Ayvalık kısmı iptal edildi ama, tatilimin 'deki üç günü birbirinden güzel geçti..
En güzeli.. İzmir, bir yanda her Konak Meydanı'nda Demokrasi Nöbeti tutuyor, öte yandan bütün gün de hayatını "Hiçbir şey olmamışçasına" yaşıyor..
Gittiğim her yer hem de nasıl ydu..
Cuma, uçaktan inmem, Kaya Termal Oteli'ne yerleşmem (Ki artık evim gibi oldu orası..) derken akşam yemeği saati geldi çattı..
İstikamet Tavacı Recep tabii..
2000 yılında, Diyarbakır'da oynanan Antalya- Galatasaray Türkiye Kupası Final maçı için gittiğimde, bir parkın köşesinde açık havada bir mangal, üzerinde bir tava, etrafta üç tahta masa, bir kaç tahta sandalye ile tanımıştım bu lezzet ustasını.. Öyle damağımızda kaldı ki o tadın, ertesi öğlen bir daha gittik, bizim takımla.. Döndüm bu köşede anlattım, Tavacı Recep'i.. O Recep şimdi bir imparatorluk..
Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de, Çeşme'de, Eskişehir, Mersin, Bursa, Konya, Adana'da tam 12 "de Luxe" restoranı var, Devlet Başkanı ağırlayabilirsiniz..
13'üncüsü de, inanmazsınız en yenisi Katar'da, Doha'da..
"Fırsatlar ülkesi" denince Amerika gelir akla değil mi?.
Recep Usta'nın yaşamı, roman olur, film olur, Türkiye'nin nasıl bir fırsatlar ülkesi olduğunun kanıtıdır.. İşini bilene.. Hep ileri götürene..
Alsancak'taki villanın bahçesinde boş masa değil, sandalye yoktu. Dükkanın başında Usta'nın oğlu Veysi Budak.. Üzerinden hiç çıkarmadığı bembeyaz "Şef" elbisesi ile.. Her masaya koşuyor. Herkesi dinliyor. Servis olağanüstü.
Recep Usta'nın yemeklerini anlatmaya gerek yok.. O gece Veysi "Ben bakayım size ağabey" dedi.. On kişi falanız.. Bir pirzolalar geldi, olmaz böyle şey.. Hayatımda 2 kalemden fazla yemeyen ben, o gece 5 kalemi sıyırdım. Öylesi..
Çıkınca ver elini Miko.. Cenap bizim.. Can Yücel sokağı.. Puro içme yerim.. Sokağa atılan masalardan yürüyüş yolu patika gibi olmuş.. Hepsi, ama hepsi dolu.. Gece saat onbir.. Cenap ve tatlı eşi Şirin'le bir sohbete daldık.. Saate baktım, biri geçmiş..
İkinci gün akşam Kordon'da batan güneşi seyretmek.. Kordon boyu yürüdük önce, oturacak yer bulmak için.. Yok ki, yok.. Herkes mi Kordon'da yahu bu şehirde.. Nihayet bir yere sıkıştık.. O güneşin batışına doyum olmuyor.. Bitti. Ver elini, ağabeyimin Urla'sı.. Bir lezzet durağımız da oradır.. Urla Topçu.. Dünyanın en güzel çöp şişi.. Ama Recep Usta öyle et yedirmiş ki bize.. Bir ezogelin çorbası içtim, bir tabak da bulgur pilavı.. Çöp şiş yüzünden Topçu'nun öbür lezzetlerini bilmezmişiz meğer..
..Ve üçüncü gün.. Alaçatı..
Önce Sevgili Bilgin'in De.ly'si..
Geçen sene yazdım uzun uzun.. Orda toplandık yemek için dostlarla.. Sonra Cura'ya geçtik.. Canlı müziği olan bir lokal.. Kapıdan girdik sımsıcak.. Yani havası.. Nasıl tatlı bir bahçe..
Sonra müzik başladı.. Sahnede Zeynep.. Neco'nun kızı Zeynep.. Tam da yazlık bir repertuar yapmış.. Fıkır fıkır bossanovalarla girip, genç kızları fıkır fıkır oynatan dans parçalarına geçerek.. Ben zaten biliyorum da, geri kalan herkes de bayıldı Zeynep'e.. Tam "Bir Yaz Gecesi Rüyası" yaşattı Zeynep hepimize..
Mekan sahibi Süleyman Bey'le de tanıştık.. "Yemeklerimiz de güzeldir" dedi.. "Yaz bitmeden bu geceyi tekrara geleceğiz mutlak" dedim.
"O zaman yemeğe de geliriz.."
Alaçatı dolu.. Alaçatı'da her yer dolu..
Dolu olması öyle güzel ki.. Hainler darbesinin ekonomik krize dönüşmemesi, her yerin, her mekanın, her dükkanın eskisi gibi dolu olmasıyla mümkün çünkü..
Sorunları bir kenara atıp bir gece kafa dinlemek istiyorsanız, kendinizi Alaçatı eğlencelerine teslim edin!.
Eğlenmekten sakın utanmayın.
Eğlenerek hem kendi çalışma ve mücadele gücünüzü arttırıyor, hem de ekonomiye hizmet ediyor, siz eğlenirseniz ancak o zaman para kazanan yüzlerce ailenin yüzünü güldürüyorsunuz çünkü..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN