Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA

Organize şekilde bir ‘oh’ çektiler

"Neye el attıksa elimizde kaldı" dedi ve sustu.
Morali çok bozuktu.
Neden sonra büyük bir keşif yapmışçasına ayağa kalktı boğazını temizledi. Terini sildi. Dudaklarını büzdü. Sonra pat diye, "Size bir şey diyeyim mi?" dedi.
Herkes nefesini tutmuş bekliyordu.
"Para basalım!" dedi.
Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.
"Hö?!"
"Ha?!"
"Nee?!"
Sözcüsü daha fazla dayanamadı: "Para basalım mı dediniz?"
"Aynen öyle...Para basalım, millete dağıtalım. Ama elimizi çabuk tutalım. Merkezi hükümet basmadan..."
"Efendim 'Yerel hükümet merkezi hükümet' söylemini buralara vardırırsak adımızı kalpazana çıkartırlar. Biz merkez bankası değiliz...Bu iş öyle kendi bilim kurulumuzu kurmaya benzemez..."
"Ne yapacağız peki? Avrupa Birliğini bile çökertme noktasına getiren virüs bunları daha güçlü kılıyor, oturup seyredelim mi? Bak şimdi de bedava maske dağıtmaya başladılar..."
"Merak etmeyin, ona da karşı çıkıyoruz efendim."
"Ücretsiz maskenin nesine karşı çıkıyoruz ki?"
"Eczanelerden dağıtılmalıydı diyoruz ya efendim."
"Eczanelerden dağıtsalardı ne diyecektik?"
"O zaman da maskeler PTT Kargo ile dağıtılsın. Eczanelerde istismar edilebilir diyecektik..."
"Bu pratik zekanı çok beğeniyorum..."
"Teşekkür ederim efendim."
"Keşke otobüs konusunda da işe yarasaydı..."
"Elimden geleni yaptım efendim..."
"Nasıl yaptın; sırf kalabalık görünsün diye sabahın 6'sında Akepeliler topluca otobüse bindiler ne demek. Ne bunlar yolcu mu, kamikaze mi?.."
"Çok üzerime geldiler efendim, mecbur kaldım."
"Başka bir şey bulamadın mı? Hayır yani, 3 yolcunun bindiği otobüse 47 yolcu bindi ne demek? Bak işte sabah akşam görüntü istediler, verebildin mi? Veremezsin, çünkü yok..."
"Ama siz de olmayan bu görüntüleri izlerken kanım dondu dediniz ya efendim?"
"Çok üzülüyorum..."
"Efendim üzülmeyin. Hallettim ben onu. Video çektim. Otobüsler küçük dedim."
"Otobüsler küçük olduğu için mi hatları iptal edip, sefer sayılarını azalttılar diyorlar?"
"Akepeliler işte, ne yapsak bir şey buluyorlar..."
"Saçmalarsan bulurlar tabii."
"Siz de 2018'de başlayan İkitelli Şehir Hastanesi projesi için akepe o projeyi 2017'de durdurdu dediniz... Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu aradı; ya Portakal'ın dışında kimseyle konuşmasın ya da saçmalamasın dedi..."
"O kendine baksın. Ben onun gibi Kızılay çadırından çıkıp da 'Kızılay çadırı yok, Kızılay çadırı nerde' demiyorum..."
"Bir de 80 TL'lik yardım paketlerini 150 TL'ye nasıl aldığımızı anlayamamış..."
"Bu bir bazdır deseydin, prototip deseydin..."
"Dedim. Çok beğendi. Hatta, bütçemiz yok diyerek hastanenin yollarını yapmamamızı aynı tarihte 200 milyon TL civarında asfalt ihalesini yaptınız şeklinde yüzümüze vuran yandaşlara karşı da baz ve prototip üzerinden açıklama yapmamızı istedi..."
"Her şey baz veya prototiple açıklanmaz ki yahu.."
"Haklısınız efendim..."
"Çok üzülüyorum... Bodrum'a gitmeyi düşünüyorum..."
Herkes şaşırdı.
"Ha?"
"Hö?"
"Ne?"
Rabarba arasından sözcüsünün feryadı duyuldu: "Aman efendim, çok yanlış anlaşılır. Millet can derdinde o tatil peşinde derler..."
"Ne tatili ya? Senin bile aklına bak hemen ne geliyor! Deutsche Welle kadar anlamıyorsunuz beni..."
Herkes sustu. Hep birlikte anlamaya çalıştılar. Hiçbir şey anlamadılar!
"Elazığ depreminde yardımlar yerine ulaşıyor mu diye nasıl kontrol etmeye gittiysem" dedi, "şimdi de ücretsiz maskeler vatandaşlara ulaşıyor mu diye Bodrum'a gideceğim..."
Hepsi birden derin bir "oh" çekti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA