Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haldun Ağabey (Dormen) rica edince, iki elimin kanda olması gerek "Hayır" demem için.. "Bedia Muvahhit Gecesi" deyince, akan sular iyice durdu. Tanıma onuru keyfine sahip olduğum o büyük sanatçı, o unutulmaz dostu anacaklar da ben gitmeyeceğim..
"İzmir" de olunca bir de, "Kanda bile olsa"ya döndü durum ve koştum gittim. Ne de iyi yapmışım.. Harika bir gece geçirdik..
Sevgili Ünal Ersözlü karşıladı beni, her zamanki gibi hava alanında.. İzmir'deki evim, Sevgili Muzo'nun (Muzaffer Tagıl) yönettiği oteldir. Yıllardır, Kaya, Balçova.. Lobide ağabeyim ve Özay'la da buluştuk. Vakit az ama, Kordon'suz İzmir olur mu?. Orda bir kahve molası.. Sonra istikamet gecenin yapılacağı salon..
Orada beni bir sürpriz bekliyor. Tarihi Çınar Sineması, bin defa teşekkürler, İzmir adına, sanat adına, kendi adıma, Boynerler'e, Boyner Holding tarafından mükemmel bir tiyatroya dönüştürülmüş. "Haldun Dormen" tiyatrosu koymuşlar adını.. Girişte minik bir meydan.. Meydanda kırmızı halı.. Etrafında hepsi şık bir kalabalık. Kokteyl açık havada..
Orda öğreniyorum. Bedia Muvahhit Ödülleri'nin beşinci yılıymış bu, ilk defa o salonda.. Ödülleri kuran bir Özel Tiyatro.. "Sahne Tozu!."
Ağabeyim az sonra bir genç adamla tanıştırdı beni.. "İşte bu çılgın genç, işin arkasındaki" dedi.. Çağlar İşgören, nerden baksan 20'li yaşlarda.. Önce tiyatro kurmuş. Sonra da Bedia Muvahhit Tiyatro Ödüllerini.. Bu yıl ilk defa bir sponsor da bulmuşlar. ArmaKatre diye bir kuruluş. Onlara da teşekkür..
Kırmızı halıdan içeri girdik. Hoş, geniş bir kulis, ardından mükemmel bir tiyatro salonu ve sahnesi.. Bir daha "Yaşasın Boynerler!.."
Haldun Ağabey açtı geceyi ve İzmir'deki Tiyatro Ödüllerinin adının neden Bedia Muvahhit olduğunu da anlattı.
1923'ün temmuz ayı.. Daha Cumhuriyet ilan edilmemiş. Mustafa Kemal Paşa İzmir'i ziyaret ediyor. Operaya, tiyatroya meraklı ya.. İbnirrefik Ahmet Nuri Sekizinci'nin Ceza Kanunu diye bir oyunu var.. Davet ediyorlar.. Mustafa Kemal, salonda oturanlardan bir genç kadına işaret ediyor..
"Sen de oynuyorsan gelirim!.."
Osmanlı kanun çıkarmış, Müslüman kadınlara sahne yasak ya.. Afife dışında yasağı delen yok ya.. O kanun hala duruyor, aslında..
Genç kadın apar topar küçük bir role, öğleden sonra hazırlanıp, sahneye çıkıyor, ilk defa.. Kendisi de ilk.. İzmir tarihinde de ilk..
O genç kadının adı, Bedia Muvahhit!..
Gençler hoş bir gece yapmışlar.. İzmir fevkalade anlamlı bir gelenek kazanıyor..
Bir iki eleştirim var ki, gelecekte daha güzel olsun geceleri..
Birincisi.. Ödüllerin arasına bir hoşluk koyuyorsanız, bu sanatsal bir gösteri olmalı.. Bir bale seçkisi.. İzmir'de harika dansçılar var!. Bir piyano eşliğinde opera şarkıları.. Öyle amatör ve playback ucuzluklardan kaçınsınlar. O ara hiç olmasa daha iyiydi.
Jüri Başkanı olarak ödül vermeye gelen muhterem, daha adına ödül verdiği Bedia Muvahhit'i tanımıyor, onu, bir zamanlar Yeşilçam sinemasında, bir başka unutulmaz, Mualla Sürer'in yarattığı Bedia tipi sanıyordu. Hele "Bedia" diye bağıran Vahi Öz'ü taklide kalkışınca, güldüm ve ötesini artık dinlemedim.
Ödül verenler böyle gecelerde konuşmazlar, ama bizde nutuk atma merakı var. Mikrofon kapanın elinde kalıyor, biz de onun insafına kalıyoruz.
Organizasyon ödül verenleri mikrofondan kesin uzak tutmalı, ödül alanların konuşma sürelerini de mutlak ama mutlak 2 dakika ile sınırlamalı..
Orası alkış toplama nutukları atacak yer diye kullanılmaya başlandı mı, "Bedia Muvahhit Ödülleri" biter!.
Geceyi ağabeyimin konuğu olarak Urla Topçu'da bitirdik. Gittiğimizde vakit gece yarısına yaklaşıyordu ve mekanda boş masa yoktu nerdeyse.. "Yemem" diye başladı herkes ve sonunda parmaklar yendi..
Öyle mutlu oldum ki, bu hafta sonu bir daha gitmeye karar verdim. Bu defa iki gün, ez az..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN