Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

CHP’li olacaksan onun gibi olacaksın

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Şu fani dünyada CHP kadar insanı yoran bir şey yoktur. Biz izlerken yoruluyoruz, kim bilir CHP'liler ne çekiyor!
CHP'de siyaset yapmak da çok zor.
Ben şunu bilir, şunu söylerim: CHP'de ne Kılıçdaroğlu olacaksın ne Özgür Özel ne de Ekrem İmamoğlu.
Olacaksan Mansur Yavaş gibi olacaksın arkadaş. Ooh, konfor keka.
Her şeyden hem nalına hem mıhına vuracaksın. Cumhurbaşkanı adayı olmayacaksın ama her an aday olacakmış gibi hazır bekleyeceksin. Tipik bir orta yolcu gibi ortopedik olmaya özen göstereceksin.
Aynı anda Özgür Özel'e de Kılıçdaroğlu'na da kendini beğendireceksin. Hem İmamoğlu'nun haksızlığa uğratıldığını savlayacak hem de cumhurbaşkanı adaylığından düştüğü için ellerini ovuşturacaksın.

***

Özgür Özel olmak öyle mi ya! Her şeyden evvel "emanetçilik" bakımından eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut gibi bir şey olacaksın.
Hiç değilse, merhum Akbulut kurduğu partinin genel başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanı olan Turgut Özal'ın emanetçisiydi; Özgür Özel elan yolsuzluk ithamıyla tutuklu yargılanan İmamoğlu'nun emanetçisi.
Zordur çok zor. Neyse ki kendisi adına üretilen fıkra falan yok.
Bugünkü muhalif güruhun dünkü muadilleri Akbulut'un emanetçiliğiyle hep dalga geçmiş, envaiçeşit fıkralar üretmişti. Özel'in emanetçiliğini ise hep takdir ettiler. Üstelik, heybesinde malum maddi ve ahlaki vukuatları olduğu hâlde.
Fakat gelinen noktada işler biraz değişti.
Her şeyden evvel büyükşehir belediyesinin sunduğu geniş imkânlar hepten kesilmese de (malum soruşturmalar nedeniyle) eskisi gibi tıkır tıkır işlemiyordur.

***

İmamoğlu olmak da zor zanaat. O kadar ki hep düşeş atarsın, en kritik anda hep yek gelir, periferini avuçlarsın.
Öncelikle sana "duygusal" ihtiyaç buharlaşır.
Hâliyle, CHP koridorlarında kimsecikler Özgür Bey'in kulağına eğilip "Ne yap et, Ekrem'i kodesten çıkar!" diye yalvarmaz.
Derken, "emanetçin" bile su kaynatmaya başlar...
Özgür Bey mitinglerdeki kalabalıklara bakıp "özgül ağırlığının" iğvasına kapılmadı mı? "Butlan kararı" üzerinden devşirmeye çalıştığı mağduriyet algısını arkasına alıp kaptırıp gitmedi mi? Bu rüzgârla, emanetçilikten mutlak liderliğe dikey geçiş yapacağına inanmadı mı?
Yoksa 7 Haziran 2026'daki yerel ara seçim mitinglerinde, "Beni seven sandığa koşsun!.." diyerek kendini rezil eder miydi? (Söz konusu 6 belde seçiminin 5'ini kaybetti ya, onu diyorum.)
"İmamoğlu'nu seven bize oy versin" deseydi sonuç değişir miydi, bilemem.
Benim bildiğim şudur: Eğer o meydanlardaki kalabalıklar sandığa yansısaydı ve mesela Tokat Bağtaşı'nda AK Parti değil de CHP yüzde 94.62 ile kazansaydı, Özgür Özel değil İmamoğlu'nun "emanetçiliğini" yapmak, bir daha adını bile anmazdı.
Bugün ekranlarda koro hâlinde "Hain Kemal" diye bağıran yandaşları da, emaneti isteme olasılığına binaen "Hırsız Ekrem" lansmanına alttan alta başlamaları kuvvetle muhtemeldi.
Tevekkeli "İhanet bir bilmecedir..." denmemiştir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA