"Önce Amerika" mottosu "Önce İsrail'in Konforu" şekline dönüştü ama İsrail'in korkuları yine de tükenmedi.
Gerçi hiçbir zaman da tükenmez; İsrail doğası gereği "korkuyla" maluldür.
Güncel korkuları Trump'ın İran ile kalıcı ateşkes yapma ihtimali.
CNN'in "İsrail çok endişeli" yollu haberlerinin nedeni de bu zaten.
Netanyahu rejimi için ABD'nin prestijinin zerre önemi yok. Her daim kendilerine itaatkâr bir vekâlet savaşçısı olmaları yeterli.
ABD Başkanı Trump, İsrail'in hedeflerini gerçekleştirmek uğruna, bir saat önce dediği bir saat sonra dediğini tutmayacak kadar gülünç bir figüre dönüşmüş, ne gam!
Varsa yoksa İsrail'in evhamları.
***
Okyanusun ötesindeki vergi mükellefinin,
Wyoming'deki çiftçinin alın teri, İsrail'in evhamlarını yatıştırmak için harcanıyor.
Yani, soykırımcı siyonistlerin "psikotik güvenliğini" sübvanse etmek için.
Clausewitz'in "siyasetin başka araçlarla devamı" dediği savaş (İran savaşı örneğinde olduğu gibi) İsrail'in Amerikan bütçesini başka araçlarla yağmalaması hâlini almış durumda.
Şu hâle bakar mısınız:
Koca Amerika, haklı olarak tüm dünyada en çok nefret edilen
İsrail'in güvenlik memuruna dönüştü.
Hayır yani, ABD'nin İran'la savaşmaktan ne çıkarı var? İsrail'in arzu ve isteklerini yerine getirmekten başka.
***
İsrail önce İran'ın nükleer enerji sahibi olmasını istemiyordu, şimdi de füzelerinin menzilinin İsrail'e ulaşmasını istemiyor.
İran'ın füzeleri olacaksa da menzili mümkünse
mezhep savaşının fitilini ateşlemeye ulaşacak kadar olsun istiyorlar.
Bölgeyi ateşe atmanın faturasını da
Washington ödeyecek tabii.
Takdir edersiniz ki bu bir ittifak ilişkisi değil, bir tür
stratejik parazitlik.
Milyarlarca dolarlık askeri yardımlara bir de savaşın o akıl almaz maliyetini ekleyin, İsrail'in stratejik parazitliğinin ABD'ye maliyetini bulursunuz.
Amerika'nın ulusal çıkarlarını soykırımcı İsrail'in bitmek bilmeyen evhamlarına kurban etmesi "gönüllü esaretten" başka bir şey değildir.
Hem de ne uğruna, bir parazit uğruna.