan etmesine bağladı.
Markov'un bahsettiği "hazırlık" nasıl bir şey?
Cunta falan mı?
Birçok askeri uzman onca temizliğe rağmen TSK'da FETÖ'cü subayların önemli bir kütle olarak varlığını devam ettirdiğini dile getiriyor.
İyi de yurtsever askeriyle polisiyle birlikte 15 Temmuz'da çıplak ellerle tanklara karşı duran bu millet buna izin verir mi?
Elbette vermez.
Fakat 15 Temmuz, Mütercimler'in dediği gibi ya iç savaş provasından ibaretse?
O gece malum caddede tankları alkışlayanları ve Genel Başkanı 'nun o hallerini unutmuş olamazsınız.
Lafı hiç dolaştırmadan hüküm cümlemizi belirtelim: ABD'nin ne ekonomik ablukası ne fay hatlarını kaşıması ne taşeron örgütlerini (FETÖ ve PKK) devreye sokması "iç savaş" çıkartmaya yeter.
Yeter ki CHP "iç savaşa" karşı çıksın.

***

Kılıçdaroğlu "seçim sonuçları ne olursa olsun, kazansak da kaybetsek de halkın tercihlerine saygılıyız" desin…
Her halükârda anayasaya bağlı olduğunu ilan etsin…
Bir de mümkünse terör örgütlerine (FETÖ ve PKK) mesafeli olduğunu ortaya koysun…
Hülasa, "iç savaş" çağrısının örtük ifadesi mesabesindeki "taşlı sopalı direnme hakkı" söylemlerinden vazgeçsin…
Benim oyum CHP'ye…
Gelgelelim, dikkatlerden kaçtığı için şuncağızı kimsecikler sormadı:
Fetullah'la ağız birliği içinde 15 Temmuz'a "tiyatro" diyen Kılıçdaroğlu daha sonra, "15 Temmuz'da halkımız direnme hakkını kullandı" demekle neye yatırım yapmak istedi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN