Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞEBNEM BURSALI

CHP ve İP farkında mı?

Dosyada gizlilik kararı olduğu için detaylarını yazamıyorum ama, şu kadarını söyleyeyim ki; devletin kolluk gücü ve savcılık boyutuyla tüm birimlerince yapılan inceleme, araştırma, soruşturma ve bilumum tüm boyutlarıyla yaptığı çalışmalar sonucunda Yunus Durdu isimli şahıs; PKK/KCK örgüt mensubudur. Devletin resmi bulgularına göre; bu terör örgütünün sadece üyesi olmakla kalmamış; eylemlerine bizzat katılmış ve hatta masum insanları haraca bağlamış ve haraç vermek istemeyenleri ölümle tehdit etmiş ve mallarına zarar vererek bu konuda ne kadar ciddi olduğunu da ispatlamış.
Van'da ikamet eden ve terör örgütünün buradaki faaliyetlerinde etkin olarak yer aldığı belirlenen bu şahıs ile ilgili savcılık tarafından yakalanma emri verilmiş. Ve; bu devletin polisleri de; savcılıktan gelen emri uygulamış.
İşin ilginç kısmı da; savcılıktan gelen emri uygulamaktan başka bir amacı olmayan emniyet güçlerinin, şüpheliyi takip sonucunda vardıkları bulgu; PKK/KCK örgüt üyesi olduğu ve suç teşkil eden eylemleri gerçekleştirdiği iddiasıyla savcılığın yakalama emri çıkardığı Yunus Durdu isimli şahıs; HDP Van milletvekili Murat Sarısaç'ın evinde bulunuyor ve sadece onunla birlikte evden çıkıp, onunla bir başka yerlere gidiyor. Milletvekilinin evine girmek istemeyen emniyet güçleri, şüpheli Yunus Durdu, evden çıktığında takibe devam ediyor ve bir süre sonra içinde bulunduğu aracı durdurarak şüpheliyi gözaltına alıyor.
Bu milletin oylarıyla seçilmiş ve devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumaya "namus ve şerefi üzerine yemin eden" bir milletvekilinin evinde, arabasında tümüyle korumasında olan bir şüpheliyi devletin emniyetine ve yargısına teslim etmemekte direnmesi ve bir şüpheliyi devletten saklamasını; ettiği yemine, namusuna ve şerefine ne boyutta yakıştıracağız size sorarım!
Aslında; sizi şaşırttı mı bu durum bilmem ama beni hiç şaşırtmadı. 40 yıl boyunca 30 binden fazla resmi ve sivil şehit verdiğimiz terör örgütü PKK'nın siyasi sözcüsü olarak Meclis'te bulunan bir partinin bir vekilinin, bir teröristi, bir örgüt üyesini yargıdan kaçırması beni hiç şaşırtmadı! Aynı partinin hala hapiste bulunan eski genel başkanı, PKK terör örgütünün sözde lideri bebek katili adama yıllarca bu parlamento çatısı altında "Sayın" demeden ismini ağzına almamış. Bu rezil adamın "heykelini dikecekleri" vaadini, kendi sempatizanlarına defalarca söylemiş. Devletin polisiyle, devletin askeriyle çatışmayı sivil insanına talimat olarak verip hendek olaylarında 40'tan fazla sivil insanın ölmesine sebep olmuş bir eski genel başkanın yönettiği bir partinin vekilinden söz ediyoruz. Terör örgü PKK'nın siyasi uzantısı olarak davranmaktan gocunmayan ve bunu şeref meselesi sayan bir partinin bir mensubunun başka ne yapmasını beklerdiniz ki?
Ama benim şaşırdığım ve şaşırmaktan da asla vazgeçmeyeceğim 2 şey var. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük Atatürk'ün ilk genel başkanı olduğu bir parti olarak CHP, 30 binden fazla şehidimizin kanı ellerinde olan böylesi bir parti ile nasıl işbirliği yapar, birlikte politika üretir ve bunu içine sindirir? Ve; kendisine milliyetçiliği yakıştıran, devlet-millet sözünü dilinden düşürmeyen bir parti olarak İP; devlet-millet düşmanı, federasyon isteyen, resmi-sivil insanımızı yıllardır şehit eden ve terör örgütünün siyasi sözcüsü bir parti ile nasıl aynı ittifak içinde yer alabilir ve birlikte politika üretebilir? Yorum sizin...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA