Galatasaray son iç saha maçında Gaziantep ile berabere kalırken ligin ilk yarısında deplasmanda kazandığı maçtan 3 eksik hücum yapmış, Karagümrük'e Ağustos ayında 28 hücumla zorluk çıkartırken geçen hafta galibiyet ikinci yarıda toplam 15 hücumla gelmişti. Son vuruşlardaki verimsizlikten önce bakılması gereken yaptığı orta değil, ceza sahası içinde topla kaç kez buluştuğun, ceza sahası dışında kaç şut denediğin, kaleye isabetli kaç şut attığındır. Bu verimsizlik Şampiyonlar Ligi yorgunluğuna, geciken transferlere, kadro darlığına bağlanır elbette ama dün Okan Buruk'un takımı akan oyundan en fazla hücum yapan ünvanını ilk yarıdaki maçlarda elde etmişken karşısında akan oyundan en fazla hücum yiyen takım vardı. Kayseri iki golü de akan oyundan kalanları da penaltıdan yedi zaten.
Sara'nın iyi oyunu ve liderliği, Lemina'nın sertliği ve Lucas'ın dönüşüyle öndeki Osimhen'in de presiyle Kayseri'yi kolay çözdüler. Geçiş hücumları yerken hatayı basit pas hatalarında aramak lazım. Juventus ile eşleşmişken birinci kaptanının Juve'nin transfer dedikodusuna bakalım Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ne diyecek? Osimhen sakatlansa santrforsuz kalacak takımı için Antalya'daki kardeşi Mehmet Özbek'e, Liverpool galibiyetinde soyunma odasında Monaco'da locada yanından ayrılmayan Serdar Güzelaydın'a, iki kez gönderilip gölgede duran Cenk Ergün'e danışmadan bir karar almaz elbette... Lemina, Juve'den sonra Rize'ye karşı da yok, ortada yeni bir 6 numara da… Galatasaray kadar yönetimine rağmen başarılı bir kulüp yok Avrupa'da…