Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Galatasaray'ın son yıllarında kazandığı şampiyonluklarına ve başarılarına bakarsak hiç şüphesiz değişmeyen tek bir kahraman var; ... Uruguaylı eldiven, kritik anlarda yaptığı kurtarışlarla Aslan'ı oyunda tutan ve takımının moral ateşini körükleyen isimdi. Muslera gibi bir kalecin varsa yarışta da kalırsın, şampiyon da olursun... Eğer böyle bir kalecin yoksa Beşiktaş gibi ne kadar gol atsan da hepsi boşa gider ve geri kalırsın. Karius ile Beşiktaş 34 tane gol yemiş. Eğer siyah-beyazlı takımın kalesinde Muslera olsaydı Kartal, Başakşehir'in yerinde bile olurdu...
Galatasaray yıllardır kalede yakaladığı istikrarın karşılığını fazlasıyla almaya devam ediyor. Muslera bazı dönemlerde kötü oynama hakkını kullansa da dün ustalığını konuşturdu. Galatasaray, 60. dakikaya kadar dağınık bir haldeydi. Bu dakikalarda bir gol yese tribünlerde homurdanmalar başlar, sarı-kırmızılı takım daha da toparlanamazdı. Fernando'nun tribüne çıktığı maçta Donk'u da yedek oturtan , süpürücülük görevini sadece Ndiaye'ye bırakınca orta sahayı da rakibi Antalyaspor'a teslim etti. İkinci yarıda hatasından dönen Terim, sakatlık sonrası eski günlerinden uzak bir görüntü çizen Emre Akbaba'yı çıkarıp, orta alanı Donk'la tamir etti. Bu hamle aynı zamanda hızlı ve sprinter oyuncu Onyekuru'yu da sahada özgürleştirdi.
İstediği boş alanları bulan Nijeryalı oyuncu daha serbest oynadığında meziyetlerini sergiledi. Evindeki coşkulu oyununu deplasmanlara yansıtamayan Galatasaray, şayet şampiyonluk rüyasını sürdürmek istiyorsa dış sahadaki ürkek ve kırılgan oyununa mutlaka gerçek bir çözüm bulmalı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN