Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SERDAR DAĞ

Korkulu rüyamız Alzheimer

Dünyada 45 milyon demans hastası var. 2050’de bu rakamın 135.5 milyon olması bekleniyor. Yani her 3 saniyede 1 kişi demans hastası oluyor. Ülkemizde 1 milyon aile bu hastalıkla mücadele ediyor. Son yıllarda geliştirilen ilaçların yanı sıra TMS tedavisi sayesinde magnetik akımla beyin hücrelerinin aktivitesi artırılabiliyor

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü... Bu yazımda Alzheimer hastalığına dikkat çekmek istiyorum. Demans yani bunama, kazanılmış ve işlev gören zihnin yitirilmesi anlamına geliyor. Alzheimer ise demans türlerinden biridir. Demans ve Alzheimer belirtileri hasta anne babanın çocukları tarafından geç fark edilir. Çünkü hiçbir evlat bu durumu anne babasına yakıştıramaz. Her şeyi öğrendiği, örnek aldığı, tüm yaşamı boyunca akıl danıştığı büyüğünü bu hastalıkla birlikte kabullenemez ve birçok bahane bulur. Fakat gerçekle yüzleşmek için hastayı bir doktor kontrolüne götürmeli ve basit bir testten geçirerek hastalığın erken teşhisi sağlanmalı.

HASTA YAKIN GEÇMİŞİ UNUTUR
Hasta, yakın geçmişi unutur. Uzun yıllar öncesinde yaşanan olayları en ince ayrıntısına kadar hatırlar. Bu yüzden hasta yakınları, hasta için 'Hiçbir şeyi yok! Eskileri benden bile daha iyi hatırlıyor' düşüncesiyle yanılgıya düşer. Başlangıçta hasta, gözlüğü bıraktığı ya da parasını koyduğu yeri veya arkadaşlarının adını hatırlamamaya başlar. Unutkanlık zamanla ilerleyerek hastanın yaşantısını zora sokar. İlk belirti unutkanlıktır, yakın geçmişi unutur. Bu unutkanlık eğer hastanın hayatını etkilemeye başlamışsa hasta yakınları tarafından doktora götürülür. Deneyimli bir hekim iyi bir sorgulama ve muayene ile demans tanısını büyük ölçüde koyar. Fakat tanının tıbben doğrulanması gereklidir. Bunun için öncelikle bir beyin görüntülenmesi istenir. Çekilen beyin MR'ında teşhis büyük oranda belli olur. Bunun dışında rutin kan testleri istenir ve beyin fonksiyonlarının işleyişine bakılır.



UNUTKANLIK DERECESİ ÖLÇÜMÜ
Nöropsikolojik batarya, bir tür karşılıklı yapılan testtir ve hastanın neleri yapıp neleri yapamadığını, unutkanlığının derecesini ölçmemize yarar. Belli aralıklarla yapılarak hastada hangi beyin merkezlerinin, davranışsal, görsel ve duysal olarak işlevini yitirdiği öğrenilir.
Maalesef hastalığın şifa ile sonuçlanan bir tedavisi günümüzde henüz mevcut değil. Eldeki ilaçlar sadece semptomları azaltmakta. Fakat son yıllarda bazı aminoasit içeren ilaçlar, nörotrofik yani beyin hücrelerini tamir eden ilaçlar piyasaya sürülmeye başlanmıştır. Bununla beraber hastalara TMS Tedavisi denilen magnetik akım verilerek beyin hücrelerinin kanlanmasını ve elektrik aktivitesini artıran etkili bir yöntem de yapılabilmektedir. Bunun haricinde NAD denilen vücudumuzda koenzim olarak görev yapan molekül hücrenin enerjisini artırıp DNA'yı tamir etme özelliğinden dolayı son zamanlarda Alzheimer hastalığının tedavisinde aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.

ALZHEİMER İLE DEMANS AYNI ŞEY Mİ?
Demans yani bunama, kazanılmış ve işlev gören zihnin yitirilmesi demektir. Entelektüel fonksiyonların kaybıdır. Genellikle orta yaş ve orta yaşın ileri evrelerinde görülmeye başlar. Alzheimer, demans türlerinden biridir. Görülen bunamanın yarısından fazlasını Alzheimer tipi demans oluşturur. Bundan sonraki sırayı beyni besleyen damarların daralması ve tıkanması sonucu, beynin yeterince beslenmesine bağlı vasküler demans (damarlara bağlı kanama) alır.




DEMANS
BELİRTİLERİ NELERDİR?
ÖFKE VE SİNİRLİLİK: Öfke, yoğun duygusal bir tepki, sinirlenmek ise biraz daha ılımlı bir tepkidir. Eğer hastanın hafif sinirli bir hali yakınları tarafından fark edilmezse; duygular öfkeye doğru tırmanır. Hasta, kendisine ve çevresine zarar verebilir.
DEPRESYON: Bu tür hastalarda motivasyon eksikliği, oturup boş boş bakma ve dünyadan kopma duygusu vardır. Demanslı hastalarda depresyon da sıkça görülür. Sinirlilik, sıkıntı, uykusuzluk, sık sık ağlama nöbetleri veya aşırı uyku gibi belirtiler de olabilir.
PEŞİNDEN AYRILMAMA VEYA TALEPTE BULUNMA: Bu durum sıklıkla terk edilme korkusu nedeni ile ortaya çıkar. Hasta gün boyunca yaşamını yönlendirmesi için yakınlarından yardım ister ve daima bir şeyler talep eder.
TAKINTI, ŞÜPHE VE PARANOYA: Takıntıda ne kadar mantık yürütüp ikna edilmeye çalışılsa da hastada değiştirilemeyen ve düzeltilemeyen yanlış inançlar vardır. Şüpheciliğin özelliği; ikna olmamak ve güvensizliktir. Ayrıca demanslı hastalarda, birinin kendini izlediği ya da öldürmek istediği gibi paranoyalar çok sık görülür.



UYKUSUZLUK:
Uyku bozukluğu sıkça görülür. Hasta, aşırı uyuduğu gibi günlerce uykusuz da kalabilir. Uykusuzluk, hafızanın daha da zayıflamasına ve sinirliliğe yol açar. Özellikle Alzheimer tipi demansta yıllar içinde durmaksızın ilerleyen entelektüel yıkım sonucunda hasta tuvalet ihtiyacını, yeme-içme gereksinimini ve kişisel temizlik yeteneğini kaybeder. Yakınlarına bağımlı hale gelir.
UYGUNSUZ CİNSEL DAVRANIŞ: Cinsellik, doğal hayatın önemli bir parçasıdır. Cinsel istek, demanslı hastada da devam edebilir. Hastanın kendini engelleme duygusu zayıfladığı için ilk zamanlarda, cinsel ağırlıklı konuşma, karşı cinse müstehcen imaların yanı sıra hastalığın ilerleyen dönemlerinde toplum içinde soyunma, cinsel organını elleme gibi belirtiler görülebilir.

TMS TEDAVİSİ NEDİR?
Açılımı Transcranial Manyetik Uyarım'dır. Yan etkisi olmayan bu tedavide beyinde ilgili bölgeye manyetik akım verilerek beyin hücrelerinin kanlanması artırılır. Hücreler arası iletim hızlandırılır. Aynı zamanda bu tedavi takıntı, sinir, stres, uykusuzluk gibi duygu durum bozukluğu yapan ileti bozukluklarına da iyi gelir. TMS tedavisi ülkemizde çok da yeni bir tedavi değildir. Özellikle 2002'den beri tüm dünyada FDA onaylı uygulanmaktadır. Özellikle son yıllarda Alzheimer ve demans tedavisinde başarılı olduğu görülmüştür. Bununla ilgili yayınlar ve çalışmalar mevcuttur.

TMS TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?
Mıknatıs kaplı bir başlık kafa üzerine koyularak aralıklı olarak manyetik atışlar yapılmaktadır. Hasta uygulama yapılırken normal oturma pozisyonunda olur ve atışlar başlar. Toplamda 20-30 dakika sürmektedir. Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi hastalar uygulama sırasında ağrı sızı bile hissetmez. Genelde 18 yaş üzeri herkese uygulanabilmektedir. (Hamile anne adayları da dahil) Ayrıca depresyon, panik atak, OKB (Takıntı), migren, kaygı bozuklukları, demans ve Alzheimer gibi hastalıklarda uygulanabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA