Türkiye'nin geleceğine yönelik en önemli değişimi eğitim ve eğitim teknolojilerine yapılan yatırımlar belirleyici oluyor. 2026 yılı itibarıyla ulaşılan güncel veriler, Türk Telekom'un sadece bir altyapı sağlayıcısı olmanın ötesine geçerek, eğitimde yapay zeka temelli çözümler üreten bir teknoloji devine dönüştüğünü gösteriyor.
Şirketin eğitim alanındaki lokomotifi olan SEBİT, Türkiye'nin en büyük eğitim teknolojileri şirketi unvanını, kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimini merkeze alan yapay zeka algoritmalarıyla pekiştirdi. Vitamin LGS ve Raunt gibi platformlar, öğrencilerin eksiklerini gerçek zamanlı analiz eden veri analitiği sistemleri sayesinde kitlesel başarıda kritik rol oynuyor.
EĞİTİM TEKNOLOJİSİ YATIRIMLARI
Özellikle 2024 LGS sonuçlarında Vitamin kullanıcısı 30 öğrencinin tam puanla Türkiye birincisi olması ve Sebit VCloud'un "Learning Technologies Awards 2025"te küresel ölçekte finale kalması, bu yatırımların hem yerel hem de uluslararası başarısını tescilliyor. 2026 yılına gelindiğinde, Ortadoğulular ve Teknofen gibi pek çok büyük eğitim zinciri, dijital dönüşüm süreçlerinde SEBİT altyapısını tercih ederek kurumsal iş birliklerini genişletti. Türk Telekom'un eğitim vizyonu sadece kendi iştirakleriyle sınırlı kalmayıp, TT Ventures PİLOT programı üzerinden yerli EdTech girişimlerini de kapsıyor. TT Ventures'ın yatırım yaptığı girişimlerin toplam değerlemesi 576 milyon dolara ulaşırken, portföyde özellikle sanal ve artırılmış gerçeklik (AR/VR) odaklı Nara gibi eğitim platformları dikkat çekiyor. Las Vegas'ta düzenlenen CES 2025 ve 2026 fuarlarında dünya sahnesine çıkarılan bu yerli girişimler, Türkiye'nin eğitim teknolojileri ihracatında önemli bir yer tutuyor.

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ
Teknolojiyi sosyal faydaya dönüştürme hedefi kapsamında ise Türk Telekom, eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiriyor. Az gören çocukların sınıf içi eğitimini kolaylaştıran TahtApp projesi, 2025- 2026 eğitim döneminde 22 ilde 100 yeni okula daha yayılarak binlerce öğrenciye ulaştı. Ayrıca deprem bölgesinden başlayarak Türkiye genelinde yaygınlaşan 100. Yıl Kütüphaneleri ile gençlere kodlama ve dijital yetkinlik eğitimleri verilerek geleceğin nitelikli iş gücü yetiştiriliyor. Sonuç olarak Türk Telekom; 5.5G ve düşük gecikmeli bağlantı teknolojilerini eğitimdeki yapay zeka ve simülasyon araçlarıyla birleştirerek, Türkiye'nin eğitim verisini işleyen ve başarı oranını artıran kapsamlı bir "öğrenme analitiği servis sağlayıcısı" konumuna yerleşmiş durumda.
***
ONLİNE DERSLERE İLGİ ARTTI HİBRİT EĞİTİM KALICI OLDU
Eğitim Teknolojileri pazarı, 2025 yılında Türkiye eksenli bir büyüme hikâyesine tanıklık etti. Türkiye'de online eğitime gösterilen ilgi pandemi sonrası hibrit eğitimin kalıcı hale geldiğini gösteriyor
2025 yılı, eğitimde yapay zeka entegrasyonunun ve kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimlerinin altın çağı oldu. Küresel ölçekte ailelerin dijital eğitim çözümlerine olan güveni artarken, Türkiye bu trendi en yoğun benimseyen ülkelerin başında geldi. Novakid verilerine göre Türkiye, geçtiğimiz yıl 1.6 milyon ders sayısını aşarak platformun dünya genelindeki toplam hacminin yüzde 22.5'ini tek başına karşıladı. Bu ivme, Türkiye'yi Novakid'in hem hacim hem de gelir açısından küresel lideri konumuna taşıdı.

DİJİTAL EĞİTİM HUB'I OLACAK
Polonya ve Almanya gibi güçlü pazarları geride bırakan Türkiye, 108 binden fazla aktif öğrenciyle dijital eğitimde bir "hub" olma yolunda ilerliyor. Türkiye'nin bu başarısı, sadece bir pazar büyümesi değil aynı zamanda genç nüfusun dijital eğitim araçlarına olan adaptasyon hızının küresel bir kanıtı niteliğinde. Özellikle 2025'in ikinci yarısındaki ivme, 2026'da hibrit eğitim modellerinin daha da kalıcı olacağını gösteriyor.
YAPAY ZEKADA STANDART
Sektördeki en büyük değişim, geleneksel yöntemlerin yerini alan otonom öğrenme araçları oldu. Novakid'in pilot olarak başlattığı AI Tutor projesi, öğrencilerin yüzde 60'ı tarafından aktif kullanılarak dil öğreniminde yeni bir dönemi başlattı. Yapay zeka destekli eğitmen tarama araçları sayesinde, öğretmen işe alım süreleri 8 güne kadar düştü. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 49'u haftada en az iki ders alarak yüksek etkileşim sergilerken, her 10 aileden biri birden fazla çocuğunu sisteme kaydederek platforma duyulan güveni tescilledi. EdTech dünyası, Nisan 2026'da gerçekleşecek olan ASU+GSV etkinliğine kilitlenmiş durumda. Novakid, bu prestijli etkinlikte okul çağındaki çocuklar için geliştirdiği tamamen otonom, yapay zeka temelli yeni uygulamasını tanıtacak. Novakid CEO'su Max Azarov, 2025 yılının bir inovasyon dönüm noktası olduğunu belirterek, "Dünya genelinde 940 binden fazla ebeveynin güvenini kazandık. 2026 hedefimiz, yapay zeka ve interaktif araçlarla online eğitimin sınırlarını yeniden tanımlamak ve uluslararası okul deneyimini her eve daha erişilebilir maliyetlerle ulaştırmak" dedi.
***
TELEKOMÜNİKASYONDA 'AKILLI ŞEBEKE' DÖNEMİ BAŞLIYOR
NVIDIA tarafından yayımlanan "2026 Telekomünikasyonda Yapay Zekanın Durumu" raporuna göre telekom operatörleri, sadece veri taşıyan altyapı olmaktan çıkıp, 6G ile uyumlu yapay zeka yerlisi olacak
Dünya genelindeki sektör liderlerinin katılımıyla hazırlanan rapor, telekom dünyasında köklü bir zihniyet değişimini tescilledi. Katılımcıların yüzde 90'ı, yapay zeka entegrasyonunun gelirleri doğrudan artırdığını ve maliyetleri aşağı çektiğini belirtirken, asıl büyük dönüşümün şebeke yönetiminde yaşandığı görülüyor.
Sektör uzmanları için 6G, sadece daha yüksek hız anlamına gelmiyor. 6G, ağın kendi kendini yönetebildiği "zekaya sahip" bir yapı olarak tanımlanıyor. NVIDIA raporu da bu analojiyi destekler nitelikte: Ankete katılanların yüzde 77'si, 6G standartları tamamen oturmadan önce yapay zekanın şebekelerin ana işletim sistemi haline geleceğini öngörüyor. Bu durum, 5G ile kurulan "kas gücünün", 6G öncesinde yapay zeka ile "beyin fonksiyonlarına" kavuşması olarak yorumlanıyor.

ŞEBEKELER KENDİ KENDİNİ İYİLEŞTİRECEK
Raporda öne çıkan en kritik teknoloji ise "Agentic AI" (Temsilci Yapay Zeka). Artık sadece komut bekleyen sistemler yerine, ağdaki bir fiber kesintisini veya yoğunluğu anında "hisseden" ve insan müdahalesine gerek kalmadan trafiği yeniden yönlendiren akıllı ajanlar devreye giriyor. Bu "kendi kendini iyileştirme" (self-healing) yeteneği, operasyonel verimlilikte yüzde 26'lık bir sıçrama yaratarak sektördeki en yüksek yatırım getirisini (ROI) sağlıyor. Yapay zekanın çalışan üretkenliği ve şebeke optimizasyonu üzerindeki başarısı, bütçelere de yansımış durumda. Şirketlerin yüzde 89'u 2026 yılında yapay zeka harcamalarını artırmayı hedeflerken, odak noktası müşteri hizmetlerinden (chatbotlar) doğrudan otonom ağ yönetimine kayıyor. ZEKA
TAŞIYAN YENİ NESİL OPERATÖRLER
NVIDIA'nın 2026 raporu, telekomünikasyonun geleceğinin "akıllı boru hatları" kurmaktan geçtiğini gösteriyor. 6G'nin vadettiği düşük gecikme ve yüksek enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak için yapay zeka artık bir seçenek değil, temel bir yapı taşı. Sektör, 2026 itibarıyla teknoloji sağlayıcılığından, küresel dijital ekonominin zeka merkezli omurgasına evrilmiş durumda. NVIDIA'nın 2026 raporu Türkiye'nin telekom endüstrisinin teknoloji önderleri arasında yer alan Teosol Technology kurucusu Bülent Kaytaz'ın "görünmez beyin" vizyonu, telekomünikasyonun geleceğinin "akıllı boru hatları" kurmaktan geçtiğini bir kez daha kanıtlıyor. 6G'nin vadettiği düşük gecikme ve yüksek enerji verimliliği hedeflerine ulaşmak için yapay zeka artık bir seçenek değil, temel bir yapı taşı. Sektör, 2026 itibarıyla sadece bir teknoloji sağlayıcısı değil, küresel dijital ekonominin zeka merkezli omurgası olma yolunda ilerliyor.
GELECEK 'GÖRÜNMEZ BEYİN' VE 'KAPASİTE BORSASI' OLACAK
NVIDIA'nın raporundaki bu teknolojik öngörüler, Türkiye'den çıkan küresel teknoloji liderlerinin vizyonuyla da örtüşüyor. Teknoloji lideri Bülent Kaytaz, operatörlerin gelecekte birer "görünmez beyin" (invisible brain) haline geleceğini vurguluyor. Kaytaz'a göre, donanımdan bağımsız ve bulut tabanlı hale gelen yeni nesil ağlar, yapay zeka sayesinde kapasiteyi gerçek zamanlı yöneten birer "borsa" gibi çalışacak. Kaytaz, "Ruhun (yazılım) bedenden (donanım) ayrılıp buluta çıktığı bu yeni paradigmada, baz istasyonları sadece 'aptal antenler' olarak kalırken, zeka merkezi bir 'görünmez beyin' tarafından yönetilecek" diyerek, otonom dünyanın ancak bu akıllı ağ yapısıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor. NVIDIA'nın raporunu Bülent Kaytaz'ın müthiş bir öngörüyle açıkladığı vizyonun ne kadar doğru olduğunu görüyoruz.
***
GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIMLARI YAPAY ZEKA KALELERİNE AKIYOR
CARTA tarafından yayımlanan 2025 yılı son çeyrek verileri, girişim ekosisteminde stratejik bir dönüşümü gözler önüne serdi. Toplam yatırım miktarı artarken işlem sayısının düşmesi, sermayenin artık "daha az ama daha güçlü" girişimlerde toplandığını gösteriyor. Küresel girişim ekosisteminin nabzını tutan Carta'nın güncel verilerine göre 2025 yılında toplanan toplam sermaye bir önceki yıla oranla yüzde 16.9 artış gösterdi. Ancak aynı dönemde gerçekleşen yatırım turu sayısı yüzde 4.7 oranında geriledi. Bu veri seti, yatırımcıların artık risklerini yaymak yerine, yüksek inandırıcılığa sahip projelere daha büyük çeklerle odaklandığını kanıtlıyor. Piyasadaki bu seçici yaklaşıma paralel olarak, stratejik hamlelerini hızlandıran fonlar portföylerini "AI-native" (yapay zeka odaklı) girişimlerle tahkim ediyor. Son olarak aralık ayında final kapanışını gerçekleştiren ve hızla uygulama (execution) moduna geçen girişim sermayesi fonu Treeo VC , Q4 2025 ve 2026 başı itibarıyla beş kritik yatırımı portföyüne eklediğini duyurdu. Fonun yatırım stratejisi, pazarın genel eğilimini doğrular nitelikte: Yatırımlar, yalnızca fikir aşamasındaki girişimlere değil, yüksek kontrat hacmine ve pazar onayına (traction) sahip şirketlere yöneliyor.

BÜYÜK ÇEK DÖNEMİ BİTTİ
Analistler, 2025 yılı verilerini "piyasanın rüştünü ispatlama dönemi" olarak nitelendiriyor. Yatırımcılar daha ince eleyip sık dokuyarak derinliği olan girişimlere yatırımlar yapıyor. 2021 yılındaki 67.9 milyar dolarlık aşırı likidite döneminden sonra piyasanın 36.1 milyar dolarlık daha sağlıklı bir çeyreklik hacme oturması, sürdürülebilir büyüme sinyali olarak okunuyor. Yatırımcıların "yüksek inançlı" şirketlere yönelmesi, önümüzdeki dönemde yapay zeka altyapısı ve dikey otomasyon alanında daha büyük satın alma ve halka arzların (IPO) kapısını aralayabilir.