Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞEBNEM BURSALI

İlker Başbuğ’a 7 yeni soru

Gazeteci soru sorar. Biz de cumartesi günkü köşemizde Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ'a 7 soru sormuştuk. Önce sebebini, sonra kısaca soruları hatırlatıp yeni sorular soralım dedik. Zira sorduğumuz sorular yerine ulaşmış olacak ki; yazımıza ve sorularımıza ilave olarak yeni soruları ileten onlarca telefon, yüzlerce mesaj almamız da bundan olsa gerek. Gelin kısa hatırlatma ve sonra sizlerden de gelen yeni sorulara:
"2009 yılında askerlerin, özel mahkemelerde yargılama teklifini getirenler araştırılsın" diyerek, bu yasayı çıkaran Meclis'e ve siyasilere FETÖ suçlaması getiren İlker Başbuğ'a geçmişi hatırlatmıştık.
5 Ocak 2007 tarihinde, o dönem gazeteci olan bugünün CHP İzmir milletvekili Tuncay Özkan'a, hiç tanımadığını söylediği birinden bir flash bellek gelir. Sözkonusu bellekte; TSK içindeki 15 bini aşkın subay ve astsubayın yaşam biçimi ve alışkanlıkları ile 86 general ile ilgili özel bilgiler, bunların FETÖ örgütü ile bağlantıları ve himmet ilişkilerinin yanısıra, FETÖ'ye karşı olan subaylarla ilgili (Alevi, Kürt, Solcu) gibi mezhepsel tanımlamalar ve özel yaşamlarına ilişkin karalama bilgileri bulunuyordu. Gazeteci Özkan bu bilgilerin yer aldığı flash belleği, o dönem yakın ilişki içinde olduğu, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı (KKK) İlker Başbuğ'a teslim eder.
Peki Başbuğ bu bellekle ilgili ne yapar? Bugün her fırsatta "FETÖ ile mücadele eden tek asker bendim" diyen Başbuğ, bu belleği Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na verir ve konu kendisi için burada kapanır.
Ta ki; 2017'de CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında bu olayı ve sözkonusu bellekteki FETÖ'cü fişlemeleri açıklayana kadar. Sonrasında hem Tuncay Özkan hem İlker Başbuğ yaptıkları açıklamalarla olayı doğrular. Ama Başbuğ açısından ilginç olan; bu itiraftan çok kısa bir süre önce 15 Temmuz Araştırma Komisyonu'na bilgi ve ifade verirken bu olaydan hiç bahsetmemesiydi! Yani; Meclis'e FETÖ ile nasıl mücadele ettiğini anlatmak için gelmişti ama, yıllar evvel hem de yetkili bir konumdayken kendisine teslim edilen TSK içindeki FETÖ'cülerle ilgili hiçbirşey yapmadığını anlatmayı unutmuştu!
Bizim sorularımızın da en can alıcı noktası buydu zaten; Neden 2007'de bu liste geldiğinde birşey yapmadı? Neden bu olayı yıllar sonra FETÖ'yü anlattığı Meclis Komisyonu'ndan gizledi? Ve geçmişte FETÖ'cülerin listesiyle ilgili hiçbirşey yapmadığı bilgisini 3 yıl önce gizlediği Meclis'i bugün neden FETÖ ile itham ediyor?
Bu sorulara muhatabından bir yanıt gelmedi ama biz gazeteci olarak sormaya devam edelim...
1- Kara Kuvvetleri Komutanlığınız dönemimde kaç FETÖ'cü subay ile ilgili işlem başlattınız? Kaç FETÖ'cü subayı ordudan attınız?
2- Genelkurmay Başkanlığınız döneminde kaç FETÖ'cü subayla ilgili işlem başlattınız? Kaç FETÖ'cü subayı ordudan attınız?
3- TSK, yaklaşık 2 bin yıllık en eski devlet mekanizması ve doküman ve belge konumunda son derece dikkatli. 2007'de size gelen FETÖ'cü subaylar listesini gönderdiğinizi söylediğiniz HKK'ye sevk belgesi nerede?
4- Her fırsatta "FETÖ ile bir tek ben mücadele ettim" diyorsunuz. Bunun bir ayak izinin olması gerekir. Bu izler, belgeler, dökümanlar nerede?
5- Geçmişte mücadele ettiğiniz irticanın tanımı nedir?
6- İrtica ile mücadele adı altında FETÖ ile mi yoksa muhafazakar subaylar ve eşleriyle mi mücadele ettiniz?
7- Siz irtica ile mücadele adı altında samimi inanan subayları ordudan atarken bilerek ya da bilmeyerek FETÖ'cülere mi alan ve kadro açtınız?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA