Türkiye'nin en iyi haber sitesi

TİMUR SIRT

Türk Telekom’dan yapay zekâ ve sağlıkta stratejik hamle

Türk Telekom, 2026 yılı için odağını dijital sağlık altyapıları, veri temelli hizmetler ve 5G destekli akıllı çözümler üzerine yoğunlaştırmaya hazırlanıyor. Şirket, teknoloji ekosisteminde “platform oyuncusu” olma hedefini güçlendiriyor

Türk Telekom'un girişimlere sunduğu destek yalnızca sermaye ile sınırlı kalmıyor. Şirket, sahip olduğu fiber altyapı, bulut sistemleri, veri merkezleri ve Ar-Ge kabiliyetlerini girişimlerin kullanımına açarak, ürünlerin sahada test edilmesini ve ölçeklenmesini sağlıyor. Bu model, özellikle sağlık teknolojileri gibi yüksek regülasyonlu ve güvenlik hassasiyeti yüksek alanlarda girişimlerin pazara daha hızlı ve sağlam şekilde çıkmasına imkân tanıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, Türk Telekom'u klasik bir yatırımcıdan ziyade stratejik iş ortağı konumuna taşıyor. Türk Telekom, 2026'da yapay zekâ destekli sağlık çözümlerini bireysel uygulamaların ötesine taşıyarak, hastaneler, sigorta sistemleri ve kamu sağlık altyapılarıyla entegre çalışan platformlara odaklanmayı planlıyor. Uzaktan hasta takibi, giyilebilir cihazlardan gelen verilerin analizi ve önleyici sağlık modelleri bu alanın temel başlıkları arasında.

5G VE YAPAY ZEKÂ ENTEGRASYONU
5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte, gerçek zamanlı veri işleme gerektiren sağlık ve şehir teknolojilerinde yeni kullanım senaryoları hedefleniyor. Türk Telekom, 5G destekli akıllı ambulans sistemleri, uzaktan teşhis çözümleri ve düşük gecikmeli sağlık uygulamaları için girişimlerle iş birliklerini artırmayı planlıyor. 2026 vizyonunun bir diğer önemli ayağı ise veri güvenliği ve yerli teknoloji geliştirme. Sağlık verilerinin korunması, yapay zekâ modellerinin şeffaflığı ve yerli yazılım çözümleri, şirketin yatırım ve iş birliği kriterlerinde belirleyici olacak.

***

TEKNOLOJİ ÇAĞININ ENERJİ SORUNUNA DEPOLAMA ÇÖZÜMÜ
Yapay zekâ ve veri odaklı teknolojiler enerji tüketimini artırırken, üretimde sürdürülebilir alternatifleri zorunlu kılıyor. Yeni nesil enerji depolama çözümleri akıllı şebekeler kurulmasını sağlıyor
Teknolojik gelişmelerin enerji talebini hızla yukarı çektiği ve şebeke istikrarının her zamankinden daha önemli hale geldiği bir dönemde, enerji üretiminde yeni nesil alternatifler ve depolama çözümleri öne çıkıyor. Özellikle Avrupa ülkeleri sürdürülebilir teknolojilerle eneji ihtiyacını akıllı bir şekilde yönetmeye çalışıyor. Yapay zeka, veri merkezleri ve dijitalleşmenin enerji sistemleri üzerinde yarattığı baskı, yenilenebilir enerji kaynaklarının depolanmasını zorunlu kılıyor. SolarPower Europe (SPE) verilerine göre, Avrupa Birliği genelinde güneş enerjisi kurulu gücü hızla artarken, şebeke tıkanıklıkları ve üretim kısıntıları gibi sorunlar baş gösteriyor. Enerji depolama sistemi üreticisi Sungrow, Avrupa pazarında dengeleri değiştirecek iki yeni inovasyonunu tanıttı. Madrid'de düzenlenen PV & ESS Summit etkinliğinde sahneye çıkan PowerTitan 3.0, yapay zeka odaklı teknolojilerin de ihtiyaç duyduğu kesintisiz ve güçlü enerji altyapısını desteklemek üzere tasarlandı.

ESNEK GÜÇ TALEBİ ARTIYOR
Uzmanlar, modern teknolojilerin sürdürülebilirliği için esnek güç talebine olan ihtiyacın 2030 yılına kadar yüzde 40 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Bu tablo, büyük ölçekli batarya enerji depolama sistemlerinin (BESS) devreye alınmasını, teknolojik dönüşümün en kritik halkası haline getiriyor. Sungrow'un yeni çözümleri, tam bu noktada artan enerji depolama ihtiyacına yanıt vermeyi hedefliyor. Teknolojik dönüşümün gerektirdiği yüksek verimlilik ve güvenliği sağlamak amacıyla geliştirilen PowerTitan 3.0, 6 metrelik tek bir konteyner içerisine sığdırılmış devasa bir güç merkezi olarak dikkat çekiyor. Sistem, 1.78 MW kapasiteli güç dönüştürme sistemi (PCS) ile 7.14 MWh batarya kapasitesini bir araya getiriyor. Yapay zeka ve dijital sistemlerin en büyük düşmanı olan enerji dalgalanmalarına karşı Sungrow, "Şebeke Oluşturma" (Grid-forming) teknolojisini öne çıkarıyor.

TÜRKİYE ÖNCELİKLİ ÜLKELER ARASINDA
Sungrow Avrupa'nın ESS'ten Sorumlu Başkan Yardımcısı James Li, Avrupa ve Türkiye pazarının öncelikleri arasında olduğunu vurguladı. Geniş bir servis ağıyla desteklenen operasyonlar, kıtanın yeşil enerji dönüşümünü ve teknolojik altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Sungrow'un DC bağlantılı çözümleri şimdiden 10'dan fazla ülkede 90'ın üzerinde projede hayata geçirilmiş durumda. Gelişmiş teknolojilerin enerji üretimini daha sürdürülebilir ve verimli hale getirmeyi zorunlu kıldığı bu yeni dönemde, Sungrow'un entegre PV ve ESS teknolojileri, enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasını şekillendirecek gibi görünüyor.

***


DNA TEKNOLOJİSİYLE ÜRÜN DOĞRULAYAN HAELİXA'YA 2 MİLYON EURO YATIRIM
Türkiye'nin derin teknoloji fonu 212 NexT, yeni yatırımını DNA tabanlı izlenebilirlik çözümleri geliştiren Haelixa'ya yaptı. Verve Ventures, Zürih Kanton Bankası, Temasek Trust'ın da katıldığı Seri A öncesi yatırım turunda Haelixa, 2 milyon euro yatırım aldı
15 yıldır Türkiye'nin girişimcilik ekosistemine liderlik eden 212'nin desteğiyle kurulan, ileri malzeme teknolojileri odaklı yatırım fonu 212 NexT, yeni yatırımını ETH Zürih (İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) kökenli Haelixa'ya yaptı. Tedarik zinciri boyunca ürünlerin beyan edilen kaynaktan gelip gelmediğini DNA teknolojisiyle doğrulayan Haelixa'nın Seri A öncesi yatırım turuna, 212 NexT'in yanı sıra şirketin mevcut yatırımcılardan Verve Ventures ve Zürih Kanton Bankası da katıldı. Öte yandan yatırım turunda Haelixa, Temasek Trust'ın Amplifier programı kapsamında sağladığı katalitik fonla da desteklendi; bu destek kapsamında şirketten hisse alınmadı. Toplamda 2 milyon euro yatırım alan Haelixa, aldığı yatırımla satış ve iş geliştirme ekibini büyütmeyi, müşteri ilişkilerini güçlendirmeyi ve stratejik iş birliklerini derinleştirmeyi planlıyor. Haelixa, aldığı yatırımla teknolojisini küresel ölçekte geliştirip, ekibini büyütmeyi, müşteri ilişkilerini güçlendirmeyi ve stratejik iş birliklerini derinleştirmeyi planlıyor.

ÜRÜNLERİ DOĞRULAMAK KOLAY
Üretim sürecinin herhangi bir aşamasında ürüne görünmez ve müdahaleye karşı dayanıklı DNA işaretleyicileri uygulayan Haelixa, ürünlerin nihai aşamaya kadar izlenmesini mümkün kılıyor. Bu sayede Haelixa, markaların sürdürülebilirlik ve köken iddialarını belge yerine, ürünün kendisi üzerinden yapılan testlerle doğrulamasına olanak tanıyor. Haelixa'nın çözümü, bugün başta küresel moda ve tekstil markaları olmak üzere pek çok farklı sektörlerde kullanılıyor.

***


TEDARİK ZİNCİRİNDE DNA DÖNEMİ
Haelixa Kurucu Ortağı ve CTO'su Gediminas Mikutis ise şu açıklamayı yaptı: "Haelixa'yı, ETH Zürih'te yürüttüğümüz doktora çalışmaları sırasında geliştirdik. Bugün tekstil, değerli metaller, değerli taşlar gibi şeffaflığın kritik olduğu, yüksek riskli tedarik zincirlerinde DNA tabanlı izlenebilirlik sağlıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz DNA tabanlı işaretleyiciler sayesinde bilgi üründen ayrılamıyor ve bilimsel olarak doğrulanabiliyor." 12 NexT Yönetici Ortağı Gizem Yağız, konuyla ilgili şunları söyledi: "Şeffaflıktan uzak tedarik zincirleri bugün markalar için hem finansal hem de itibar açısından ciddi riskler barındırıyor. Haelixa'nın DNA tabanlı yaklaşımı, ürünün kökenini ve gerçekliğini doğrudan ürünün kendisi üzerinden bilimsel olarak doğrulayarak bu riski somut biçimde azaltıyor. Haelixa bugün ticari ölçekte kullanılan bir çözüm olarak, lider tekstil ve moda markalarıyla uzun vadeli iş birlikleri yürütüyor. Güçlü teknolojisi, farklı sektörlere ölçeklenebilir yapısı ve küresel markalar nezdinde gördüğü karşılık sayesinde Haelixa'nın, yüksek riskli tedarik zincirlerinde güçlü bir değer yarattığına inanıyoruz. "

***


UÇUŞ GÜVENLİĞİNE YAPAY ZEKA KATKISI VERECEK GENÇLERE ÇAĞRI
TEKNOFEST kapsamında, CEZERİ, ASELSAN ve TÜBİTAK yürütücülüğünde hayata geçirilen Havacılıkta Yapay Zekâ Yarışması için başvurular devam ediyor. Yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretimi, Türkiye'nin teknolojik geleceği ve küresel rekabet gücü açısından kritik bir rol oynarken, yarışma da havacılık sektöründe karşılaşılan sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler üretilmesini hedefliyor. Son başvuru tarihi 20 Şubat olan yarışma, bu alanda yetkin insan kaynağı yetiştirmeyi, bilgi birikimini artırmayı ve Türkiye'nin havacılık ile ileri teknoloji alanındaki bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor.

DAHA GÜVENLİ UÇUŞLAR
Havacılıkta Yapay Zekâ Yarışması, uçan araçların çevresel farkındalığını artıran ve operasyonel güvenliğini güçlendiren yapay zekâ tabanlı algoritmaların geliştirilmesine odaklanıyor. Bu kapsamda hava araçlarının kamera ve sensör verilerini işleyerek çevresini algılayabilmesi, otonom ve güvenli uçuş gerçekleştirebilmesi ve olası arıza durumlarını önceden tespit ederek önleyebilmesi hedefleniyor. Yarışma, katılımcılara bu yetkinlikleri kazandıracak akıllı sistemler geliştirmeleri için hem rekabetçi hem de öğretici bir ortam sunuyor.

ÜÇ TEMEL GÖREVE ODAKLI
Yarışma; hava araçlarının çevresini algılayabilmesi, GPS gibi konumlandırma sistemlerinin devre dışı kaldığı durumlarda güvenli şekilde konum kestirimi yapabilmesi ve yarışma esnasında anlık olarak tanımlanan referans objeleri görsel veri üzerinden tespit edebilmesini amaçlayan üç temel görevden oluşuyor. Takımlar; insan, taşıt ve iniş alanlarının tespitiyle çevresel farkındalık sağlayan sistemler geliştirirken, görsel veriye dayalı pozisyon kestirimi ve yarışma sırasında paylaşılan dinamik referans nesneleri video kareleri içerisinde tespit ederek konumlarını belirleyebilen yapay zeka algoritmalarını gerçekçi havacılık senaryoları altında test etme fırsatı buluyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.