Galatasaray iki maçın ardından seyircisi önünde, ligin az gol atan temaslı ve birebir markajlı oyunu seven ve de iyi savunma yapan takımı Kocaelispor'a karşıydı... Rakip ön bölgeye ilk yarıda neredeyse hiç çıkmadan topun arkasında 5-4-1 ile resmen kalıp gibi durdu. Galatasaraylı oyuncularda tuhaf bir gerginlik, oyuna soğukluk vardı. O bilinen ateşli seyirci bile baygındı. Barış stoperlerin arasında kayboldu. Jakobs'un asistinde Smolcic topa yükselemeyince Sane ile atılan gol dışında organize atak yapamadılar.
Kocaelispor ikinci yarı Tayfun'un oyuna girmesiyle ayağa paslarla öne çıkarak kombin ataklar geliştirdi ve beraberliği yakaladı. Can Keleş ve Petkovic hücuma katkı sağladı. Galatasaray son yıllarda en ürkek ve tedirgin maçını oynadı. Kaybetmekten korktuğu için öne geçmesine rağmen maç boyunca bu korkuyu üzerinden hiç atamadı. Kocaelispor bu maçta bir puan almanın yanında genç kaleci Serhat'ı kazandı.
Oğuzhan Çakır, faul ve kart tespitleri konusunda düşük yüzdeye sahip bir hakem. Daha 5. dakikada 'Serdar Dursun elle oynadı' dedi ama 41'de daha fazlasını Abdülkerim yaptı 'devam' dedi. Nonge'ye çıkan sarı hatalı, çünkü Torreira'nın ayağına basmıyor. 22'de ve 59'da Kocaelispor, 28'de de Galatasaray penaltı bekledi, devam kararları doğruydu. Majör kararlarda sürekli VAR'a yaslanan bir yapısı olduğu için zaten olsa da sahada veremezdi. Galatasaray'ın golünde ofsayt tartışmaları olabilir lakin çıplak göz bunu çözemez. Teknolojiye inanmak ve karara saygı duymak zorundayız. Hakemin ilk yarıyı bitiriş şekli modern hakemlikten çok uzak berbat bir uygulamaydı. Dijksteel ve Torreira başta olmak üzere göstermediği sarılar var. Oyunun içinde kaldığı anlar oldu. Kocaelispor'un golünde çizgide ikinci bir oyuncu var ofsayt yok. Zor maçtan, böylesine gergin iklimde belki ligin kaderini belirleyecek maçtan iyi çıktı.